(5271 S. K. m. 279, 280, 289)
Maktül S. G.'i kasten öldürmek, katılan Ö. G.'i kasten öldürmeye teşebbüs etmek, 6136 sayılı yasaya muhalefet ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanık K. C. hakkında Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen 14/12/2016 tarihli 2016/272 Esas, 2016/503 karar sayılı mahkumiyet kararına yönelik olarak sanık müdafi ve bir kısım katılanlar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmakla ve kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen hükümler yönünden resen istinafa tabi olmakla dairemize gönderilen dava dosyası üzerinde;
CMK'nın 279.ve 280. maddeleri gereğince yapılan ön inceleme ve esas inceleme sonunda; duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe, diğer belge ve deliller ile istinaf dilekçeleri değerlendirilip, istinaf talep edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinin içeriği dikkate alınarak sanık hakkında kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Sanık K. C.'un aşamalarda değişmeyen savunmalarında geçmişte psikolojik tedavi gördüğünü beyan etmiş olması ve savunmasını doğrular nitelikteki tedavi belgeleri ile Kocaeli Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanlığının 04/10/2016 tarihli ve 16004 sayılı cevabi yazısında sanıkla ilgili olarak "....20/06/2014 - 24/06/2014 tarihleri arasında "uyum bozukluğu, miks-tip, antisosyal kişilik bozukluğu" tanılarıyla yatışı olduğu"nun belirtilmiş olması karşısında şüpheye yer vermemek amacıyla sanığın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek Gözlem İhtisas Dairesinde müşahade altına aldırılması, suçları işlediği sırada 5237 Sayılı TCK'nun 32/1-2. maddesi kapsamında, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini önemli derecede azaltacak şekilde bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun 4. İhtisas kurulundan rapor aldırılması, Gözlem İhtisas Dairesinin raporu ile 4. İhtisas kurulunun raporları arasında çelişki olması halinde, sanığın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek, muayenesi yapıldıktan sonra Adli Tıp Genel Kurulundan rapor aldırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği halde konu hakkında uzman olup olmadığı belli olmayan Adli Tıp Kurumu Şube müdürlüğünde görevli Adli Tıp Uzmanından alınan rapora dayanılarak eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması usul ve yasa hükümlerine aykırı olup, sanık müdafii ile bir kısım katılanlar vekilinin istinaf taleplerinin bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün CMK'nın 289/1-h ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 27.01.2017 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. (¤¤)