(5271 S. K. m. 233, 234) (5237 S. K. m. 29) (6284 S. K. m. 2, 20)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafi ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü;
18/02/2016 tarihli duruşma tutanağının 79035 sicil numaralı zabıt katibi tarafından elektronik veya fiziki olarak imzasız bırakılması,
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bu konudaki istikrarlı uygulaması da dikkate alınarak; Sanık hakkında mağdur babasına yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında 6284 sayılı Yasanın 2/1-d ve 20/2 maddeleri uyarınca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nın mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Baba oğul olan mağdur ile sanığın, olay tarihinde müşterek ikametlerinde iken aralarında çıkan tartışma neticesinde mağdurun silahını almak üzere odasına gittiğinde silahın mekanizma sesini duyan sanığın odasının sürgüsünü kilitlediği, elinde silahla sanığın odasının önüne gelen mağdurun oğluna kapıyı açması için bağırdığı, sanığın kapıyı açmaması üzerine mağdurun tekme atarak kilidi kırıp odaya girdiği, sanığın da babasının elindeki tabancayı almak istediği, boğuşmaya başladıkları, bu sırada silahın ateş alarak merminin tavana isabet ettiği akabinde mağdurun elindeki silahı alan sanığın mağdura 3 el ateş ettiği, mağdurun karnından, sol el ve sağ omuzundan yaralandığı, mağdurdaki yaralanmanın ince ve kalın barsak hasarına, 70 cm ince barsak rezeksiyonuna sebep olup mağdurun olay sebebi ile yaşamsal tehlike geçirdiği, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına sebep olacak şekilde yaralandığının anlaşıldığı olayda;
a) Suça teşebbüs hükümlerini düzenleyen ve 13-20 yıl arasında hapis cezası öngören TCK'nın 35.maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek üst sınıra yakın bir ceza tayini yerine yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hiç isabet bulunmayan olaylarda uygulama olanağı olacak şekilde 13 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini,
b) Mağdurdan sanığa yönelen haksız tahrik teşkil eden eylemlerinin ulaştığı boyut dikkate alındığında cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadar indirim öngören TCK'nın 29. maddesinin uygulanması sırasında azami düzeye yakın bir indirim yerine oluşa uygun düşmeyen yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde 1/2 oranında indirim yapılarak sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Usul ve yasaya aykırı olup sanık ve katılan vekilinin istinaf itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g maddeleri uyarınca öncelikle bu nedenle BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 01.12.2017 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)