T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2023/429
KARAR NO: 2024/383
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/06/2023
KARAR TARİHİ: 20/05/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği; müvekkilinin ürettiği "köpük tabak, salata kabı, hijyen kabı, plastik kaşık-çatal, bardak vb. ürünleri davalı şirkete irsaliyeli fatura ile sattığını, fatura içeriği ürünleri davalıya imza karşılığı teslim ettiğini, bakiye 14.209,41-TL. alacağı bulunduğunu, en son 09.08.2022 tarihli, ... nolu, 1.799,38 TL bedelli, 09.08.2022 tarihli ... nolu 2.138,94 TL bedelli, 16.08.2022 tarihli ... nolu 2.555,57 TL bedelli, 16.08.2022 tarihli ... nolu 1.236,60 TL bedelli, 17.08.2022 tarihli ... nolu 1.517,40 TL bedelli, 20.08.2022 tarihli ... nolu Fatura bedeli 3.056,66 TL, 20.08.2022 tarihli ... nolu 734,40 TL bedelli, 24.08.2022 tarihli ... nolu 1.170,56 TL bedelli faturalar düzenlendiğini, malların teslim edildiğini, taraflarca ticari defterlerine işlenerek kayıt altına alındığını, davalı borçlunun, sözü edilen faturalara herhangi bir itirazda bulunmamış olmasına rağmen fatura borcunu ödemediğini, bu nedenle ... 3.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine takip başlatıldığını, davalı tarafın tamamen hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve alacağı sürüncemede bırakmaya matuf kötüniyetle takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazları ve alacağın likit olması sebebi ile alacağın %20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olup, alacağını, miktarını, alacağın kaynağını oluşturan faturaları ve fatura konusu mal/hizmetin teslim/ifa edilip edilmediğini, sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirip getirmediğini ispatla yükümlü olduğunu (Emsal; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1978/11-1147 E. ve 1980/1418 K.) belirterek, davanın reddi ile davacı işbu davayı haksız ve kötüniyetli açtığından %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisi nedeniyle faturalara dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 11/05/2023 tarihinde, davalı aleyhine, faturalara (cari hesap) dayanarak, 14.209,41.-TL asıl alacak, 393,39.-TL işlemiş faiz, 797,09.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.399,89.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 16/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11/05/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 20/06/2023 tarihinde 14.209,41.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Borca İtiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığından davanın 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Zira ticari ilişki açıkça reddedilmemektedir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki malları davalıya teslim edip etmediği, teslim etmiş ise alacağının miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2023 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın 2022 yılına ait ticari defterleri kayıt olduğundan ibraz edilememiş, cari hesap kayıtları üzerinden inceleme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davalının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Bilirkişi, davacının 2022 yılı ticari defterleri kayıp olduğu için göremese de kesilen fatura ve gelen ödemelerin gösterildiği cari hesap ekstarasından davacının davalıya ilgili tarihlerde düzenlediği 15 adet E- Fatura toplamından kalan 14.209,41.- TL tutarında alacak kaldığı ve bunun karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığı ve 31.12.2022 tarihli kapanış yevmiye kaydında davacının davalıdan 14.209,41 TL alacaklı göründüğü yönünde tespit yaparak görüş bildirilmiştir.
Davalının ticari defter kayıtlarına göre davalının davacıdan ilgili tarihlerde düzenlenip ulaştırılan 15 adet E-Fatura toplamından kalan 14.209,41.- TL tutarında borç kaldığı ve bunun karşılığında herhangi bir ödeme yapmadığı ve 31.12.2022 tarihli kapanış yevmiye kaydında davalının davacıya 14.209,41.-TL borclu olduğunun kavıtlı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi sonucunda her ne kadar davalının 2022 yılı defterlerinin kayıp nedeniyle ibraz edilemese de lehine delil olma vasfını taşıyan 2023 yılı defter ve cari hasap kayıtları davalının defter ve kayıtları ile uyumlu olduğu gözlendiğinden davanın kabulüne, likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturaya dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının ... 3.İcra Müdürlügünün ...sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin 14.209,41.-TL asıl alacak (işlemiş faiz çıkartılmak suretiyle) üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (14.209,41.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 2.841,88.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 970,64-TL olup, peşin alınan 242,67-TL harcın mahsubu ile bakiye 727,97-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİYLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 107,00-TL, bilirkişi ücreti 3.000,00-TL'den oluşan 3.107,00-TL yargılama gideri ile 179,90-TL başvuru harcı, 242,67-TL peşin harç toplamı 3.529,57-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 14.209,41-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK m.341/2 hükmü gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.20/05/2024
KATİP
HAKİM