(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 3, 29, 35, 61, 62, 86)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nin 279. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda;
Dairenin yetkisi, başvurunun süresi, kararın niteliği ve başvuranın sıfatı yönünden sanığın istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna ve 5271 sayılı CMK'nin 280. maddesi gereğince başvurunun esası hakkında inceleme yapılmasına karar verilmekle işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Gerekçeli karar başlığına hatalı yazılan T. K.'nın sıfatının “Sanık” biçiminde karar yerinde düzeltilmesi olanağı bulunduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre,
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Açıklanmakla hükmün esasını oluşturan kısa kararda TCK’nin 86/2, 86/3.e ve 29/1. maddeleri uyarınca "6 ay 22 gün hapis" cezasıyla mahkûmiyetine hükmolunan sanık hakkında, yasal olanak bulunmadığı halde "TCK’nin 62/1. maddesi uyarınca sonuç olarak 112 gün adli para" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesinin yanı sıra "112 gün adli para cezasına" ilişkin bölümün de gerekçeli kararın hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle karışıklığa ve çelişkiye neden olunması,
2- Suç tarihinde katılan Y. S.'ı kasten yaralamaya teşebbüs suçunu işlediği sabit kabul edilen sanık T. K. hakkında temel cezanın, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesinde öngörülen suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği yer ve zaman, oluşan zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saiki ölçütleriyle dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle belirlenmesi gerekirken, dosya kapsamındaki kanıtlar değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeleri de gösterilmeden, adalet duygularını zedeleyecek ve TCK'nin 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesini bozacak biçimde, yasadaki tanımların tekrarı suretiyle yetersiz ve eksik gerekçeyle sanığın seçimlik cezalardan hapis cezasıyla en üst sınırdan mahkûmiyetine karar verilmesi,
3-İşlemeyi kastettiği basit yaralama suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilen sanık hakkında TCK’nin 35/2. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapıldığının belirtilmesine rağmen yarı oranında indirim yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık T. K.’nın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi aracılığıyla aynı Kanunun 280. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nin 283/1. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine, KESİN olmak üzere 10.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)