(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 226, 230, 273)
Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama, Suçluyu Kayırma, Hakaret ve 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçlarından sanıklar hakkında Bursa 6.Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen mahkumiyet ve Beraat Kararlarına yönelik olarak; Sanıklar müdafiileri, Katılan vekili ve O Yer C. Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü ;
a) Sanıklar Y. N. K., M. A. V., F. V., T. Ö. müdafiilerinin vekalet ücretine yönelik istinaf istemlerinin incelenmesinde;
Hüküm, sanıklar müdafiilerinin yüzlerine karşı verildiği halde CMK 273.maddesinde öngörülen yedi günlük yasal süreden sonra istinaf isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafiilerinin süresinde olmayan istinaf istemlerinin CMK 279/1-b.maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinde itirazı kabil olmak üzere REDDİNE,
b) Sanık Ö. V. hakkında 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet ve Hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, delil ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delil ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin ileri sürdükleri istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
c) Sanıklar M. Ö., T. Ö., M. A. V., F. V., Y. N. K. ve Ü. K.'ın atılı suçlardan verilen beraat hükümleri yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, delil ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemenin kararında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delil ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların üzerine atılı suçlardan cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği tespit edilmiş, sanıkların savunmaları inandırıcı bulunmuş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekilinin, sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
d) Sanıklar Ö. V. ve H. Ö. hakkında Kasten Yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede ;
Her ne kadar sanıklar hakkında kasten yaralama suçu nedeniyle mahkumiyet hükümleri kurulmuş ise de, Anayasa'nın 141/3.madde ve fıkrası, CMK'nın 34/1.madde ve fıkrası ile CMK 289/1-g.madde ve fıkrası uyarınca hükmün, CMK 230.maddesinde belirtilen hususları içermesi gerekmektedir. Gerekçenin, akla, hukuka ve maddi olaya uygun, yasal, yeterli ve geçerli olması, sonuca ulaştıran mantıksal zinciri aralıksız ve boşluksuz göstermesi, dosya içeriği ile uyumlu olması, daha da önemlisi gerekçenin denetime olanak verecek nitelikte olması gerekir. Yine bu bağlamda suç vasfına ve subuta yönelik olarak, deliller tartışılıp değerlendirildikten sonra, reddedilenler ile ispat yönünden tercih ve kabul edilenler nedenleriyle birlikte hükmün gerekçesinde açıklanmalıdır. Bu ilkeler ışığında;
1)Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığının 20/04/2016, 15/03/2017 tarihli raporlarına göre, katılanın vücudunun çeşitli bölgelerinde 7 adet kesici-delici alet yarasının tespit edildiği, sol üst kadranda, kol altında yaklaşık 10 cm'lik batına nafiz, ince barsak yaralanmasına da neden olan kesinin ise kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu, yine sol kolda, batın sağ alt kadranda, sağ femural bölgede ve sağ diz üzerinde tarif edilen kesilerin ise kişinin yaşamını tehlikeye sokmamakla birlikte, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, operasyona alınarak tedavi edildiğinin bildirildiği, yine katılanın 13/01/2016 tarihli hastane polisince alınan ilk beyanında H. ve Ö. hakkındaki ayrıntılı ifadeleri ile H.'ın da 13/01/2016 tarihli müdafi huzurunda alınan polis ifadesinde, Ö.'ın da kendisi ile birlikte katılanla boğuştuğunu, ona bıçakla vurduğunu, bıçak kırılınca da sandalye ve cam kültablası ile vurduğunu beyan ettiği, tüm dosya kapsamı ve tarafların olayın hemen sonrasında alınan beyanları da birlikte değerlendirildiğinde, olayın aniden gelişmediği, sanıkların katılanın bulunduğu kahvehaneye özellikle gelerek eylemlerini gerçekleştirdikleri gözetildiğinde kasten öldürmeye teşebbüs niteliğindeki eylemlerinin dosya içeriğiyle uyuşmayan gerekçelerle kasten yaralama olarak nitelendirilmesi,
2)Kabule göre de, sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kamu davası açıldığı halde CMK 226.m uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan kasten yaralama suçundan hüküm kurularak savunma haklarının kısıtlanması,
3)Sanık H.'ın tekerrüre esas sabıkası olmakla birlikte hakkında TCK 58.maddesi uygulanırken bu sanığa ait olmayan yanlış sabıkanın esas alınması,
Usul ve yasaya aykırı olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g,h maddeleri uyarınca öncelikle bu nedenle BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Sanık M. Ö. hakkında suçluyu kayırma suçu nedeniyle verilen Beraat hükmü, Sanık Ö. V. hakkında 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet ve Hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri ile BOZMA kararı yönünden KESİN olmak üzere,
Sanıklar T. Ö., M. A. V., F. V., Y. N. K. ve Ü. K.'ın üzerlerine atılı olan Kasten Öldürme suçu nedeniyle verilen Beraat hükümleri yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 12/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)