T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO: 2025/439
KARAR NO: 2025/438
DAVA: TAPU İPTALİ VE TESCİL (Tasarrufun İptali - İİK.nun 277.maddesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/06/2025
KARAR TARİHİ: 24/06/2025
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAPU İPTAL VE TESCİL (Tasarrufun İptali - İİK.nun 277.maddesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Müflis ... A.Ş. hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ...sayılı kararı ile 30.06.2022 saat 16:00 itibariyle iflasına karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, müvekkili ...'ın müflis şirkette 18.06.2015 tarihinden iflas tarihine kadar işçi olarak çalıştığını, işçilik alacaklarını alamadığından açtığı kayıt kabul davası sonucu ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ... K. sayılı ve 22.03.2024 tarihli ilamı ile 126.676,32.-TLalacağının tamamının iflas masasına nizasız alacak olarak kayıt ve kabulüne karar verildiğini, müflis şirketin tasfiye işlemlerinin ... 1. İflas Müdürlüğü''nün... sayılı iflas dosyası üzerinden yürütüldüğünü, mülkiyeti müflis şirkete ait olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi Mevkii, 30 ada 169 parselde kayıtlı, kat mülkiyetli, 342/112.468 arsa paylı, 23.859,54 m2 Yüz ölçüm, 2. Kule Blok 8. kat (432) bağımsız bölüm no.lu konut nitelikli taşınmaz,.... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi Mevkii, 30 ada 169 parselde kayıtlı, kat mülkiyetli, 240/112.468 arsa paylı, 23.859,54 m2 Yüz ölçüm, 2. Kule Blok 8. kat (433) bağımsız bölüm no.lu konut nitelikli taşınmaz, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi Mevkii, 30 ada 169 parselde kayıtlı, kat mülkiyetli, 342/112.468 arsa paylı, 23.859,54 m2 Yüz ölçüm, 2. Kule Blok 9. kat (437) bağımsız bölüm no.lu konut nitelikli taşınmazların ipotek alacaklısı ...Bankası tarafından ... Gayrimenkul Satış Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası üzerinden satışa çıkarıldığını ve 30.06.2022 tarihinde yapılan ihalede alacaklarına mahsuben ... Bankası A.Ş. Ve...Bankası A.Ş.'ne %52 ve %48 pay ile ihale edildiğini, müflis şirket yetkilileri ...ve ...i'nin davalı bankalar aleyhine ikame ettikleri ve davaya konu taşınmazın da konu edildiği ihalenin feshi davalarından davalı bankalar ile akdettikleri 14.03.2023 tarihli protokol gereği feragat ederek söz konusu davaları kesinleştirdiklerini, davalı bankalara ihale edilen tüm taşınmazlar hakkında da ihalenin kesinleştiğini, davalı bankalar adına tescil edilen dava konusu taşınmazların piyasa değerinin çok çok altında bedelle ihale edildiğini, müvekkili ve müvekkili gibi alacağı olan bir çok işçi ile diğer alacaklıların masanın değerli taşınmazlarının piyasa rayiçlerinin çok altında satılması nedeni ile alacaklarına kavuşamadığını, mağduriyetlerinin her geçen gün artarak devam ettiğini, esasen davalı bankaların da bu muvazaalı duruma ortaklık etmiş bulunduklarını, zira İflas İdaresinin temsilcilerinin aynı zamanda da davalı bankaların vekilleri olduğunu, banka menfaati gözetilirken işçi alacaklarının yok sayıldığını, dava konusu taşınmazların iflas masasına dönmesi halinde işçi alacakları dahil tüm alacaklıların alacaklarına kavuşabileceğini, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 556.maddesi hükmü uyarınca dava açma hakları bulunduğunu belirterek, söz konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Müflis ...A.Ş. Adına tesciline, HMK 107. Maddesi uyarınca 22.03.2024 tarihli ilamı ile hüküm altına alınan 126.676,32.-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; iflas nedeniyle tasfiye halinde olan müflis şirket taşınmazlarının ihale sonucunda davalı bankalara ihale edilmesinin ardından müflis şirket yetkililerince muvazaalı olarak yapılan protokolle ihalenin feshi davalarından vazgeçilerek ihalenin kesinleştirilmesi sonucu davalı bankalar adına kayıt ve tescil edilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müflis şirket adına kayıt ve tesciline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Öncelikle mahkememizin davaya bakmakta görevli olup olmadığının üzerinde durmak gerekir. Zira 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Ancak bundan önce davanın hukuki vasıflandırılmasının yapılması gerekmektedir. Zira bu husus mahkememizin görevi ile yakından ilgilidir.
Davacı tarafın müflis şirketin işçisi olduğu ve işçilik alacakları açtığı kayıt kabul davasının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...E. ... K. Sayılı dosyası ile hüküm altına alındığı sabittir. Dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında belirtilen mahkeme kararı ile hüküm altına alınan 126.676,32.-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi istenmiş ise de alacak miktarı zaten mahkeme kararı ile ilama bağlanmış olup, asıl talebin bir devamı niteliğindedir. Ayrı bir dava (Kayıt Kabul-Sıra Cetveline İtiraz) yoktur.
6100 sayılı HMK.nun "Hukukun Uygulanması" başlıklı 33. Maddesi gereğince "Hakim Türk hukukunu resen uygular." Diğer bir anlatımla hukuki niteleme hakime aittir.
Bilindiği üzere Tasarrufun İptali Davaları İİK.nun 277 - 284. Maddeleri arasında düzenlenmiş olup, "Zarar Verme Kastından Dolayı İptal" davaları İİK.nun 280.maddesinde düzenlenmiştir. Zira davacı vekili iflas idaresi temsilcileri ile davalı bankanın vekillerinin aynı kişi olduklarını ve müflis şirket yetkilileri ile muvazaalı olarak hareket ettiklerini ileri sürmektedir. Öyleyse davanın çözümü bu madde hükmü çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Muvazaa nedeniyle Tasarrufun İptali Davasının amacı; borçlunun alacaklılardan mal kaçırma kastıyla yaptığı tasarrufların ve muvazaalı işlemle borçlunun amacını bilen veya bilmesi gereken kimselerle yaptığı işlemlerin hükümsüzlüğünü sağlayarak, alacaklının alacağını tahsil etmesini sağlamaktır. Borçlunun, kötü niyetli olarak alacaklılarından mal kaçırma amacıyla, alacaklıların alacağına kavuşmalarını hukuki yollarla engellemesi, malvarlığının muvazaalı olarak devretmesi durumunda açılacak davadır.
Davacı taraf, müflis şirketin tasfiye işlemlerinin yürütüldüğü ... 1. İflas Müdürlüğü''nün ...sayılı iflas dosyasında, dava konusu taşınmazların davalı bankalara ihale edilmesi ile birlikte açılan ihalenin feshi davalarının akabinde müflis şirket ile davalı bankaların muvazaalı olarak protokol imzalayarak ihalenin feshi davalarından feragat edildiğini ve taşınmazların değerlerinin çok altında davalı bankalar adına kayıt ve tescilini sağladıklarını, böylece alacaklarının tahsilinin tehlikeye girdiğini iddia ederek, bu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müflis şirket adına kayıt ve tescilini talep etmektedir.
Davacının tacir olmadığı, müflis şirketin işçisi olması nedeniyle iflas masasından alacaklı olduğu, alacağının sıra cetveline kaydedildiği, davanın bu nedenle kayıt kabul davası olmadığı dikkate alındığında muvazaa sebebine dayanan Tapu İptal ve Tescil davasının (Tasarrufun İptali Talebini içerdiği düşünüldüğünden) Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği açıktır. Benzer davalar Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmüş olup, görev konusunda bir tartışma olmamıştır (Emsal: Yargıtay 6.HD.nin 29.09.2021 tarih ve... E. ... K.ile Yargıtay 23.HD.nin 15.12.2020 tarih ve... E. ... K.iye Yargıtay 17.HD.nin 14.05.2029 tarih ve ... E. ... K.)
Davacı vekili 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 556.maddesine dayanmaktadır. Davamızda bu maddenin uygulanması da imkansızdır. Zira söz konusu madde iflastan önce doğan zararların tazmini ile şirkete iadesi talebi hususunu düzenlemektedir. Dava konusu talep ise müflis şirketin tasfiyesi sürecinde oluştuğu iddia edilen zararla ilgili olup, muvazaa iddiasına dayanmaktadır.
Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır.
Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunundan doğan hukuk davalar ticari dava sayılmıştır. Huzurdaki dava anılan maddede belirtile; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir.
Nispi ticari davalar ise TTK.nun 5.maddesinde düzenlenmiş olup, her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır.
6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır.
Açıklanan nedenlerle huzurdaki davada mahkememizin görevli olmadığı, davaya bakmaya Asliye Hukuk mahkemelerinin görevli olduğu düşünüldüğünden dava ve usul ekonomisi, hedef süre davadaki ihtiyati tedbir talebi bulunması dikkate alınarak tensiben görevsizlik kararı vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE,
6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA,
Davacının ihtiyati tedbir talebinin GÖREVLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/06/2025
KATİP
HAKİM