(5237 S. K. m. 35, 43, 50, 51, 52, 53, 58, 62, 63, 82, 86, 87, 116, 119, 142, 143, 265) (6136 S. K. m. 13) (5271 S. K. m. 100, 223, 231, 280, 286) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2016 tarih 2015/281 esas ve 2016/360 karar sayılı ilamıyla öldürmeye teşebbüs, hırsızlık, 6136 sayılı kanuna muhalefet, konut dokunulmazlığını bozmak, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından hükümlü M. Y. hakkında verilen beraat kararının Cumhuriyet Başsavcısı vekili ve katılan vekili Av. A. G. tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizce sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi bakımından duruşma açılmasına karar verilmekle dairemizde yeniden yapılan açık yargılama sonunda;
Gereği düşünüldü:
İDDİA: İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03/04/2017 tarih ve 2015/37350 soruşturma sayılı iddianamesi ile, sanık M. Y. hakkında müştekiler Y. K., İ. Ö. ve M. B.'a yönelik yaralama, görevi yaptırmamak için direnme, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından cezalandırılması için TCK.nun 142/2.H.2, 116/1, 265/1-4-5, 86/1, 86/3.e, 87/3, 6136 S.K. 13/1, TCK 53,63 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış olup İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/10/2016 tarih 2015/281 esas ve 2016/360 Karar sayılı ilamıyla sanık M. Y.'in öldürmeye teşebbüs, hırsızlık, 6136 sayılı kanuna muhalefet, konut dokunulmazlığını bozmak, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından CMK 223/2-b maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Sanık hakkındaki beraat kararı Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından istinaf edilmiştir.
SANIK İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ SAVUNMASINDA: "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmediğini, tamamen bir komploya kurban gittiğini, kendisine iftira atıldığını, hırsızlıktan sabıkası olduğunu ancak hiçbir şekilde polise mukamet etmediğini, olay anında orada olmadığını, Kaynarca Terminal Köprünün yakınından benzin aldığını, tuvalete gittiğini, Opel Corsa marka 34 UC 0... plakalı araçla bu benzinliğe gittiğini, iki gün kadar kendisinde kaldığını, kardeşinin arabası olduğunu, renginin beyaz olduğunu, benzinlikte olduğunda saatin 18:00 civarlarında olduğunu, Çamlıca gişelerinden geçişinin olduğunu, saat 20:45 civarında olduğunu, polislerin kendisini teşhis etmesini kabul etmediğini, orada olmadığını, kimsenin evine hırsızlığa girmediğini, konut dokunulmazlığını ihlal etmediğini, memura direnmediğini, ateş etmediğini, kendisinin ruhsatsız ya da ruhsatlı silahının olmadığını, telefondan sinyal takibini istediğini, 3 yıldır kullandığı cep telefonunun numarasının 0537 022 .. .. olduğunu, 0505’li bir hat kullanmadığını, tek kullandığı telefonun bu numara olduğunu, olay gecesi karşıdan kız arkadaşı Y. ve arkadaşı G.'ı almaya gittiğini, geldiklerini, kola içip gittiklerini, suçsuz olduğunu, öncelikle beraatini istediğini, eğer mahkemece mahkumiyetine karar verilecek olursa CMK.nun 231 maddesinin uygulanarak hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi" şeklindedir.
SANIK DAİREMİZDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Müsnet suçlamayı kabul etmiyorum, önceki savunmalarım geçerlidir, bu olayla ilgili uzaktan ya da yakından alakam yoktur, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları isabetlidir, kamera kayıtlarına göre olay yerinde olmadığım belirlenmiştir, beraatimi ve C. Savcısı ile katılan tarafın istinaf taleplerinin reddini isterim" şeklindedir.
MÜŞTEKİ M. B. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ ŞİKAYETİNDE; "Polis memuru olduğunu, vurulan arkadaşı Y. K.'ın hala raporlu olduğunu ve iyileşemediği için duruşmaya gelemediğini, olay günü hırsızlık anonsu gelmesi üzerine adrese gittiklerini, yanında Y. ve A. F. B. isimli polis memurları'nın olduğunu, güvenlik önlemi aldıkları sırada Y.'un sokak üzerinde durduğunu, arabadan birşey almaya gittiğinde Y. K.'ın "kaçıyorlar "şeklinde bağırdığını, kapişonlu iki şahısın, karanlıkta kaçtığını, kaçan kişilerden birisinin belinden silahı çıkartıp yere ateş ederek kaçmaya başladığını, birisinin Y.'un bulunduğu yere doğru gittiğini, diğerinin de ters yöne gittiğini, kaçan kişinin yüzünü görmediğini, hırsızlarla bir temasının olmadığını, elinde silah olanın geriye dönüp, silahını çekmek üzere olan Y.'a ateş ettiğini ve Y.'un vurulduğunu gördüğünü, silahı çekip havaya ateş ettiğini, dur ihtarına uymayan kişiye ateş edeceği sırada sokakta çocukları görünce ateş edemediğini, hırsızları ellerinden kaçırdıklarını, kovalamalarına rağmen yakalayamadıklarını, kaçan kişinin yüzünü görmediğini ancak boy, kilo ve kalıp olarak şuanda huzurda bulunan sanığa uymakta olduğunu, Y.'un vurulduğu sırada vuran kişi ile arasında 1 m mesafe bulunduğunu ve Y. ile hırsızın yüz yüze olduğunu ancak hırsız çıkarken silahla ateş ederek çıktığı için Y. da silahını çıkarmak zorunda kaldığını, kesin ve net olarak olay yerinde bulunan ve ateş etmek suretiyle arkadaşını yaralayıp kendilerine direnen hırsız şahsın, şuanda huzurda bulunan şahıs olduğunu söyleyemediğini, boyunun, kilosunun ve eşgalinin tuttuğunun ancak yüzünü görmediğini, kendisine karşı bir direnmesi olmadığını, sadece üzerlerine ateş edildiğini, şikayetçiyi olduğunu ve davaya katılma talebinin olduğu" şeklindedir.
MÜŞTEKİ İ.Ö. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ ŞİKAYETİNDE; "Olay tarihinde saat 18:55'te evden çıkıp kuaföre gittiğini, saat 19:30 civarında evine döndüğünde sokakta bir kalabalık gördüğünü, polisin vurulduğunu söylediklerini, evine çıktığında kapıyı açamadığını, yedek anahtarın kapının arkasında olduğunu, aşağı inip polislere durumu söylediğini ve çilingir çağırıldığını, eve girdiğinde çok önemli de olmayan bir kaç parça altın takının çalındığını anladığını, evine yangın merdivenindeki kapıdan girildiğini, evine girmek için verilmiş bir zarar olmadığını, kapının normal açılmış olduğunu, yangın kapısının yanına düşen bir parça künyeden buradan çıktıklarını anladığını, tek girip çıkılabilecek yerin orası olduğunu, bu sebeple girerken evine zarar vermediklerini, çalınan eşyanın ortalama değerinin 2000 TL civarında olduğunu, takıların kendisine iade edilmediğini, zararının giderilmediğini, evine giren, konut dokunulmazlığını bozan ve evinden hırsızlık yapan kişilerden şikayetçi olduğunu, katılma talebinin olmadı" şeklindedir.
KATILAN Y. K. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ ŞİKAYETİNDE; "Polis memuru olduğunu, olay tarihinde gelen hırsızlık ihbarı üzerine ekip arkadaşı M. ile ve haricen üç ekip daha olduğu halde olay yerine gittiklerini, bir kısım polislerin eve girdiklerini, M. ile çevre güvenliği almak için aşağıda kaldıklarını, yangın merdivenine yakın bir yerde olduğunu, birden yangın merdiveninin çıkış kapısının açıldığını, iki kişinin çıktığını, ekip arkadaşlarına kaçıyorlar diye bildirdiğini, peşlerinden koştuğunu, bir tanesinin hemen yakınlardaki duvardan atlayıp kaybolduğunu, diğerini takip ettiğini, silahını çekemediğini, fırsatının olmadığını, kaçan şahsın üzerinde yeşilimsi bir polar, altında mavi kot pantolon olduğunu, ayakkabılarını hatırlamadığını, kendisine dönüp 3-4 m mesafeden ayaklarına doğru ateşe başladığını, krom bir tabanca gördüğünü, tahminine göre ikinci atışta sol pazusundan vurulduğunu, döndüğünde ateş eden şahsı net olarak gördüğünü, şuanda huzurda bulunan sanığın kendisine ateş eden kişi olduğunu, bundan emin olduğunu, hala tedavisinin devam ettiğini, sinirlerinin yandığını, sol elinde hareket kaybı olduğunu, kemik kırığı oluştuğunu, kendisine ateş eden şahısın daha sonra yakalanamadığını, kaçıp gittiğini, bir kere daha kendisine ateş eden şahısın huzurdaki şahıs olduğunu, ikinci kişinin eşgalini hatırlamadığını, kendisini yaralayan şahıstan şikayetçi olduğunu, davaya katılma talebinin olduğunu, hala tedavi gördüğü için ilk defa ifade verildiğini daha önce duruşmaya gelemediği" şeklindedir.
TANIK Y. A. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: "Şoför olduğunu, Erenköy'de arabanın içinde park halinde patronunu beklediğini, iki kişinin saat 18:30 civarında yangın merdiveninden içeri girdiğini gördüğünü, ikisinin de üzerinde mont olduğunu, birinin düz, diğerinin ise renkli olduğunu, aralarındaki mesafenin 30 m kadar olduğunu, havanın henüz kararmadığını, bulunduğu mesafeden kişilerin yüzlerini görebildiğini, yangın merdivenine giren kişilerden bir tanesinin yüzünü kendisine dönünce yüzünü gördüğünü ve şuanda jandarmanın yanında duran kişinin gördüğü kişi olduğunu, bundan emin olduğunu, net bir şekilde gördüğünü, tereddütsüz teşhis edebildiğini, patronunun telefon şarjını istediğini, götürüp getirene kadar silahların patladığını duyduğunu, geldiğinde polis memurunun yerde yattığını, kaçarlarken görmediğini, olay yerinde gördüğünü, yangın merdiveninden giren kişinin şuanda huzurda bulunan sanık olduğu" şeklindedir.
TANIK M. E. E. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: "Olay anında evin bahçesindeki kamelyada oturduğunu, baktığında bir şahısın elinde tabancayla koşuğunu ve ateş ettiğini, toplam 3 el silah sesi duyduğunu, ortalığın çok aydınlık olmadığını ve üzerinde koyu renk mont olan bir kişiyi gördüğünü, bu kişinin tabancayla bir kere daha doldur boşalt yaptığını ve koşmaya devam ettiğini, yüzünü göremediğini, fizik olarak şuanda huzurda bulunan sanıktan daha kısa boylu ve daha geniş kalıplı olduğunu, gördüğü mesafenin 15-20 m civarında olduğunu, huzurda bulunan sanığın olup olmadığını söyleyemediğini, gördüğü kişinin yüzünde sakal olmadığı" şeklindedir.
TANIK M. B. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: "Olay tarihinde Zeytinburnu'nda olduğunu, ablası Y. ile birlikte olduklarını, saat 18:00 gibi arkadaşı G. ile konuştuklarını ve M.'un bulunduğu yere Anadolu yakası'na geçelim dediklerini, metrobüs ile ablası Y. ve G. olduğu halde Söğütlüçeşme'ye geldiklerini, oradan Uzunçayır'a yürüdüklerini, saat 20:00 civarında Kadıköy'e geldiklerini, saat 20:30 civarında sanık M.'un kendilerini Uzunçayır E-5'in kenarında beyaz bir Opel arabayla aldığını, M. ile ablasının arkadaşlığı olduğunu, bir eve gittiklerini, M. ile ablasının markete gittiklerini, döndüklerinde tartıştıklarını, kendisinin G. ile evde kaldıklarını, 10 dk sonra da çağırdıklarını, saat 00:30 gibi kendilerini Kartal Köprüsü'ne bıraktığını, otobüse bindiklerini, karşıya gittiklerini, G.'ın kendileri ile beraber gelmediğin" şeklindedir.
TANIK Y. B. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: "M.'un arkadaşı olduğunu, olay tarihinde kardeşi M. ve birkaç hafta önce tanıştığı G. ile bir parkta oturduklarını ve karşıya gitmeye karar verdiklerini, M.'un kendilerini aradığını, metrobüste saat 19:30 - 19:45 gibi Söğütlüçeşme'ye geldiklerini, saat 20:00-20:15 gibi M.'un yanında bir arkadaşıyla beyaz renkli bir arabayla almaya geldiğini, hep beraber dayalı döşeli bir eve gittiklerini, kardeşi M. ile G.'ın evde kaldığını, M.'un ismini hatırlamadığı arkadaşı ve M. ile Carrefour'a gittiklerini, M.'un bu gece burada kalacağız demesi üzerine aralarında tartışma çıktığını, kardeşi olduğu için kalamam dediğini ve yukarıya bile çıkmadan kardeşini evden çağırdığını, M.'un kendilerini Kartal Köprüsüne bıraktığını, kardeşi ile otobüse binip geri döndüklerini, olay hakkındaki ilgi ve görgüsünün bundan ibaret olduğu" şeklindedir.
TANIK U. B. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: "Telefon ve yedek parçası sattığını, dükkanının olay yerine yakın olduğunu, olay günü olay saatinden 10-15 dk önce dükkanına iki kişinin geldiğini, çok acele bir şarj cihazı istediklerini, hallerinden şüphelendiğini ve ederinden yüksek bir fiyat söylediğini, tereddütsüz aldıklarını ve gittiklerini, 10-15 dk sonra bu olayın olduğunu, tanıdığı polislere bu olayı söylediğini, kendisini karakola götürdüklerini şuanda huzurda bulunan sanığı gösterdiklerini, dükkanıma gelip şarj cihazı alan kişiler arasında sanığın olmadığını, bundan kesinlikle emin olduğunu, gelen kişilerde doğu şivesi olduğunu, bir tanesinin biraz zayıfça bir yapıya sahip olduğunu, bildiklerinin bundan ibaret olduğu" şeklindedir.
TANIK B. K. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: "Müştekilerden İ.'un arkadaşı olduğunu, arkadaşının evine bir çok kez gidip gelmişliğinin olduğunu, evinin taşınmasına da yardım ettiğini ve yatak odasına da girmişliğinin bulunduğunu, evinde parmak izinin bulunduğunun normal olduğunu, evine gittiği için parmak izinin olabileceğini, Pasaportla ilgili olarak bunun dışında herhangi bir suç kaydının olduğunu, sabıkasının bulunmadığını, İ.'un evindeki hırsızlık olayını duyduğunu. Sanık M.'u tanımadığını, olay hakkındaki bilgisinin bundan ibaret olduğu" şeklindedir.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan 18/07/2016 tarihli bilirkişi raporunda; Sanık M. Y.'in tescil fotoğrafı ile olay yeri görüntüsünde netleştirilmesi yapılan şahısın morfolojik ve fiziki yönden görüntü kaydı net olmadığından birebir benzer özellikte olmadığı, AYNI KİŞİ OLMADIĞI kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun Katılan Y. K. hakkında düzenlenen 16/05/2016 tarih ve 3132 Karar sayılı raporunda; Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1), orta (2-3) ve Ağır (4-5-6-) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Ağır(5) derecede etkiletecek nitelikte olduğu, yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik leyzon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, kişide sol üst ekstremite radil sinir alanında hafif etkilenmeyle giden minimal kısıtlılığın organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı rapor edilmiştir.
Sanık müdafii savunmasında; "İlk derece mahkemesinde ve istinaf aşamasında vermiş olduğumuz savunma dilekçelerin içeriğini aynen tekrar ederim, sanığın olay anında HTS kayıtlarına göre Çamlıca gişelerinde olduğu anlaşılmaktadır, kamera görüntülerinde ki şahsın sanık olmadığı belirlenmiştir, bu bakımdan sanığın üzerine atılı suç sabit olmamıştır, sanığın beraatine karar verilmesi ve tutuklama talebinin de reddini isterim" şeklindedir.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Katılanın Kadıköy İlçe emniyet müdürlüğü devriye ekipler amirliğinde görevli 339726 sicil numaralı polis memuru, şikayetçi İ. Ö.'in Kadıköy -Erenköy Mahallesi Ethemefendi Caddesi Yalçınkaya Sok. No:3 sayılı yerde bulunan bölüme, binanın yangın merdivenlerinden hırsızlık amacıyla iki kişinin girdiğini, saat: 19,15 sıralarında ihbar edilmesi üzerine katılanın da içinde bulunduğu polis ekiplerinin olaya müdahale ettiği,
Sanığın şikayetçiye ait anılan binadaki 12 numaralı daireye yanında açık kimliği belirlenemediği için soruşturma evrakı tefrik edilen ve soruşturma sürdürülen şüpheli ile birlikte yangın merdiven kapısını zorlayıp girerek yaklaşık 2,000 TL civarında ziynet eşyalarını aldıkları, görevli polis memurlarının binanın önünde ve yangın merdiveni çıkışında beklemeye başladıkları, saat: 19:35 sıralarında yangın merdiveni çıkış kapısının açıldığı, sanığın ve meçhul şüphelinin dışarı çıktıklarında görevli polis memurlarının "dur polis" ihtarını dinlemedikleri, sanığın tabancasını çıkararak önce yere doğru sonra katılan görevli polis memuruna ateş ederek kaçtığı, katılanın aldığı bu yara sonucu "basit tıbbi müdahale ile giderilemez, vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlara etkisi ağır (5) derece de etkileyecek nitelikte yaralandığı" sanığın olay yerinden kaçtığı, katılanın sanığı tüm aşamalarda kesin ve net olarak teşhis ettiği, soruşturma ve kovuşturma evresinde toplanan delillerde bu durumu desteklediği anlaşılmakla sanık hakkında İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25/10/2016 tarih 2015/281 Esas, 2016/360 Karar sayılı karara yönelik verilen istinaf istemlerine ilişkin olarak bu kararın kaldırılması ile sanığın katılana yönelik eyleminden dolayı yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nun 82/1-g, 35. Maddelerince cezalandırılmasına, olaya müdahale eden şikayetçi polis memuru M. B. ve diğer kolluk görevlilerine yönelik eylemleri nedeniyle görevi yaptırmamak için direnme suçundan TCK'nun 365/1-4. Maddelerince cezalandırılmasına, şikayetçi İ. Ö.'e yönelik eylemleri nedeniyle TCK'nun 142/2-h, 143, 116/4,119/1-c maddelerince cezalandırılmasına, belgesiz silah taşıma suçundan 6136 S.Y. 13/1. Maddesince cezalandırılmasına, hakkında TCK'nun 53, 58, 63 maddelerinin uygulanmasına, İstanbul Anadolu emanet dairesinin 2015/5315 sırasında kayıtlı delil torbası içinde ki materyallerin dosyada delil olarak saklanmasına, 2015/11758 sırasında kayıtlı mühürlü bez torbanın ve 2016/1219 sırasında kayıtlı bir adet CD'nin dosyada delil olarak saklanmasına, istenen ceza maddelerine göre sanığın tutuklanmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;
Katılan Y. K.'ın aşamalarda değişmeyen ifadesi, bu ifadeyi doğrulayan tanık Y. A. ile diğer müşteki ifadeleri ve dava dosyası kapsamına göre;
Sanık M. Y.'in yanında yakalanamayan kimliği belirsiz biri daha olduğu halde 10/03/2015 tarihinde gece sayılan saatte müşteki İ. Ö.'in Erenköy Mahallesi Hatboyu Cad. No;3/1 sayılı dairesine yangın merdiveni kapısından girip içeriden 2,000 TL değerinde ki takılarını çalıp çıktıkları sırada olayı gören birilerinin ihbarı üzerine polis memuru olan katılan Y. K. ve müşteki M. B. ile A. F. isimli polis memurlarının olay yerine geldikleri ve güvenlik önlemleri aldıkları sırada sanık M. Y.'in yanında ki arkadaşı ile birlikte kaçmakta olduğu sırada üzerinde taşıdığı yasaklı tabancasını çıkarıp 3-4 metre mesafeden katılan Y. K.'a birden fazla suretle ateş ettiği, katılan Y. K.'ın Adli Tıp 2. İhtisas kurulunun 16/05/2016 Tarih ve 3132 karar sayılı raporuna göre sol kol üst ekstremiden 5. Derecede kırık oluşturur, BTM ile giderilemeyecek derecede yaraladığı, akabinde sanık ve arkadaşının kaçıp kurtulduğu, bilahare yakalandığında katılan Y. K. ile tanık Y. A.'nın sanığı teşhis ettikleri olayda;
Her ne kadar ilk derece mahkemesince olay yerinde elde edilen görüntülerde ki kişi ile sanığın fotoğrafının örtüşmediğinden bahisle sanık hakkında müsnet suçlardan beraat kararı verilmiş ise de;
Olay yeri görüntülerinde netlik bulunmadığı, bu nedenle mukayesenin yapılmasının olanaklı olmadığı anlaşılmakta ise de, gerek katılan Y. K. gerekse tanık Y. A.'ya yaptırılan canlı teşhiste sanığı teşhis ettikleri ve bu teşhislerinde ısrarcı oldukları, ayrıca katılan ve tanığın sanığa iftira etmelerini gerektirir bir neden de bulunmadığı dikkate alındığında gerek tanığın gerekse katılanın ifade ve teşhislerine itibar edilerek katılan vekili ile C. Başsavcı vekilinin istinaf taleplerinin bu nedenle kabulü gerekmiş olup;
Bu bağlamda sanık M. Y.’in yakın mesafeden katılanı vücudunun üst kısmını ve dolayısıyla hayati organlarının bulunduğu bölgeyi hedef alarak birden fazla suretle ateş ederek kamu görevlisini öldürmeye teşebbüste bulunduğu ve katılanın tedavi nedeniyle hayata döndürüldüğü, ayrıca sanığın yasaklı silah taşıdığı, kamu görevlilerine görevi yaptırmamak için direndiği, müşteki İ. Ö.'in evine geceleyin girip hırsızlık yaptığı ve ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal ettiği anlaşılmakla sanığın TCK'nun 82/1-g, 35/2, 58, 142/2-h, 143, 58, 116/4, 119, 58, 265/1-4, 43, 58, 6136 S.Y 13/1 ve TCK'nun 58. Maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-Sanığa yüklenen nitelikli hırsızlık nitelikli öldürmeye teşebbüs, kamu görevlisine mukavemet, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı ile katılan vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, delil ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Müştekinin ifadesi, ifadeyi doğrulayan tanık beyanları ile HTS kayıtlarına göre sanığa yüklenen suçların sabit olduğu halde beraate karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden Cumhuriyet Savcısı ile katılanlar vekilinin istinaf taleplerinin KABÜLÜ ile CMK 280/2 Maddesi gereğince İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/03/2015 Tarih 2015/281 Esas 2016/360 Karar sayılı kararıyla sanık M. Yiğit hakkında nitelikli hırsızlık nitelikli öldürmeye teşebbüs, kamu görevlisine mukavemet, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve 6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından kurulan hükümlerin kaldırılmasıyla;
a) Sanık M. Y.’in katılan M. K.’ın yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüste bulunduğu sabit görülmekle sanığın kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle öldürmeye teşebbüs suçundan suç sebep ve Saikleri ile oluşa göre eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 82/1-g maddesi gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre cezasının indirime tabi tutularak 5237 sayılı yasanın 35/2 maddesi gereğince sanığın 15 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yararına cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin mevcut olmadığı ve cezanın faillerin geleceği üzerindeki olası etkileri ile faillerin geçmişi dikkate alınarak taktiren hakkında 5237 sayılı TCK nun 62 maddesi gereğince cezasının indirilmesine yer olmadığına Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 Tarih 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
Hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş olduğu günlerinin TCK’nun 63 maddesi gereğince sanıkların mahkumiyetinden mahsubuna,
Sanık M. Y.’in Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 Tarih 2010/24 Esas 2013/151 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143, 62 Maddelerinin uygulanması suretiyle 1 Yıl 11 Ay 10 Gün hapis cezasına mahkum olduğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK nun 58/7 maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejiminin tabi tutulmasına ve cezanın infazından sonrada denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
b) Sanık M. Y.’in geceleyin bina dahilinde hırsızlık suçundan suç sebep ve Saikleri ile oluşa göre eylemine uyan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suçun geceleyin işlenmiş olması nedeniyle sanığın cezasının 5237 sayılı TCK nın 143 maddesi gereğince ½ oranında artırılarak sanığın 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yararına cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin mevcut olmadığı ve cezanın faillerin geleceği üzerindeki olası etkileri ile faillerin geçmişi dikkate alınarak taktiren hakkında 5237 sayılı TCK nun 62 maddesi gereğince cezasının indirilmesine yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 Tarih 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
Hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş olduğu günlerinin TCK’nun 63 maddesi gereğince sanıkların mahkumiyetinden mahsubuna,
Sanık M. Y.’in Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 Tarih 2010/24 Esas 2013/151 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK nun 142/1-b, 143, 62 Maddelerinin uygulanması suretiyle 1 Yıl 11 Ay 10 Gün hapis cezasına mahkum olduğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK nun 58/7 maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejiminin tabi tutulmasına ve cezanın infazından sonrada denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
c) Sanık M. Y.’in yasaklı tabanca taşımak suçundan suç sebep ve Saikleri ve oluşa göre eylemine uyan 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesi gereğince 1 YIL HAPİS VE 30 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Maddenin kendisinde olan ve gün üzerinden belirlenen adli para cezasının günlüğü takdiren 5237 sayılı TCK nın 52 maddesi gereğince 20 TL hesabıyla paraya çevrilerek sanığın 600 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yararına cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin mevcut olmadığı ve cezanın faillerin geleceği üzerindeki olası etkileri ile faillerin geçmişi dikkate alınarak taktiren hakkında 5237 sayılı TCK nun 62 maddesi gereğince cezasının indirilmesine yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 Tarih 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
Hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş olduğu günlerinin TCK’nun 63 maddesi gereğince sanıkların mahkumiyetinden mahsubuna,
Sanık M. Y.’in Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 Tarih 2010/24 Esas 2013/151 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK nun 142/1-b, 143, 62 Maddelerinin uygulanması suretiyle 1 Yıl 11 Ay 10 Gün hapis cezasına mahkum olduğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK nun 58/7 maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejiminin tabi tutulmasına ve cezanın infazından sonrada denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle yasal olarak CMK 231/6-a maddesi gereğince hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağı anlaşılmakla sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Oluşa ve sanığın şahsi haline göre 5237 sayılı TCK’nun 50/2 maddesi gereğince taktiren hürriyeti bağlayıcı cezasının paraya çevrilmesine yer olmadığına,
Sanığın suç işleme hususundaki eğilimleri ile geçmişteki haline göre cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51 maddesi gereğince tecili halinde ileride tekrar suç işlemeyeceği hakkında mahkemeye kanaat gelmediğinden sanığın cezasının taktiren ertelenmesine yer olmadığına,
d) Sanık M. Y.’in geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal suçundan suç sebep ve saikleri ile oluşa göre eylemine uyan 5237 sayılı yasanın 116/4 maddesi gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlemiş olduğundan cezasının 5237 sayılı TCK nın 119/1-c maddesi gereğince 1 kat artırılarak sanığın 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yararına cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin mevcut olmadığı ve cezanın faillerin geleceği üzerindeki olası etkileri ile faillerin geçmişi dikkate alınarak taktiren hakkında 5237 sayılı TCK nun 62 maddesi gereğince cezasının indirilmesine yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 Tarih 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
Hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş olduğu günlerinin TCK’nun 63 maddesi gereğince sanıkların mahkumiyetinden mahsubuna,
Sanık M. Y.’in Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 Tarih 2010/24 Esas 2013/151 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK nun 142/1-b, 143, 62 Maddelerinin uygulanması suretiyle 1 Yıl 11 Ay 10 Gün hapis cezasına mahkum olduğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK nun 58/7 maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejiminin tabi tutulmasına ve cezanın infazından sonrada denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle yasal olarak CMK 231/6-a maddesi gereğince hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağı anlaşılmakla sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Sanığın suç işleme hususundaki eğilimleri ile geçmişteki haline göre cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51 maddesi gereğince tecili halinde ileride tekrar suç işlemeyeceği hakkında mahkemeye kanaat gelmediğinden sanığın cezasının taktiren ertelenmesine yer olmadığına
e) Sanık M. Y.’in kamu görevlisine görevini yaptırmamak için direnmek suçundan suç sebep ve saikleri ile oluşa göre eylemine uyan 5237 sayılı TCK nın 265/1 maddesi gereğince 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Suçun silahla işlenmiş olması nedeniyle sanığın cezasının 5237 sayılı TCK nın 265/4 maddesi gereğince ½ oranında artırılarak sanığın 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın eylemini zincirleme olarak gerçekleştirdiği anlaşılmakla cezasının 5237 Sayılı TCK’nun 43. Maddesi gereğince takdiren ¼ Oranında artırılarak sanığın 11 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın yararına cezayı hafifletecek taktiri nedenlerin mevcut olmadığı ve cezanın faillerin geleceği üzerindeki olası etkileri ile faillerin geçmişi dikkate alınarak taktiren hakkında 5237 sayılı TCK nun 62 maddesi gereğince cezasının indirilmesine yer olmadığına,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 Tarih 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararındaki hususlar gözetilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 53/1-2-3 maddelerinin tatbikine,
Hükmün kesinleşmesinden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş olduğu günlerinin TCK’nun 63 maddesi gereğince sanıkların mahkumiyetinden mahsubuna,
Sanık M. Y.’in Karamürsel Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 Tarih 2010/24 Esas 2013/151 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK nun 142/1-b, 143, 62 Maddelerinin uygulanması suretiyle 1 Yıl 11 Ay 10 Gün hapis cezasına mahkum olduğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK nun 58/7 maddesi gereğince mükerrerlere özgü infaz rejiminin tabi tutulmasına ve cezanın infazından sonrada denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle yasal olarak CMK 231/6-a maddesi gereğince hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılamayacağı anlaşılmakla sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Oluşa ve sanığın şahsi haline göre 5237 sayılı TCK’nun 50/2 maddesi gereğince taktiren hürriyeti bağlayıcı cezasının paraya çevrilmesine yer olmadığına,
Sanığın suç işleme hususundaki eğilimleri ile geçmişteki haline göre cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51 maddesi gereğince tecili halinde ileride tekrar suç işlemeyeceği hakkında mahkemeye kanaat gelmediğinden sanığın cezasının taktiren ertelenmesine yer olmadığına,
Sanığın eylemine uygun düşen yasa maddesinde para cezasıyla birlikte hapis cezası öngörüldüğü ve sanık hakkında hapis cezası tercih edildiği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK’nun 50/2 maddesi gereğince hürriyeti bağlayıcı cezasının paraya çevrilmesine yer olmadığına,
Sanık M. Y.’e verilen cezaların süresi, mahkumiyet kararının içeriği, tanık beyanları ve toplanan delillerle üzerlerine atılı suçun sabit olması, kamu görevlisini öldürmeye teşebbüs suçunun CMK.100/3-a maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle tutuklama nedenlerinin var olduğu, verilen cezanın süresine göre kaçma şüphesinin bulunduğu dikkate alınarak, sanık M. Y.’in CMK 100 maddesi gereğince TUTUKLANMASINA, hakkında yeteri kadar tutuklama müzekkeresi çıkartılmasına, tutukluluğundan yakınlarının haberdar edilmesine (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine itirazı kabil olmak üzere)
2- Sanığa yüklenen Kamu Görevlisini Öldürmeye Teşebbüs suçundan verilen ceza süresi, mahkumiyet kararının içeriği, tanık beyanları ve toplanan delillerle üzerine atılı suçun sabit olması, Kamu Görevlisini Öldürmeye Teşebbüs suçunun CMK.100/3-a maddesinde sayılan suçlardan olması nedeniyle tutuklama nedenlerinin var olduğu, tutuklama tarihine göre tutukluluk tedbirinin ölçülü bulunduğu suç için yasada öngörülen cezanın süresi dikkate alındığında tahliyeleri halinde kaçacağına dair şüphenin devam ettiği dikkate alınarak sanığın tutukluluk halinin devamına ve Cezaevine HÜKÜM ÖZETİ GÖNDERİLMESİNE,
3-Katılan kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre İlk Derece Mahkemesi için 3.960,00 TL, istinaf dairesi bakımından 990,00 TL olmak üzere toplam 4.950,00 TL ücreti vekaletin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine
4-Emanetin 2015/5315 sırasında kayıtlı delil torbası içindeki materyallerin, 2015/11758 sırasında kayıtlı mühürlü bez torbanın ve 2016/1219 sırasında kayıtlı bir adet CD'nin dosyada delil olarak saklanmasına,
5-İş bu kamu davası için harcanan 10 davetiye gideri 110 TL ile Adli Tıp gideri 610 TL olmak üzere toplamda 720 TL mahkeme masrafının sanıktan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
Talep gibi;
Yüze karşı olanlar için kararın tefhiminden itibaren, yokluğunda verilenler için tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, CMK 286. Maddesi gereğince Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere sanık, sanık müdafi ve katılan vekilinin yüzlerine karşı, C. Savcısı A. Ç. huzurunda 03.07.2017 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.