(5271 S. K. m. 253, 254, 284, 289) (5237 S. K. m. 7, 106)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık T. A. ve C. Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü: İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hükümden önce 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. Maddesi ile değişik CMK'nun 253/1 maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu ve TCK'nun 106/1-1 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; TCK'nun 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35. Maddesi ile değişik CMK'nun 254. Maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek uzlaşma işlemi yaptırılmaksızın hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanığın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g-h ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK'nun 284.maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle 12/09/2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)