(5271 S. K. m. 231, 280, 281, 324) (5237 S. K. m. 50, 52, 53, 54, 55, 61, 62, 63, 188, 191, 192)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, üye hakimin ön inceleme ve inceleme raporları doğrultusunda 5271 sayılı CMK'nın 281. maddesi uyarınca duruşma açılarak, başvurunun süresinde olduğu ve kararın niteliğine göre dairemizce yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA;
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 30/05/2017 tarih 2017/20189 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında TCK 188/3, 53, 54 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi'ne iddianame tanzim ettiği,
YEREL MAHKEME KARARI;
Sanığın üzerine atılı "suç tarihinde uyuşturucu madde ticareti yapma eylemiyle tipikliği oluşan 5237 sy. TCK.m. 188/3 uyarınca suçun işleniş biçimi, sanığın kastındaki yoğunluk, güttüğü amaç ve saiki, suç konusunun önem ve değeri ile oluşan netice nazara alınarak uyuşturucu maddenin miktarı ile ele geçirilen satışa hazır parça adedi ve suç tarihindeki suça hasredilerek satışa konu edildiğinde değeri itibariyle hakkaniyet ve nısfete uygunluk olarak cezaların bireyselleştirilerek caydırıcılık ve ıslah etkisinin sağlanması için 5237 SY TCK.m.61 delaletiyle taktiren ve teşditen 10 yıl 6 ay hapis ve 300 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Suça konu uyuşturucu veya uyarıcı maddenin eroin, kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevi, bazmorfin olmaması, suçun okul, yurt, hastane, ibadethane vb. sınırlarına 200 metreden yakın mesafe içinde işlenmemesi nedeniyle sanık aleyhine TCK.’nın 188/4-a-b maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, Sanık yönünden koşulları oluşmadığından TCK m.192 uyarınca lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, Sanığın tevilli olarak suçunu ikrarı ve aleyhine verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkisi lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 SY TCK. m. 62. uyarınca cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek, sanığın 8 yıl 9 ay hapis ve 250 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık aleyhine hükmedilen gün adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumuna göre günlüğü 5237 SY. TCK m.50/1-a, 52 uyarınca 20 TL’den çarpılmasıyla sanığın 5000tl adli para cezası ile cezalandırılmasına, Hürriyeti bağlayıcı ceza yönünden sanığın kişiliğine, suçun işlenmesindeki özelliklere ve sanığın sosyal ekonomik durumuna göre dosya içerisine yansıyan uslanmaz kişiliğine, cezanın caydırıcılık ve islah etkisinin sağlanması için 5237 SY. TCK m.50/2 delaletiyle m. 50/1, 52 maddelerinin sanık lehine uygulanmasına taktiren yer olmadığına; 5237 SY TCK m. 52/4 gereğince, suçlunun şahsi halleri ve ekonomik durumu, göz önüne alınarak, sanığa verilen adli para cezasının, birer ay arayla, on eşit taksit halinde ödenmesine, taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline, Sanığın hakkında daha önce uygulanmış bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunmakla şartlar oluşmadığından ayrıca hürriyeti bağlayıcı ceza kısa süreli olmadığı gibi sanığın suçtan sonra dosya içeriğine yansıyan samimi hiçbir pişmanlık ve kabulünün bulunmaması, aleyhine hükmedilen cezanın ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize tam bir vicdani kanaat gelmemesi nedeniyle cezaların caydırıcılık ve ıslah etkisinin sağlanması amacının da gerçekleşebilmesi için, 5271 SY. m. 231/5’in ve 5237 SY TCK m.51 in sanık lehine uygulanmasına taktiren yer olmadığına, Sanığın aleyhine hükmedilen cezanın kanuni sonucu olarak TCK’m. 53/ 1.2.ve 3. fıkra hükümlerinin uygulanmasına, Adli emanetin incelemeden arta kalan 2017/8124 sırasında kayıtlı suça konu uyuşturucu maddenin, eklentilerinin ve şahit numunelerin TCK m. 54/-4 uyarınca müsaderesine, Adli emanetin 2017/ 8122 sırasına kayıtlı paranın suçtan eldi edildiğine ilişkin yeterli delil elde edilemediğinden TCK m.55 uyarınca müsadere talebinin reddiyle sanığa iadesine, Sanığın adli sicil kaydına esas İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2016/6644 e. 2016/215 K. sayılı 18.03.2016 kesinleşme tarihli ilamına konu KDAE kararının denetim süresi içinde yeniden suç işlediğinden, mahkemesince TCK m.191 ve CMK m. 231/11 uyarınca değerlendirme yapılmak üzere karar kesinleştiğinde ihbarda bulunulmasına, Sanığın hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran tüm sürelerin TCK m.63 uyarınca cezasından mahsubuna, Yargılama gideri olarak yapılan, 4 adet davetiye gideri 44 TL, 1 adet posta gideri 6,20 TL ‘ki neticeden toplam:50,20 TL’nin 5271 SY CMK m. 324 uyarınca sanıktan tahsiline, karar kesinleştiğinde harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Kesinleşen kararın 5320 SY.m. 16. uyarınca soruşturmayı yapan kolluk birimine bildirilmesine," şeklinde hüküm kurulduğu görülmüştür.
SAVUNMA;
Dairemizce yapılan yargılamada 09/10/2018 tarihli celsede müdafii huzurunda alınan sanık savunmasında; "Olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinde vermiş olduğum savunmamı aynen tekrar ederim. ………. numaralı araç ağabeyim H. K.'a aittir. Olay günü Y. T. isimli arkadaşım ile geziyorduk, arabayı da Y. T. kullanmaktaydı. Daha sonra eve geçtim, 5 dk sonra ağabeyim beni aradı, arabanın başında polislerin olduklarını söyledi. Aşağıya indim, polisler bana bu araba ile 3 kişinin ateş ettiğini söyledi. Ancak böyle bir olay olmamıştır. Beni sivil ekip aracına aldılar. Polislerden bir tanesi bana uyuşturucu madde satıyorsun dedi. Ancak ben üzerime atılı suçu kesinlikle işlemedim. Bana duvarı göstererek burada gizli olan uyuşturucu maddeyi almamı istediler. Fakat ben bu poşete kesinlikle dokunmadım. Arada sırada uyuşturucu madde kullandığım doğrudur. Ancak atılı suçu işlemiş değilim. Dedi.
Dosyada mevcut 24/04/2017 tarihli telefon inceleme ve mesaj tespit tutanağı okundu. Tutanakta belirtilen 0546 594 ….. numaralı telefon hattı ağabeyim H. K.'a aittir. Mesajda 'M. araba olduğu yere park yapın, evde birşey olmasın, dışarı çıkma' şeklindeki mesajı ağabeyim bana atmıştır. Zira biraz önce de belirttiğim gibi ağabeyim arabanın yanında polisler gördüğünü bana bu şekilde bildirmişti. Bende bu nedenle aşağıya polislerin yanına inmiştim. Polisler gelmeden önce biraz önce belirttiğim gibi Y. T. ile bizim eviminiz önüne geldik, eşim hamile olduğu için ve beni çağırmasından dolayı durumu kontrol etmek amacıyla eve çıktım, bu sırada arkadaşım Y. T. arabanın içerisinde beni beklemekteydi. Ağabeyim mesaj atıp polislerin arabanın yanında olduklarını söyleyince bende aşağıya indim. Suça konu uyuşturucu maddeler aracın yanında değil, 2 bina ötede yaklaşık 30 metre uzaklıkta duvarda ele geçmiştir. Belirttiğim gibi benim bu uyuşturucuyla bir ilgim yoktur." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Şüpheli Düzgün M. K.'un Asayiş Büro Amirliğinde müdafii huzuru ile alınan 23/04/2017 tarihli beyanında; '' 22/04/2017 günü saat 23:30 sıralarında evimin bulunduğu sokağın alt kısmına arkadaşım Y. T.'ın kullandığı ………. Plaka sayılı araç ile geldik. Aracı arkadaşım kullanmaktaydı. Arabayı ikametimin bulunduğu ismini bilmediğim alt tarafında bulunan sokağa park etti. Y. arabada kaldı. Alkol içiyorduk. Ben eşim hamile olduğundan dolayı evime çıktım. 10-15 dakika kadar sonra abim H. K. beni arayarak arabanın başına git dedi. Ben de arabanın yanına gittiğimde, bana burada silahla ateş edilmiş diye söylediler. Daha sonra da beni sivil olan doblo polis aracına doğru çektiler. Bana senin zulanı biliyoruz. Verdiğin adamlar yakalandı, karakoldalar, sattığını söyle başka bir şey yok dediler. Ben de ilgimin olmadığını söyledim. Muhabbet ettiğimiz sırada bana spor çanta nerede diye sordular. Bende çanta yok dedim. Daha sonra benim ikamet ettiğim binanın iki yan binanın bahçesine götürdüler. Binanın önünde plakasını bilmediğim siyah bir araba vardı. O tanımadığım şahsın da üst aramasını yaptılar. Daha sonra bahçenin duvarının kenarından poşet çıkardılar, uyuşturucu olduğunu söylediler ve beni alarak Büro Amirliğinize getirdiler. Ben polis memurlarının tanzim ettiği tutanağı kabul etmiyorum. Uyuşturucu madde benim ikametimin bahçesinde ve araçta bulunmadı. Uyuşturucu maddeyi oraya ben saklamadım. Kimin sakladığı hakkında herhangi bir bilgim yoktur. Suçlamaları kabul etmiyorum. '' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Şüpheli Düzgün M. K. Cumhuriyet Savcılığında müdafii huzuru ile alınan 24/04/2017 tarihli beyanında; ''…………plakalı beyaz renk …….. marka araç benim abim H. K.'a aittir. Ben yakalanmadan 5 saat önce abimden arabayı almıştım. Polis memurları arabanın yanına geldiğinde ben kendim yanlarına gittim, oradan kaçmadım. Zulalanmış yerde bulunan uyuşturucu madde bana ait değildir. Ben uyuşturucu madde ticareti yapmıyorum, yaklaşık 1 yıl önce uyuşturucu madde kullanmayı bıraktım. Emniyet müdürlüğünde iken vermiş olduğum ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Suçsuzum.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Şüpheli Düzgün M. K. İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 24/04/2017 gün ve 2017/233 sorgu sayılı sorgu beyanında; ''Ben bu konu ile ilgili olarak daha önce emniyette ve savcılıkta ifade verdim. O ifademi tekrar ediyorum. Üzerime atılı suçu kabul etmiyorum. Adli kontrol talebi hususunda takdir Hakimliğinizindir. '' şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Düzgün M. ilk derece mahkemesinde müdafii huzuru ile alınan beyanında; "…………. nolu araç ağabeyimin aracıdır, Ağabeyimin ismi H. K.'tur, yakalanmadan 5 saat önce almıştım, arkadaşım Y. T. isimli arkadaşım ile geziyorduk, arabayı da Y. kullanıyorduk, daha sonra eve geçtim 5 dakika geçmeden ağabeyim beni aradı, arabanın başında polisler olduğunu söyledi. Apar topar arabanın yanına gittim, diğer arkadaşlarım da yanımda geldiler. Polisler bize bu araba ile 3 kişinin ateş ettiğini söyleyerek beni sivil ekip aracına aldılar. Araçtaki ağabeylerden biri uyuşturucu satıyorsun diye bana çıkıştı ben böyle bir şey olmadığını söyledim. Bana satan diğer iki kişiyi yakaladıklarını ifade ederek tekrar aynı şekilde çıkıştı, sonrasında bir duvarın oraya götürdüler burada duvarı göstererek poşeti çıkar diyerek ısrarla duvardan poşeti almamı istediler, ben ne olduğunu anlamadım, ancak poşete kesinlikle dokunmadım, kendim uyuşturucu maddeyi arada sırada içerim, ancak kesinlikle kullanmam, Y. T.'ın adresini tam olarak bilmiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
TANIK BEYANI;
……… SİCİL NUMARALI TUTANAK MÜMZİİ TANIK BEYANINDA; "Olayla ilgili olarak düzenlediğimiz tutanak altında benimde imzam vardır, huzurda bulunan sanığı olay nedeniyle tanırım. Uyuşturucu madde sattığına dair ihbar gelmiş, ancak ihbar bana yapılmamıştır. Ayrıca ihbarcının suça konu uyuşturucu maddenin bulunduğu yeri gösterip göstermediği konusunda benim bilgim yoktur. Ekip amiri olarak bana bildirildiğinde ben ekibimle birlikte olay yerine gittim. Suça konu uyuşturucu maddenin bulunduğu poşetin 1-1,5 metrelik duvarın dibine dışarıdan görülmeyecek şekilde gizlenmiş olduğunu farkettim. Uyuşturucu maddenin bulunduğu yerin 15 metre kadar mesafeden gözlemeye başladım. Yaklaşık yarım saat - 40 dk sonra sanık evi yönünden uyuşturucu maddenin bulunduğu yere doğru gelmekteyken uyuşturucu maddenin bulunduğu poşete yaklaşık 15 metre kala beni farkedince yön değiştirerek parketmekte olan aracına doğru gitti. Beni farkettiği için mi yoksa refleksten dolayı mı yön değiştirdi ben bilemem. Sanığı yakaladık. Poşeti almasını istedik, ancak poşeti eline almadı. Bizde poşeti almak zorunda kaldık. Sanık olay yerinde uyuşturucu maddenin kendisine ait olmadığını söylemekteydi. Ayrıca bu olay tutanağını imzalamamıştır. Olay tarihinde bir araçtan silahla ateş edildiği şeklinde ihbarda bulunulduğunu da hatırlıyorum, ancak bu ihbar olay yerinde bulunan ve plakasını olay tutanağında yazdığımız 34 HP 8642 plakalı araçla ilgili değildi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tutanak Tanığı H. E. Beyanında: "Olay günü beyaz bir araçtan uyuşturucu satışı yapıldığına dair ihbar geldi, iki ekip olarak görev yaptık, biz çevrede beyaz aracı arıyorduk, aracı diğer ekip arkadaşlarımız bulmuş, diğer araçtaki ekip arkadaşlarımız bizim çevre kontrolü yapmamızı istediler. Bunun üzerine ben de çevre kontrolünde bulundum, aramayı yapan ekibin hayli uzağında idik. Orada iki ekip vardı, benim ekibimde S. G. idik, benim sicilim numaram 156147 dir, S.'n sicili ise 400907 dir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tutanak Tanığı M. Ö. Beyanında: "Yapılan ihbar neticesinde iki ekip olarak çıktık. İhbar yapıldıktan sonra beyaz aracı A. V. A.'ün de ekibimizde bulunduğu ekip ile aracı bulduk. Ekip şefimiz İ. T. kendisini beklememizi söyledi, arabanın içinde iki şahıs vardı, arabanın içindeki şahıstan biri olarak şuan huzurda gördüğüm sanığı teşhis edemem, bu kişi o iki kişiden biri değildi, arabanın görünen yerlerinde arama yaptık, arabada herhangi bir şey ele geçmedi, ben arabanın yanında bekledim, sokakta duvar etrafında arama yapılması konusunda ben işlem yapmadım, ekip şefimiz İ. T. şahsı aldığını bildirince biz de şahsı aldık, İbrahim beyin yanında gördüğümüz şahıs huzurdaki sanıktır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tutanak Tanığı İ. T. Beyanında: "O gün akşam bizzat bir şahıs geldi, ihbarcı sanığın uyuşturucu madde dağıttığını ve uyuşturucuyu evinin yanındaki ara yerde duvar kenarına bir şeyler sakladığını belirtmiştir. Daha sonra ihbarcıyı alarak söylenen yere gittik ve gözlem yaptık denilen yerde madde olduğunu gördük, poşet içerisinde idi, sonrasında ben bu yerde bir ekip bıraktım, diğer ekibi de çevre güvenliğine gönderdim, aracı aradım. Ben ise orda yaya olarak bekledim, daha sonra ekip beni aradı, şef aracı bulduk denilince ben de dokunmayın dedim, araçta kimsenin olup olmadığını sordum, onlarda bana araçta iki kişinin olduğunu ifade ettiler, kendilerine bekleme talimatı verdim. Araçtan kimin inip mala gideceğini bekledik, diğer ekibe de aracın bulunduğunu ifade ederek beklemeye koyulmalarını ve uzak durmalarını istedim. Sonrasında 15 dakika geçmişti ki ihbarda adı geçen huzurdaki sanık uyuşturucu maddenin olduğu yere doğru yöneldi, beni fark edince mala dokunmadı oradan uzaklaştı, ben kendisini aldım, daha sonra ekipteki arkadaşlara durumu bildirdik, mal onun mu değil mi vicdanen bir şey diyemem, ama mala yöneldi, fakat sanık mala ilişkin herhangi bir kabul beyanında bulunmadı." şeklinde beyanda bulunmuştur.
UZMANLIK RAPORU:
Soruşturma aşamasında alınan Emniyet Genel Müdürlüğü İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 05/05/2017 gün ve İST-KİM-17-10707 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu ile, net ağırlığı 432.0 gr (daralı 478.0 gr) gelen yeşil renkli bitki parçalarının uyuşturucu maddelerden THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan Hint Keneviri Bitki Parçaları olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
İSTİNAF CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA; "İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünü arayan ve kimlik bilgilerini gizleyen bir şahsın Kartal Topselvi Yalı Mah. Özbek Sk. No:5 Sayılı yerde ikamet eden ve ……… Plakalı aracı kullanan Düzgün M. K. adlı şahsın uyuşturucu madde sattığı, uyuşturucu maddeleri de ikametgahının hemen yanındaki duvarın dibinde gizlediğini bildirmesi üzerine, derhal harekete geçildiği, ihbara konu oluşturan alanın uzaktan gözlenmek suretiyle takip altına alındığı, 22/04/2017 günü saat 23:00 sularında park halinde bulunan ………… plakalı aracın yanına bir kaç kişi geldiği, sonrada aracın yanından uzaklaştıkları, bir süre sonra ikametgahından çıkan sanığın uyuşturucu maddelerin bulunduğu yere doğru yürüdüğü esnada kendisini takip eden polis memurlarını görmesi üzerine park halindeki aracına yöneldiğini belirterek tutanak düzenlenmiş, usulüne uygun alınan arama kararlarına istinaden sanığın üzerinde, araçta ve ikametgahta yapılan aramada suç unsuru oluşturabilecek herhangi bir materyale rastlanılmamıştır. Sanığın gerek soruşturma aşamasında, gerekse de yargılama safahatında ısrarla ve tutarlı olarak duvarın dibinde ele geçen ve uzmanlık raporuna göre uyuşturucu madde vasfında bulunan maddeler ile kendisinin herhangi bir alakasının olmadığını ifade ettiği görülmüştür.
Dosyada mevcut olan delillerin değerlendirilmesi sonucunda sanığın üzerinde, araçta ve ikametgahta yapılan arama sonucunda herhangi bir uyuşturucu maddenin bulunamaması, sanığın suçu işlemediğine dair savunmaları ve herkese açık, aleni bir alanda üçüncü şahıslar tarafından kolayca girilerek uyuşturucu maddenin bırakılabileceği mahalde ele geçen uyuşturucu maddelerin sanığa ait olduğunu gösterir somut, inandırıcı, cezalandırılmasına yeterli delil ve emare elde edilemediğinden, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınmak suretiyle;
5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/04/2018 tarih, 2017/268 esas, 2018/118 karar sayılı hükmünün kaldırılmasına, sanığın atılı suçtan beraatine, elde edilen uyuşturucu maddelerin TCK 54/4 maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
DELİLLER;
- Sanık savunmaları
- Tanık beyanları
- Ekspertiz raporu
- Kolluk görevlilerince düzenlenen tutanak içeriği
GEREKÇE:
Her ne kadar sanık hakkında Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış, Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince 03/04/2018 tarih 2017/268 Esas 2018/118 Karar sayılı ilamı ile sanığın 188/3-4.a.b, 62, 50/1.a, 52/4, 53, 54, 55 maddeleri gereğince neticeten 8 yıl 9 ay hapis ve 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Olay tarihinde uyuşturucu madde ticareti yaptığının ihbar edilmesi üzerine olay yerine gidildiğinde ihbara konu yerde içerisinde suça konu uyuşturucu maddelerin bulunduğu poşetin duvar arkasına gizlenmiş vaziyette iken, evi yönünden poşetin gizlendiği yere doğru gelmekte olan sanığın doğrudan araçlarının bulunduğu yere mi yoksa uyuşturucu maddenin bulunduğu yere doğru gitmekte olduğu mu dinlenen tutanak düzenleyicisinin beyanı ile sabit olmadığı, uyuşturucu madde üzerinde sanığın parmak izinin elde edilemediği, olay anı ve öncesinde olay yerinde çok fazla kişinin geçtiği ve ele geçen uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğunu gösterir her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine dair, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 - 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 03/04/2018 tarih, 2017/268 esas, 2018/118 karar sayılı hükmünün KALDIRILMASINA;
Olay tarihinde uyuşturucu madde ticareti yaptığının ihbar edilmesi üzerine olay yerine gidildiğinde ihbara konu yerde içerisinde suça konu uyuşturucu maddelerin bulunduğu poşetin duvar arkasına gizlenmiş vaziyette iken, evi yönünden poşetin gizlendiği yere doğru gelmekte olan sanığın doğrudan araçlarının bulunduğu yere mi yoksa uyuşturucu maddenin bulunduğu yere doğru gitmekte olduğu mu dinlenen tutanak düzenleyicisinin beyanı ile sabit olmadığı, uyuşturucu madde üzerinde sanığın parmak izinin elde edilemediği, olay anı ve öncesinde olay yerinde çok fazla kişinin geçtiği ve ele geçen uyuşturucu maddenin sanığa ait olduğunu gösterir her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden sanığın atılı suçtan CMK 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE,
Başlı başına suç unsuru teşkil eden suça konu uyuşturucu maddelerin, polis laboratuvarında tanık numune olarak ayrılan maddeler ile birlikte TCK 54/4 maddesi gereğince ZORALIMINA,
Sanık duruşmada kendisini özel vekaletnameli avukat ile temsil ettirmiş bulunduğundan sanık hakkında hazine aleyhine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 2.180 TL vekalet ücreti tayinine,
Yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına,
Dair, sanık ve sanık müdafinin yüzüne karşı, İstinaf C. Savcısı A. T.'in katılımıyla, 5271 sayılı CMK'nun 291. maddesi gereğince yüze karşı kurulan hükmün açıklanmasından itibaren 15 günlük süre içerisinde dairemize ya da eş değer başka bir daireye sunulacak dilekçe veya zabıt katibine usulünce sözlü beyanda bulunmak ve tutanağı hakime onaylatmak suretiyle atılı suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırına göre kurulan hüküm yönünden Yargıtay ilgili ceza dairesinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere, süresinde yasal yollara başvurulmadığı takdirde kararın kesinleşeceğine dair talebe uygun olarak oybirliği ile verilen karar 09/10/2018 tarihinde açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)