(5271 S. K. m. 223) (5237 S. K. m. 106)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın üzerine atılı tehdit suçundan dolayı şikayetten vazgeçme nedeni ile CMK'nun 223/8 maddesi gereğince düşme karar verilmiş ise de; mahkemenin iddianamedeki sevk maddesi ile bağlı olmadığı, dava konusu yapılan eylemi nitelendirme ve hukuki tavsifin mahkemeye ait olduğu, sanığın müşteki A.'ye "...ölümün benim elimden olacak" şeklindeki sözlerle tehditte bulunduğu iddia edildiğine göre, TCK 106/1-1.cümlesinde düzenlenen, vücut dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle, tehdit suçunun takibi şikayete bağlı suçlardan olmadığı halde, olaya ilişkin görgü tanıkları Z. A., M. K. ve A. G.'in beyanları alındıktan sonra, sonucuna göre, sanığın hukuki durumu belirlenerek, 6367 Sayılı yasa ile CMK 253, 254. maddelerinde yapılan düzenleme ile TCK 106/1.maddesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığı da gözetilerek, sanığın hukuki durumunun taktir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yasal olmayan gerekçeyle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan incelemesi yapılan hükmün CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)