T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2023/715
KARAR NO: 2023/980
DAVA: SÖZLEŞMENİN İPTALİ VEYA UYARLANMASI (Taşınmaz Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2023
KARAR TARİHİ: 22/12/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen SÖZLEŞMENİN İPTALİ VEYA UYARLANMASI (Taşınmaz Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketler ile davalı arasında 18/05/2019 tarihli sözleşme ile ... Sitesinde davacı müvekkillerin inşaa ettiği binada Kat 11 Daire 83 nolu bağımsız bölümün satışı için anlaşma (Taşınmaz Satış Sözleşmesi) yapıldığını, sözleşme gereği davalının taşınmaz için ödemesi gereken tutar 425.000 TL olup, davacı bu miktarın sadece 125.000 TL'lik kısmını ödediğini, sözleşme gereği geri kalan kısım tapu devrinin yapılacağı gün davacı tarafından ödeneceğinden henüz ödemenin gerçekleşmediğini, sözleşme tarihinden bu yana kendisine teslim edilen davaya konu daireyi kullandığını, ... 16.Asliye Hukuk Mahkemesi ... E.sayılı dosyası üzerinde devam edin bir dava olduğunu, bu nedenle taşınmaz üzerinde tedbir bulunduğunu, sözleşme akdedilirken devam eden iş bu davanın bu kadar uzun sürebileceği öngörülemediğinden taşınmaz hem uygun fiyata hem de satış bedelinin yarısı dahi alınmadan davalıya teslim edildiğini, gelinen aşamada müvekkillerinin mağdur olduğunu, davalının sözleşme gereği ödemiş olduğu miktarını ödeme tarihindeki dolar kuru üzerinden iade etmeye hazır olduğunu ve yaklaşık 4 senedir taşınmazda oturan davalıdan herhangi bir bedel talep etmeyeceklerini belirten ihtarname gönderdiklerini, ... 10.Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamenin davalıya 27/02/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının da ... 9. Tüketici Mahkemesi... E.sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açtığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, taraflar arasında imzalanmış bulunan 18/05/2019 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin iptaline, sözleşme gereğince davalıdan alınan paranın güncel bedeli üzerinden iadesine, belirtilen taleplerin kabul görmemesi halinde davalının sözleşmenin geri kalan kısmını güncel taşınmaz satış bedeli üzerinden ödemesi için sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu işlemin tüketici işlemi olması nedeniyle tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava, taşınmaz satışı nedeniyle kararlaştırılan bedelin bir kısmının ödenmemesi nedeniyle 18/05/2019 tarihli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinin iptaline, sözleşme gereğince davalıdan alınan paranın güncel bedeli üzerinden iadesine, belirtilen taleplerin kabul görmemesi halinde davalının sözleşmenin geri kalan kısmını güncel taşınmaz satış bedeli üzerinden ödemesi için sözleşmenin uyarlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle mahkememizin davaya bakmakta görevli olup olmadığının üzerinde durmak gerekir. Zira 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur.
28/05/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesi, tüketici işleminin kapsamını esaslı biçimde değiştirmiş, aynı Kanunun 83/2. maddesi ise "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme yapılması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." diyerek kanunun uygulama alanını daha da genişletmiştir.
6502 sayılı Kanunun 3. maddesinde “Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi kapsar.” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. Bu hüküm mülga 4077 sayılı Kanunun 3/h bendindeki tüketici işlemi tanımından daha kapsamlıdır. Bundan böyle 6502 sayılı Kanunun tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile içeriği az yukarda yer alan 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle yukarda sayılan sözleşme ve işlemler tüketici mahkemesinin görev alanına girmiştir.
Türk Medeni Kanununun 599/1.maddesinin "Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar." hükmü gereğince miras bırakan sigortalıya kanuni halef konumundadırlar. Davada, müteveffa sigortalının sahip olduğu tüm haklara halefiyet gereği davacılar da sahiptir. Somut olaya ilişkin dava, sigortalı hayattayken davalı aleyhine açılmış olsa idi nasıl aradaki ilişkinin tüketici işlemi olduğunu ve sorunların çözüm yerinin de Asliye Hukuk mahkemeleri değil, görevli mahkeme olan Tüketici Mahkemelerinin olduğunu söyleyebiliyorsak, halefiyet prensibi gereği de aynı şeyi düşünmek zorunludur. Değişen tek şey davacının taraf sıfatındadır. Bu da halefiyet prensibi gereği davada davacıya aktif husumet ehliyeti tanımaktadır. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 03/07/1944 tarih ve 1944/37-9 E. İle 3 K. sayılı kararı). Diğer bir anlatımla sırf davanın taraflarına bakarak her iki tarafın da ticaret şirketi olmasından dolayı davanın ticari nitelikli ve ticari kâr elde etme amacı güden bir sözleşme olduğu kabul edilemeyeceği gibi, taraflar arasında sigorta sözleşmesi bulunmadığından bahisle Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu da söylenemez (Emsal; İstanbul BAM 17.HD.nin 2019/766 E. 2019/1078 K ile 2018/1733 E. 2018/1569 K.).
Somut olayda davalının kendi konut ihtiyacı için davacıdan konut satın aldığı açıktır. Davalı tüketici konumundadır. Bu nedenle tüketici ilişkisinden kaynaklanan davalara bakma görevi tüketici mahkemelerine aittir. Bu nedenle görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/12/2023
KATİP ...
HAKİM ...