(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 43) (5271 S. K. m. 34, 230, 280, 284, 289)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla CMK'nun 279. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Sanık hakkındaki hükmün Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 maddeleri gereğince, bölge adliye mahkemesi incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm delillerin bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, varsa tanık beyanı, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunu, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, mahkemedeki sorgusunda suçlamayı kabul etmediğini ve polis ifadesini teyit etmediğini ifade eden sanığın üzerine atılı suç yönünden değerlendirme yapılabilmesi bakımından soruşturma aşamasında beyanı alınan ve polisteki ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğunu bildiren müştekinin beyanı alınmadan eksik incelemeyle ve yeterli gerekçeden yoksun şekilde mahkumiyet karar verilmesi,
Kabule göre de:
İddianamede sanığın 07/02/2014 tarihinde müştekiye silah doğrulttuğunun, 11/02/2014 tarihinde de döner bıçağı ile müştekiye saldırdığının iddia edilmesi ve iddianamede sanık hakkında TCK'nun 43/1 maddesinin uygulanmasının da talep edilmesine rağmen herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin TCK'nın 43/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi,
Yasaya aykırı ve sanığın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine CMK'nun 284.maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle 09.02.2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)