(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 50, 52, 62, 125) (5271 S. K. m. 34, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A) Hakaret suçundan kurulan hükmün İstinaf incelemesi sonucunda; TCK'nun 125/2-1, 62, 50, 52 maddeleri gereğince sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1500 TL adli para cezasına dair hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurma olanağı bulunmayıp karar kesin nitelikte olduğundan CMK'nun 272/3-a, 279/1-b maddeleri gereğince sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
B) Tehdit suçundan kurulan hükmün istinaf incelemesi sonucunda;
Sanık hakkındaki hükmün Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 maddeleri gereğince, bölge adliye mahkemesi incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm delillerin bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, varsa tanık beyanı, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunu, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekmektedir. İddianamede bahsi geçen "emin ol o iki çocuk senin ve ailenin on numara düşmanı olacak, …………. elamın S.'ı da getiririm......, içeri girersem bayram sonra E. gereğini yapar, seni mahvederim, bela ise bir canım var başka da birşeyim yok" şeklindeki sözlerin, hangi gerekçe ile TCK'nun 106/1-2 cümlesinde belirtilen ve şikayete bağlı olan sair tehdit suçu yerine TCK'nun 106/1-1. cümlesinde ifade edilen tehdit suçuna uyduğunun açıklanmaması ve bu şekilde gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
Kabule göre de;
02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. Maddesi ile değişik CMK'nun 253/1 maddesi uyarınca istinnaf incelemesine konu ve TCK'nun 106/1-1 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; TCK'nun 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35. Maddesi ile değişik CMK'nun 254. Maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, yasaya aykırı istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Bozma kararı yönünden CMK'nun 284.maddesi gereğince KESİN olmak üzere, istinaf başvurusunun reddine dair karar yönünden ise, CMK'nun 267, 268, 279/1-son maddesi gereğince Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın gelişi tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliği tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle öncelikle dairemizce değerlendirilmek üzere İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle 13/07/2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)