(5271 S. K. m. 233, 234, 279, 280) (6284 S. K. m. 2, 20) (5237 S. K. m. 35)
Yerel Mahkemece sanık M. Ö. hakkında Kasten Öldürmeye Teşebbüs suçundan verilen hükme yönelik olarak Sanık müdafii ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla CMK'nın 279.ve 280.maddeleri gereğince yapılan ön inceleme ve esas inceleme sonunda;
1-) Yargıtay 1. Ceza Dairesinin emsal teşkil eden 04/04/2016 tarih ve 2016/941 esas 2016/1714 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Sanık hakkında eşine yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında 6284 sayılı yasanın 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçların zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan, dolayısıyla katılan sıfatını alacak tarafın sunacağı delillere karşı sanığa savunma hakkı tanınmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-) Dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre sanığın gerçekleştirdiği sol meme üzerindeki 3 cm bıçak yarasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve yaşamı tehlikeye sokacak nitelikte olduğu gözetildiğinde sanık hakkında ceza belirlenirken 13 ila 20 yıl arasında hapis cezası öngören TCK 35.maddesinin uygulanması sırasında alt sınırın yaralanmanın niteliğine göre makul oranda aşılması gerekirken, "eylemin işleniş şekli gözetilerek alt sınırın aşılmasını gerektirecek bir sebep olmadığından" bahisle yetersiz gerekçe ile alt sınırdan ceza tayin edilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
3-) Katılan 23/03/2017 tarihli duruşmada olay sırasında hamile olduğunu beyan ettiğine göre, suç vasfının tayini açısından sanığın olay sırasında bu hususu bilip bilmediğinin araştırılmaması,
4-) Yine Sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde, katılanın evlilik birliği içinde yaşadığı evlilik dışı ilişkisinden çocuğu olduğu iddia edildiğine göre, bu hususun sanığa tayin edilen cezanın belirlenmesinde etkili olabileceği gözetildiğinde, araştırılmaması sonucu sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Yasaya aykırı olup, sanık müdafii ile suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin istinaf talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün CMK 289/1-h,g ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kesin olmak üzere 11.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)