(5237 S. K. m. 37, 62, 281) (5271 S. K. m. 280, 289)
Maktül R. G.'i kasten öldürmekten sanık M. D., suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirtme suçundan sanıklar H. Y., A. K., T. V., Z. V. haklarında İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 07/02/2017 gün, 2016/175 esas ve 2017/21 karar sayılı mahkumiyet kararına yönelik olarak ; Katılan vekili, sanık M. D. müdafii ve sanıklar Z. V. ve T. V. müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmakla ve kısmen de resen istinafa tabi olmakla, Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü;
A-)Sanık H. Y. hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, delil ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre; Mahkemenin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delil ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık H. Y.'ın suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, yasal ve takdiri indirim nedenlerinin olmadığı kabul ve takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın kasten öldürme suçuna iştirakten cezalandırılması gerektiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
B-)Sanık M. D. hakkında kasten öldürme suçundan, sanıklar A. K., T. V.,Z. V. haklarında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, delil ve belgeler ile gerekçe içeriğine ve kabule göre;
Gerekçeli mahkumiyet kararının "DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE" başlıklı bölümündeki "Dosyada mevcut 30.09.2015 tarihli İhbar ile başlayan soruşturmada sanıkların tasarlayarak adam öldürme suç isnadı ile gözaltına alındıkları, öldürme fiilinin gerçekleştirildiği ev olan sanık Z. V.'nin evinde sanık H. Y. dışındaki tüm sanıkların fiilin meydana geldiği anda evde bulunduğu, sanık M. ile maktülün boğuştuğu, bu boğuşmanın ev içerisinde gerçekleştiği ve bu boğuşma esnasında H. Y. dışındaki tüm sanıkların orada bulunduğu, sanık Z.'nın eline bıçak almasını gerektirecek fiziki kavganın meydana geldiği, olayın meydana geldiği odada sanık Z.'nın da mevcut olduğuna dair sanık beyanlarının mevcut olduğu, tüm sanıkların maktülün olay mahalli eve geldiğinde aşırı derecede alkollü olduğuna ve evin dışında da alkolün etkisi ile bağırıp çağırarak çevreyi rahatsız ettiğine dair beyanlarına rağmen cesetteki alkolün ölüm olayından sonra cesette meydana çıktığı, maktül tarafından öldürülmeden önce söz konusu alkolün alınmadığına dair Adli tıp raporundaki açıklamalar, suç mahalline gelip giden ve kimlikleri, adresleri tespit edilemediği için duruşmaya çağrılıp dinlenmeleri mümkün olmayan biri kadın üç tanığın suçun işlendiği esnada veya öncesinde evde mevcut olduklarına dair olay yeri görüntü kayıtları ile olay mahallinde maktül ve tüm sanıklardan farklı şahıslara ait kan lekelerinden elde edilmiş DNA'ların mevcut olduğuna dair bilirkişi raporundaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde sanıklar A. K., Z. V., T. V. haklarında ayrıca kasten öldürme suçuna iştirak suçlarından soruşturma yapılmak üzere İstanbul C. Başsavcılığına karar kesinleştiğinde ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. " şeklindeki kabul ve gerekçe karşısında;
1-Sanıklar A. K., Z. V. ve T. V.'nin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek suç delillerini yok etme suçunu işledikleri sabit olduğu anlaşıldığından eylemlerine uyan TCK'nun 37/1 maddesi yollamasıyla TCK'nın 281/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve adları geçen sanıklar hakkında kasten öldürme suçuna iştirakten soruşturma yapılmak üzere İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına karar kesinleştiğinde ihbarda bulunulmasına karar verilerek TCK'nun 281/1 maddesinin 2. cümlesinin "Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez" şeklindeki hükmüne muhalefet edilmesi suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması,
2-Sanıklar A. K., Z. V. ve T. V.'nin, sanık M. D.'ın maktul R. G.'i kasten öldürme suçuna iştirak ettikleri hususunda dosya içeriğine göre somut deliller bulunduğu iddia edilmiş olunması karşısında, adları geçen sanıkların eylemlerinden dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç ihbarında bulunulması, soruşturma sonucunun beklenmesi ve kamu davası açılması durumunda dosyaların birleştirilerek delillerin ve sanıkların hukuki durumlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar kesinleştiğinde sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesi suretiyle adı geçen sanıklar ve kasten öldürme suçundan hükümlendirilen sanık M. D.'ın savunma haklarının kısıtlanması yasaya aykırı olup, istinaf eden katılan Ş. G. vekili, sanıklar M. D., Z. V. ve T. V. müdafiilerinin istinaf başvuruları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen adları geçen sanıklar hakkındaki hükümlerin CMK'nun 280/1-b ve 289/1-g-h maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Dosyanın bozulan hükümler yönünden yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine, KESİN olmak üzere 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)