(5271 S. K. m. 223, 280, 286, 291) (5237 S. K. m. 29, 50, 52, 53, 61, 62, 86, 87)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı katılan tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; dosya kapsamı itibariyle, istinaf talebinin yeniden yargılama yapılarak değerlendirilebileceği kanısına ulaşıldığından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, 7035 sayılı Kanunun 15. maddesiyle değiştirilen 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılan duruşmalı yargılama sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2015 gün ve 2015/598 Esas sayılı iddianamesiyle; Olay tarihinde sanık E. A.'ın, kira borçlarını ödeyemeyen katılanı işyerine çağırdığı, burada önce kira borçlarının ödenmesi husunda konuştukları, ancak aralarında çıkan anlaşmazlık üzerine sanığın katılana yumrukla vurmak suretiyle katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı,
Her ne kadar beyanları alınan tanıklar yaralama hadisesini doğrulamamışlar ise de, katılan ile sanığın aralarında mevcut olan ve olayda çözülemeyen ihtilaf ve dinlenen tanıkların sanığı tanıyan ve sanık ile şahsi veya ticari ilişki içinde olan şahıslar olması hususları ile katılanın aynı gün hastaneden aldığı darp eylemini doğrulayan rapor birlikte gözetildiğinde, bu aşamada tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği ve kamu davası açılması için yeterli delilin bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmış olduğundan müsned suçu işleyen sanığın yargılanmasının yapılarak, eylemini katılanın kira borçlarını ödememesinden mütevellit haksız tahrik altında gerçekleştirmesi sebebiyle haksız tahrik indirimi de tatbik edilmek suretiyle, eylemine uyan TCK'nin 86/2, 29/1, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ:
Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2016 gün ve 2015/159 Esas, 2016/1427 Karar sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle CMK2nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
SAVUNMA:
Sanık E. A. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama aşamasında hakkındaki yakalama emri gereği hazır edildiği Büyükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinde 05.10.2015 tarihinde alınan savunmasında, ''Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Müşteki benim kız kardeşimin kiracısıdır. Müştekinin evi ile benim iş yerim karşılıklıdır. Müşteki kız kardeşime olan kira borçlarını ödememiş bende müştekiyi konuşmak için iş yerime çağırdım. Konuştuk. Ben bu borçları ödeyeceğim dedi. Daha sonra bizim iş yerinden ayrıldı. Daha sonra gidip şikayet etmiş beni. Müşteki ile aramızda kesinlikle bir tartışma olmadı. Ben kendisini kesinlikle darp etmedim. Müştekinin eşi daha sonra bizim iş yerimize geldi. Müştekinin uyuşturucu bağımlısı olduğunu kendi kendini darp etmiş olabileceğini söyledi. Suçsuzum. Beraatimi istiyorum. Ceza verilmesi halinde hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasını istiyorum. Ceza verilmesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışmak istemiyorum. Şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık E. A. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama aşamasında 03.02.2016 tarihli oturumda alınan ek savunmasında, ''Ben Esenyurt'ta müteahhitlik yaparım, benim ofisimin karşısında kız kardeşime ait olan bir daire vardır, müşteki B. B. ise oranın kiracısıdır, kendisini şahsen tanımam, olay tarihinde B. B.'un kardeşime 3 aylık ödenmemiş kira borcu olduğundan olayın benim ilgilenmem istendi, B. B. benim Esenyurt'ta bulunan ofisime geldi, o sırada yanımda müşterilerim ve kardeşim H. A. da vardı, müştekinin ifadesinde sakallı olarak bahsettiği kişi kardeşim olabilir, çünkü o sırada ofiste sakallı olan bir tek kardeşim vardı, biz müşteki B. B. ile kira ödemesi konusunda 1-2 dakikalık konuşmamız oldu, bu konuşmanın ardından abisinden borç para istemek için telefonda görüştü ve bana abimden de para alamayacağını ve başka birinden para bulacağını ve tekrar geri dönerek ödeme yapacağını söyledi ve ofisimden ayrıldı, bu esnada kendisi ile herhangi bir tartışma veya kavga yaralama ya da kağıt imzalama gibi bir durum olmadı, zaten o sırada ofiste müşterilerde vardı, dosyada da bu konuda tanıklar vardır, gerekirse dinlenebilir, B. B.'un ofisten ayrılmasından hemen sonra bizde müşteriler ile birlikte ofisten iş gereği ayrıldım, ancak ofiste kardeşim olan H. A. kaldı, daha sonradan B. B. ofise gelerek kardeşim olan H. A. ile aralarında tartışma olmuş olabilir, onu bilemiyorum, müşteki olan B. B. kardeşim olan H. A.'ı hiç tanımaz, beni ise ismen tanır, kendisi ile benim ve kardeşim H. A.'ı yüzleştirilmemi talep ediyorum, kendisi beni kardeşim ile karıştırıyor olabilir, kardeşim siyah kuşak tekvandocudur, böyle bir olayı yapmaya meyillidir, beni de dolandırmıştır, hakkında da bu hususta açtığım dolandırıcılık davası derdesttir, ben müştekinin kendisine karşı herhangi bir yaralama eyleminde bulunmadım, suçsuzum, beraatimi talep ediyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık E. A. Dairemizce yapılan yargılamada 13.04.2017 tarihli oturumda alınan savunma ve ek savunmasında; ''Önceki savunmalarım doğrudur, aynen tekrar ederim, yaralanma ne şekilde oldu hiç bir fikrim yoktur, ben katılana kesinlikle vurmuş değilim, ben şahsı ömrümde bir kez gördüm kendisini tanımam, kendisi benim ofisime ödeyemediği kiralar sebebiyle bu hususta görüşmek üzere geliyor, bu daire benim ofisimin karşısındadır, kendisi benim yanıma geldiğinde ailevi sorunları nedeniyle daireyi şuanda boşaltamayacağını söyledi, aramızda bu şekilde konuşma geçti buna dair şahitlerim vardır, bunun dışında kendisiyle kesinlikle hiç bir görüşmem olmamıştır, görüşme esnasında kendisi kardeşi R. B.'u aradı ardından ben parayı bulmak için gidiyorum dedi ve ayrıldı, daha sonra kendisi benim hakkımda şikayette bulunmuş, kesinlikle bir menfaat ilişkimiz yoktur, katılan önce ofisimde bulunan sakallı bir şahıs tarafından darp edildiğini benim de bir kez vurduğumu beyan etmiş, daha sonra alınan raporlar doğrultusunda Büyükçekmece C. Başsavcılığı takipsizlik kararı verdi, daha sonra katılan Çan C. Başsavcılığına yeniden müracaatta bulunuyor ve olay buralara kadar geliyor, aşamalardaki ifadeleri çelişkilidir, katılanın iddia ettiği şekilde bir yaralanmaya ilişkin doktor raporu da mevcut değildir, daha sonra kendisi beni telefonla arayarak benden para talep ettiğini belirtti, bana bu işi sizin yapmadığınızı biliyorum ama para sizde ben sizden para istiyorum dedi, bana 40.000-50.000 TL para vermeniz lazım dedi, benim ofisime geldiği gün kendisi eşiyle de tartışmış eğer darp edilmiş ise eşiyle tartışması sırasında da bu yaralanma olmuş olabilir, ben katılanla bundan önce duruşmada yüz yüze gelmedim, ben bu şahsı darp etmediysem bu şahıs da bu kadar ısrarla bu iddialarda bulunuyor ise acaba dedim beni kardeşim ile mi karıştırıyor diye düşündüm, o nedenle önceden bu yönde beyanda bulunmuştum, ancak daha sonra kendisi benden para isteyince o düşüncemden de vazgeçtim, benim ofisimde kameralar vardır herhangi bir olay gerçekleşmiş olsa idi bu kameralardan tespit edilebilirdi karakol tarafından kaale alınmadığını gören kişi gelip benim ofisime dönüp ortalığı yıkmazmıydı. Böyle bir olayda ağzının burnunun kanadığını söyleyen insan karakola gitmez mi olay yeri çarşının ortasıdır, feveran etmez mi kimseden yardım istemez mi o kadar kamera kayıtları varken bunların temini hususunda çabada bulunmaz mı bu şahsın uyuşturucu kullandığını kendi eşi beyan etmektedir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN ŞİKAYET VE DELİLLERİ:
Katılan B. B. Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada 01.10.2015 tarihli oturumda alınan beyanlarında, ''Ben daha önce talimat yolu ile ifade vermiştim, vermiş olduğum ifadem doğrudur aynen tekrar ederim, olay tarihinde ev sahibim E. A. ile konuşmak için ofisine gittim, konuşmaya başladık, o sırada E.'ın yanında kimse yoktu, sonradan yanına ismini bilmediğim bir şahıs geldi, bana darp olayı bu şahsın yanında oldu, E. çeneme yumruk attı, dişim yerinden çıktı, sonradan yapılan ayrıntılı incelemede çenemin kırık olduğu tespit oldu, ameliyat oldum, ilgili belgeler Çanakkale Devlet Hastanesinde mevcuttur, oradan celp edilmesini talep ediyorum, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan B. B. Dairemizce yapılan yargılamada 13.04.2017 tarihli oturumda alınan beyanlarında, ''İstinaf dilekçemin içeriğini ve önceki beyanlarımı tekrar ederim, sanığın babasıyla kira bedeli üzerine konuşacaktım oğlunun ofisine gitmemi söyledi ve sanığın ofisine gittim, sanık ofiste tek başınaydı, bana kiranın neden geciktiğini sordu ben de durumumu anlattım, ailevi sorunlarımı anlattım, ardından sanığın kardeşi H. A. geldi E. A. evi boşaltmam için bir kağıt yazdı ben de ağabeyimi arayarak kağıttaki metni okudum, ağabeyim imzalamamı söyledi ben de imzalamayacağım dedim, E. A. imzala lan şunu dedi bana bir tane çeneme vurdu sonra kardeşiyle beni darp etmeye başladılar, ben de kendimi dışarıya attım E. A. peşimden yetişti sokak ortasında beni tekrar içeriye çekmek ve tekrar konuşalım dedi, ben de konuşmak istemiyorum dedim, kendi imkanlarımla ben arabaya dinip Esenyurt Kıraç polis merkezine gittim ve şikayette bulundum ağzım kırık olduğundan kendimi polislere anlatamadım, yazı ile anlatmaya çalıştım, sonra yine kendi imkanlarımla Esenyurt devlet hastanesinde acilde pratisyen doktordu sanırım ondan sadece darp cebir raporu aldım sadece ağzımı açmamı istedi ağzımın içi kandı ona istinaden bana darp cebir raporu verdi, ben baktım burada işin içinden çıkamayacağım İstanbulda yalnızım ailem Çan'da, kendi imkanlarımla arabamla aracı ben kullanarak Çan'a geldim, tam tarihini hatırlayamayacağım ama Biga devlet hastanesine gittim oradaki doktorun demesine göre çenemin kırıldığını öğrendim, çenem kırıldığı için daha donanımlı olan Çanakkale devlet hastanesine gittim ve orada ameliyat oldum, ben ofise ilk girdiğimde ofiste sadece E. A. vardı, H. A. sonradan geldi'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
ESAS HAKKINDA MÜTALAA:
İddia makamı Dairemizde yapılan yargılama aşamasındaki esas hakkındaki mütalaasında; Sanığın kira borcu bulunan katılanı görüşme yapmak için işyerine çağırdığı, yapılan görüşmede kira borcunu tahsil edemeyen sanığın katılandan tahliye hususunda yazılı belge istediği, katılanın yazılı belge vermeyi kabul etmemesi üzerine oluşan tartışmada sanığın katılana vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek oluşan kırığın hayat fonksiyonlarına orta(3) derecede etkileyecek şekilde yaraladığını, sanığın kira borcunun ödenmemesi ve evden tahliye talebinin kabul edilmemesi nedeniyle katılandan kaynaklı haksız tahrik altında müsnet suçu işlediği, katılanın aşamalardaki beyanları, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından katılan istinaf talebinin kabulü ile, Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2016 tarih, 2015/159 (E) ve 2016/1427 (K) sayılı kararın kaldırılarak sanığın eylemine uyan TCK'nin 86/1, 87/3, 29, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle mütalaada bulunmuştur.
DELİLLER:
1-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı,
2-Sanığın savunmaları,
3-Katılanın beyanları,
4-Tanık anlatımları,
5-Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 07.08.2014 ve 02.03.2016 tarihli katılan B. B.'un yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna dair rapor içerikleri,
6-İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 11.05.2017 tarihli katılan B. B.'un yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derecede olduğuna dair rapor içeriği,
6-Müzekkere cevapları ve tutanaklar.
TANIK ANLATIMLARI:
Tanık E. S. Dairemizde yapılan yargılamada 06.07.2017 tarihli oturumda alınan beyanlarında, ''E. bey ile biz daire pazarlığı için görüşüyorduk, sonra da zaten görüştüğümüz bu daireyi satın aldık, daire pazarlığı yaptığımız süre içinde ofise şahıs girdi, sanırım bir kira borcu varmış, maddi sıkıntısı nedeniyle ödeyemeyeceğine dair mazeretini söyledi, karşılıklı görüştüler ve ofisten ayrıldı, ofise girip çıkması birkaç dakika içerisinde oldu, içerde fazla durmadı, görüşme bittikten sonra kendisi ofisi terk etti, ben herhangi tartışmaya ve darp olayına tanık olmadım, ekleyeceğim başka bir husus yoktur'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık S. K. Dairemizde yapılan yargılamada 06.07.2017 tarihli oturumda alınan beyanlarında, ''Ben E. beyin olduğu caddede esnaflık yaparım, ileri derecede bir arkadaşlığımız yoktur, ancak oturup kalkmışlığımız vardır, olay tarihinde bir daire almak için sanığın işyerine gittim, yanımda E. S. isimli arkadaşımda vardı, hatta daha sonra da bu daireyi satın aldım, orada bulunduğumuz esnada daha önceden tanımadığım bir şahıs geldi, sanıkla kira meselesi üzerine bir konuşma yaptılar, 20-25 dakika kadar işyerinde kaldı, hatta oradan telefonla abisini aradı, detaylarını hatırlamıyorum, sanıkla aralarında bir tartışma yaşanmadı, sadece az önce söylediğim konuda bir konuşma geçti, sanığın kardeşinin o esnada orada olduğunu hatırlamıyorum, sanırım yoktu, şahıs gittikten sonra biz pazarlığımızı tamamladık, ardından biz de çıktık, benim yanımda herhangi bir tartışma ya da darp olayı olmadı'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık H. A. Dairemizde yapılan yargılamada 06.07.2017 tarihli oturumda alınan beyanlarında, ''Olay tarihinde ben abimle birlikte ofisteydim, biz kira ödemesi gerektiği için katılanı ofise davet etmiştik, aradan uzun zaman geçtiği için ben katılanın geldiği saati tam olarak hatırlamıyorum, katılan ofise geldiğinde E. S. ve S. K. da bir ev alım satımı nedeniyle ofisteydi, katılan içeri girdi, kira alacağımızdan dolayı görüştük, kendisi ödeyemeyeceğini ancak abisinden yardım isteyeceğini söyledi ve telefonla görüşme yaptı, görüşmeden sonra da abisinin yardım edemeyeceğini ancak borcunu ödemek için para bulmaya çalışacağını söyledi ve ofisten ayrıldı, E. S. ve S. K.'la daire alım satım işini biz sürdürdük, aynı gün eşi ofisimize geldi, evi boşaltacağını ancak taşınma için gerekli parasının olmadığını söyleyerek yardım istedi, biz de araç ücretini karşıladık, sanırım aynı gün eşi evi boşalttı'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
KANITLARIN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Katılanın, sanığın Esenyurt'ta bulunan binasının bir dairesinde kiracı olarak oturduğu, ancak kira parasını ödememesi üzerine sanığın olay günü katılanı yine Esenyurt'ta bulunan işyerine çağırdığı, burada yapılan görüşmede katılanın kira borcunu ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine kira borcunu katılandan tahsil edemeyen sanığın katılandan tahliye hususunda yazılı belge istediği, katılanın yazılı belgeyi vermeyi de kabul etmemesi üzerine oluşan tartışmada sanığın katılanı darp ederek onu hayati tehlike oluşturmayacak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve oluşan kemik kırığının yaşam fonksiyonlarını orta (3) derece de etkileyecek şekilde yaraladığı, sanığın, katılanın kira borcunu ödememesi ve tahliyeyi de kabul etmemesi nedeniyle atılı suçu işlediği anlaşıldığından sanık lehine TCK'nin 29. maddesinde öngörülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının da gerektiği, sanık hakkında soruşturma aşamasında 07.08.2014 tarihli ve yapılan aşamalarda alınan 02.03.2016 tarihli raporlarda katılanın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek olduğu belirtilmiş ise de; bu raporların katılanın Çanakkale Devlet Hastanesinde katılan ile ilgili tedavi evrakları ve grafikleri temin edilmeden düzenlenmiş olması sebebiyle hükme esas alınamayacağı, Çanakkale Devlet Hastanesinde katılan ile ilgili tedavi belgelerinde katılanda kemik kırığının tespit edildiği, bu itibarla mahkememizce yapılan yargılama aşamasında alınan İstanbul Anadolu Adli Tıp Kurumu'nun 11.05.2017 tarih ve 2017/11044 sayılı raporunun hükme esas alınması gerektiği, bu durumda her ne kadar sanığın TCK'nin 86/2 maddesi uyarınca cezalandırılması talep edilmiş ise de sanığın eyleminin TCK'nin 86/1 ve 87/3 maddelerinde öngörülen suça uyduğu ve sanığın ek savunmasında tespit edildiği her ne kadar sanık suçlamayı kabul etmemiş ve tanıklar S. K., E. S. ve H. A. olay tarihinde sanığın katılana yönelik kasten yaralama eyleminde bulunmadığını beyan etmiş iseler de tanık H. A.'ın sanığın kardeşi olduğu, tanıklar S. K. ve E. S.'nün de sanıkla aynı caddede esnaflık yapmaları sebebiyle aralarında yakınlığın bulunduğu, bu nedenle mahkememizce tanıkların beyanlarına itibar edilmediği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği, iddia, katılanın aşamalardan itibaren değişmeyen beyanları, iddiayı doğrulayan doktor raporu ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğundan Büyükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2016 tarih ve 2015/159 esas, 2016/1427 karar sayılı sanığın beraatine ilişkin hükmü hukuka aykırı görülmekle CMK'nin 280/2 maddesi gereğince kaldırılmasına, sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması uygun ve yasal görülmüştür.
HÜKÜM:
AÇIKLANAN GEREKÇELERLE;
1-)CMK'nin 280/2 maddesi gereğince Büyükçekmece 1.Asliye Ceza Mahkemesine ait 2015/159 Esas, 2016/1427 Karar sayılı 03/11/2016 tarihli hükmünün KALDIRILMASINA,
2-a)Sanık E. A.'ın, katılana yönelik üzerine atılı kasten yaralama suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi gereğince ve aynı yasanın 61 maddesi hükümleri de göz önünde bulundurularak, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın suç işleme sebep ve saiki ile yaralamanın niteliği de göz önünde bulundurularak alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir neden bulunmadığından ve takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
b-Kasten yaralama eylemi katılanda kemik kırılmasına neden olduğundan TCK'nin 87/3 maddesi uyarınca verilen ceza 1/6 oranında artırılarak sanığın 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
c-Sanığın kasten yaralama eylemini haksız tahrik altında işlediği anlaşıldığından cezasında TCK'nin 29/1 maddesi uyarınca takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak sanığın 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
ç-Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak ve takdiren TCK'nin 62/1 maddesi gereğince sanığın cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 8 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
d-Sanık hakkında başkaca arttırma ve eksiltme yapılmasına yer olmadığına,
e-Sanık hakkında verilen hapis cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak TCK’nin 50/1-a maddesi uyarınca bir günü takdiren 20,00 TL den hesap edilerek sanığın NETİCETEN 5.240,00 TL. ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
f-Sanığa verilen adli para cezasının, paranın satın alma gücü sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak TCK'nin 52/4 maddesi gereğince birer ay ara ile 10 (on) eşit taksit halinde tahsiline, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ihtaratına, ( ihtarat yapıldı )
g-Sanığın adli sicil kaydı dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceğine dair olumlu vicdani kanaat oluşmadığından sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına,
3-)Bu dava için sarf edilen 16 adet davetiye gideri 176 TL, Adli tıp raporu gideri 100,00 TL, posta gideri 19,70 TL, adli tıp gideri 100 TL olmak üzere toplam 295,70 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-)Kesinleşmiş hükmün soruşturma evresinde görev alan kolluk birimlerine gönderilmesine,
Dair, sanık müdafinin yüzüne karşı, C. Savcısının huzuruyla isteme uygun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 291. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde, Dairemize veya Dairemize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe veya hakime onaylatılmak koşuluyla zabıt katibine beyanda bulunmak ve tutanağa geçirilmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/10/2017 (¤¤)