T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2023/677
KARAR NO: 2024/493
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/10/2023
KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkiline borcu bulunduğunu, toptan gıda ticareti işi ile iştigal eden müvekkilinin davalıya teslim ettiği 1.989,99.-TL ürün ve hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine ... 27. İcra Müdürlüğünun ... sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu borca haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek itirazın iptaline ve davalının %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından ödeme emrinde müvekkili şirkete ait cari hesap hareket dökümünde, 20.02.2023 fatura tarihli 07.03.2023 vade tarihli 'Bilet Satış Geliri Bedeli'ne dayanılmış olmasına ve bu faturanın tutarı olarak 2.800,00-TL belirlenmiş olmasına rağmen dosyaya sunulan delil listesinin ekinde 16.10.2022 tarihli bir başka fatura yer aldığını, ödeme emrine dayanak gösterilen ve huzurdaki davada dava dilekçesine ek yaptığı faturalar/fatura içeriklerinin örtüşmediği, aynı zamanda kabul anlamına gelmemek kaydı ile borcun dayanağı olduğu ileri sürülen faturaların da dava dilekçesinin ekine eklemediğinden dava dayanaksız olup davanın reddi gerektiğini, bu aşamadan sonra yeni delil sunulmasına muvafakat etmediklerini, davacı şirketten satın alınan bir mal ve/veya hizmet bulunmadığını, malların satışını ve teslimine ilişkin delil de sunulamadığını, tek taraflı olarak düzenlenen belgelerin davanın ispatına yeterli olmadığını, iddiaların ispat edilemediğini, ispat yükünün de davacı üzerinde olduğunu, tek taraflı olarak düzenlenen faturaların tek başına davayı ispata yeterli olmadığını (Emsal; Yargıtay 13. HD.nin 2002/636 E. 2002/2380 K. sayılı ve 11.03.2002 T.), faturalara itiraz edilmemiş olmasının da satış ve teslim işleminin yapılmış olduğu anlamına gelmediğini (Emsal: Yargıtay 11. HD.nin 2004/7832 E. 2005/4738 K. ve 05.05.2005 T.) belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ... 27. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 09/08/2023 tarihinde, davalı aleyhine, cari hesaba dayanarak, 1.989,99.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (...) ödeme emrinin borçlu/davalıya 14/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09/08/2023 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 16/10/2023 tarihinde 1.989,99.-TL asıl/toplam alacak üzerinden 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından açıkça inkar edilmediğinden taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği cari hesap (açık hesap) kaynaklı alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Öncelikle, Davalı borçlu icra takibinde zamanaşımı def'inde bulunmuştur. Bu itirazın mahkememizde bu nedenle re'sen incelenmesinin gerekip gerekmediği hususu incelenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.10.2014 tarih ve 2013/17-1101 E. 2014/716 K. Sayılı kararında da işaret edildiği üzere; "...Borçlunun takibe itirazında zamanaşımı definde bulunup açılan itirazın iptali davasında aynı def'iyi ileri sürmesinin gerekip gerekmeyeceği de önemlidir. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken zamanaşımını bildirmiş olsa bile açılan itirazın iptali davasında da esasa cevap verirken yukarıda açıklanan gerekçeler nedeni ile süresinde zamanaşımını tekrar ileri sürmelidir. Aksi halde davaya bakan mahkeme, zamanaşımını kendiliğinden nazara alarak inceleme konusu yapamaz. (Prof. Dr. Baki Kuru- Adnan Değnekli İti. İpt. Sayfa 120- Prof. Dr. Baki Kuru HUMK. 2 cilt 1766 sayfa), (4.HD 17.5.1966-5948/5772), 2 cilt 1806 sayfa) (HGK-22.9.1971 Baki kuru İcra ve İflas Hukuku.)" denilmektedir. Bu nedenle davada ileri sürülmeyen zamanaşımı def'i incelenmemiştir.
Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2022 - 2023 yılı ticari e-defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu e-beratların alındığı, bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının ticari defter kayıtlarına göre;
Davacı şirketin, davalı şirketi satıcılar hesabında takip ettiği, her iki tarafında ekstrelerinde 31.12.2022 tarihi itibariyle devir bakiye tutarlarının 4.790,00 TL olduğu, bütün kayıtların birbirlerini teyit ettikleri, cari hesap kayıtlarının yevmiye numaraları, kayıt tarihleri, kayıt tutarlarının bir biriyle uyumlu oldukları, aynı sırayı takip ettikleri, dava konusu faturanın 20/02/2023 tarih ve 407 no fatura ile 2.800,00 TL tutarlı davalı şirketin faturası olduğu, bunun sonucunda 20/02/2023 tarihi itibariyle davacı ekstresi bakiyesinin sonucuna göre davacı şirketin davalı şirketten 1.989,99 TL alacaklı olduğu, dava konusu faturaların e-fatura olarak kullanıldığı, ekstrede tutar ve tarihlerinin birbiriyle örtüştüğü dava dosyasında ibraz edildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalının ticari defter kayıtlarına göre;
Davalı şirket cari hesap dökümü sonucunda da davalı şirketin davacı şirkete 20.02.2023 tarihi itibariyle 1.990,00 TL borçlu olduğunun görüldüğü,davalının 2023 yılına hesaplarının 4.790,00 TL borçlu olarak devrettiği, davacı şirkete 20.02.2023 tarihinde 2.800,00 TL fatura kestiği, bunun sonucu davacı şirkete 1.990,00 TL borçlu olduğu, davalı şirketin cari hesap kayıtlarının yevmiye numaraları tarh ve tutarlarının bir birini teyit ettiği, faturaların da e-fatura olarak ve açık fatura olarak tanzim edildiği, hesapların bir birleriyle örtüştüğü bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Tarafların ticari defter kayıtları birbirini doğrulamaktadır. Her iki tarafın da ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan toplamda 1.989,99.-TL açık hesaptan kaynaklı bakiye alacağı bulunduğu anlaşılmış, davalının davacıya bu miktar tutarında borcu olduğu kabul edilmiştir.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının ... 27. İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faizi UYGULANMASINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (1.989,99.-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 397,99.-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 427,60-TL olup, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 120,00-TL, bilirkişi ücreti 3.500,00-TL'den oluşan 3.620,00-TL yargılama gideri ile 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin harç toplamı 4.159,70-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 1.989,99-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin KENDİ ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK.nun 341/2.maddesi gereğince, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.01/07/2024
KATİP
HAKİM