(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 225, 230, 253, 254, 289)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla CMK'nun 279. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
1-Sanık hakkındaki hükmün Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 maddeleri gereğince, bölge adliye mahkemesi incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm delillerin bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, varsa tanık beyanı, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunu, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekmektedir. Müştekilerin iddiaları dışında sanığın müsnet tehdit suçundan cezalandırılmasını gerektirecek hangi delil ya da delillere dayanıldığı açıklanmaksızın ve yeterli gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
2-İddianamede; sanık E. E. K.'nın müşteki F. Y.'ya yönelik 03/02/2016 tarihli eylem nedeniyle tehdit suçundan cezalandırılmasının talep edildiği ancak yerel mahkemece sanığın müştekiyi farklı tarihlerde birden fazla kez tehdit ederek eylemi zincirleme şekilde işlediğinin kabul edildiğinin anlaşılması karşısında; CMK'nın 225/1. maddesinin “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gözetilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında verilir” hükümüne aykırı biçimde sanık hakkında iddianamede belirtilmeyen eylemler de esas alınarak TCK'nun 43/1 maddesi gereğince sanığın cezasından artırım yapılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kabule göre de;
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. Maddesi ile değişik CMK'nun 253/1 maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu ve TCK'nun 106/1-1 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; TCK'nun 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nun 254. maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Yasaya aykırı ve sanığın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nun 284.maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile 23.03.2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)