(5271 S. K. m. 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 62, 81, 82)
Yerel Mahkemece verilen 08/06/2017 Tarih ve 2016/5 Esas 2017/209 Karar sayılı mahkumiyet kararına karşı Sanık, sanık müdafii ve Katılan Y. E. K. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla ve Kasten Öldürme suçlarından hükmedilen cezalar yönünden de re'sen istinaf incelemesine tabi olan dosya üzerinde CMK'nın 279.ve 280.maddeleri gereğince yapılan ön inceleme ve esas inceleme sonunda;
Gereği düşünüldü:
Dosya içeriği ile dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre;
a) Kasten Öldürme ve 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçlarından yargılanan sanık İ. G.'ün yargılama aşamasında akıl hastalığı ve ceza ehliyeti yönünden ATK Gözlem İhtisas Dairesi ve ATK 4. İhtisas Kurulunca yapılan müşahade, muayene ve kontrelleri sonunda Gözlem İhtisas Dairesince düzenlenen 10/02/2017 tarihli 132 Karar nolu, ATK 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 08/03/2017 gün ve 2017/912 Karar nolu "İ. G.'ün 21/10/2015 tarihinde sanığı bulunduğu suçlara karşı cezai sorumluluğunun TAM olduğuna" ilişkin raporlar ile ATK 4. İhtisas kurulu raporunda tek tek sayılan farklı hastanelerce değişik zamanlarda farklı sebeplerle adı geçen sanığın ruhsal ve akli durumu ile ilgili düzenlenen raporlar arasında çelişki bulunduğu halde, sanığın dava dosyası ile birlikte ATK Genel Kuruluna gönderilerek, muayenesi yapılarak, suç tarihi ve şimdiki hali itibariyle Akli durumu ve ceza ehliyeti konusunda ATK Genel Kurulundan rapor aldırılması, mevcut çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre; Sanık İ. G.'ün katılan F. Y. ile evli olup, 15/03/2015 tarihinde boşandığı, katılan F. Y.'ın M. K. ile bir süredir evlilik gayesi ile birlikte yaşamaya başladığı, sanığın 20/10/2015 tarihinde katılanın çalışmakta olduğu Çekirge Devlet Hastanesine gelerek saat 18:30 sıralarında katılan ile görüştüğü, katılanın hastane bahçesinde sanık ile bir süre konuştuğu, ardından katılanın çalışması gerektiğini söyleyerek hastane içerisine girmesine rağmen sanığın hastaneyi uzun süre terketmediği, bunun üzerine katılan F. Y.'ın, M. K.'ı telefonla aradığı ve M. K.'ın hastaneye gelerek katılanı alıp eve bıraktığı, sanık İ. G.'ün M. K.'ı telefonla aradığı, buluşmak için yer ayarladıkları, katılan F. Y. M. K.'ın gitmesini engellemeye çalıştıysa da M. K.'ın, yanında oğlu olan M. E. K. ile birlikte Çekirge Devlet Hastanesi Acil Servisinin önüne gittiği, ikisinin 21/10/2015 günü saat 01:45 sıralarında hastane bahçesine geldikleri, İ. G.'ün, şahısların yanına yaklaştığı, M. K.'ın sanık İ. G.'ün kolundan tutarak ona "az gel biraz konuşalım" dediği, sanık İ. G.'ün bu esnada pardesüsünün altından silahını çıkarttığı, ilk olarak sol tarafında bulunan M. E. K.'ın yüzüne 1 el ateş ettiği, düşmesini müteakiben dönerek bu kez M. K.'a ateş ettiği, bu şahsın da düşmesi ile şarjör bitene kadar her iki maktule de ayrı ayrı ateş etmeye devam ettiği, 1. şarjör bittikten sonra pardesüsünün cebinden 2. şarjörü çıkarttığı, M. K. ve oğluna ateş etmeye devam ettiği, 3. şarjörü takamadan polis memuru tanık H.A.'ın gelmesi üzerine silahını yere attığı olayda,
Sanığın maktul M. K.'a yönelik eyleminin tasarlanarak işlendiğinden bahisle TCK'nun 82/1-a, 62 Maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmiş ise de; Yargıtay’ın yerleşmiş uygulama ve kararlarına göre, tasarlamanın varlığı için failin suçu işlemeye sebatla ve koşulsuz olarak karar vermesi, işlemeyi amaçladığı suçu soğukkanlı ve sükunetle düşünmesi, suç kararıyla eylem arasında belirli bir zaman geçmesi, ulaştığı ruhi sükunete rağmen bu kararından vazgeçmeyip fiilini icraya başlaması gerekmekte olup,
Suça konu olayda sanığın suç işleme kararının oluşmasıyla tasarladığı eylemi icra arasında kısa bir sürenin geçtiği, bu süreye rağmen suç işleme kararında sebat gösterdiği ve soğukkanlı bir şekilde eylemi icra ettiği hususlarında her türlü şüpheden uzak somut bir delile rastlanmadığı, bu nedenle eyleminde tasarlama unsurunun varlığının tespit edilemediği anlaşılmakla, sanık İ. G.'ün maktul M. K.'ı kasten öldürme suçundan TCK'nun 81/1, 62/1 Maddeleri uyarınca cezalandırılması gerekirken, yeterli gerekçe gösterilmeden tasarlama unsuru gerçekleşmeyen TCK'nun 82/1-a, 62/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Usul ve yasaya aykırı olup, Sanık, Sanık Müdafi ve Katılan Y. E. K. Vekilinin istinaf talepleri bu sebeplerle uygun görülmekle mahkumiyet hükümlerinin CMK'nın 280/1-b ve 289/1-g-h maddeleri uyarınca BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kesin olmak üzere 24.10.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)