(5271 S. K. m. 280, 289) (5237 S. K. m. 35, 53)
Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Kasten Yaralama suçundan sanık A. A. K.ve Kasten Yaralama suçundan sanık Ş. K. hakkında İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen 25/04/2017 tarihli 2015/343 esas 2017/119 karar sayılı kararlarına yönelik olarak sanık müdafii A. A. K.vekili, Katılanlar B. ve A. T. vekili ile O Yer C.Savcısı tarafından istinaf talebinde bulunmakla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.
a) Sanık A. A. K. hakkında Katılan A. T.'a yönelik Kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, delil ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Her ne kadar sanık hakkında hükmedilen cezanın niteliği gereği hakkında TCK 53.maddesinin uygulanması gerekiyor ise de, bu hususun hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olduğu ve infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
Mahkemenin kararında yukarıdaki eleştiri dışında usul ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delil ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedeninin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, katılan vekilinin, ceza miktarına, kararın yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine ilişkin ve yerinde görülmeyen, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
b) Sanık Ş. K. hakkında katılan Bilal'e yönelik eylemi nedeniyle verilen beraat hükmü yönünden toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, açık, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş, sanığın savunması inandırıcı bulunmuş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekilinin sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılmaları gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olmakla İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
c) Sanık A. A. K. hakkında katılan B. T.'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede ise;
Sanık A.'in taraflar arasındaki kavganın devam ettiği sırada av tüfeği ile katılan B.'in başına yakın mesafeden ateş ettiği, bu ateş sonucunda, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 17 Ağustos 2016 tarihli raporuna göre katılanın, kafasında çok sayıda saçma tanesi de kalmak suretiyle, kafa kemiklerinde hayat fonksiyonlarını 6. derece ağırlıkta etkileyecek kırıklara neden olduğu, yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokacak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, pnömosefaliye ve sağ göz enükleasyonuna da neden olan yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde ve organlardan birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu da gözetildiğinde, TCK 35.maddesinin uygulanmasında sanığa üst sınırdan ceza tayini yerine yasal ve yeterli olmayan "cezanın caydırıcı ve ıslah edici etkisinden" de bahisle yetersiz gerekçe ile eksik ceza tayini usul ve yasaya aykırı olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca öncelikle bu nedenle BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Esastan Red kararları ile Bozma kararı yönünden de kesin olarak 14.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)