(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 86, 106) (5271 S. K. m. 34, 230, 253, 254, 280)
Yerel mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla CMK'nun 279. Maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda istinaf başvurusunun kabul edilebilir olduğuna karar verildikten sonra gereği düşünüldü.
Sanık hakkındaki hükmün, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230. maddeleri gereğince, bölge adliye mahkemesi incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm delillerin bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık beyanı ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekmektedir.
Kasten Yaralama Suçu Yönünden;
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı 5237 sayılı TCK’nın 86/2. maddesi kapsamındaki Basit Yaralama suçunun, 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşmaya tabi olması, soruşturma aşamasında sadece Kötü Muamele suçu yönünden müşteki D. G.'e uzlaşma teklif edildiği ve uzlaşma formu düzenlendiği, sanığın 25/11/2015 tarihli yakalama müzekkeresi ile alınan savunmasında da müşteki ile barıştıklarını şikayetinden vazgeçtiğini belirtmesi karşısında, müşteki D. G.'in Mahkemesince dinlenerek müştekinin şikayetinin devam edip etmediğinin tespiti ile taraflara anılan maddelerde öngörüldüğü biçimde uzlaşma önerisinde bulunulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Müşteki D. G.'in soruşturma aşamasında alınan 10/04/2014 tarihli beyanında; aralarındaki geçimsizlik nedeni ile sanığın kendisini devamlı darp ettiğini ve bir aydır ayrı olduklarını belirttiği, oysa ki müştekiye ait Adli Muayene Raporunun 17/12/2014 tarihinde düzenlendiği ve "eskiden kalma sağ ayak lateralinde krut bağlamış yaralar" bulgusundan bahsedildiği, müştekinin beyanı ve adli rapor tarihi ve içeriğindeki bulgular birlikte değerlendirildiğinde aradan geçen uzun zaman da dikkate alındığında, katılanın soyut beyanı beyanları dışında, sanığın Kasten Yaralama suçunu işlediğine ilişkin, sübuta götüren, kararın dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, Adli Rapor ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açıklanması ve gerekçelendirilmesi gerekirken yeterli, dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu olmayacak gerekçeler ile sanık hakkında Mahkumiyet hükmü kurulması,
Tehdit Suçu Yönünden;
Sanığın müşteki Y. K.'a yönelik Tehdit suçundan dolayı TCK.nun 106/1.1,43 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanabilmesi için, bir suç işleme kararıyla, değişik zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suçun birden fazla kez işlenmesi gerekli olup, sanığın, müştekiye ait 0 534 899 06 02 numaralı cep telefonuna 15/04/2014 günü, 17:45,17:50 ve 18:04 saatlerinde gönderdiği 3 adet mesaj ile tehdit içeren sözler sarfettiği, aynı gün araya belli bir zaman aralığı girmeksizin aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerinden dolayı hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı,
Kabule göre de;
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. Maddesi ile değişik CMK'nun 253/1 maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu ve TCK'nun 106/1-1 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; TCK'nun 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35. Maddesi ile değişik CMK'nun 254. Maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş olup istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf talebi bu nedenle uygun görülmekte HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dair, CMK'nun 280/1-b maddesi uyarınca kesin olarak oybirliğiyle 11/01/2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)