(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 230, 260, 267, 268, 279, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Mağdur G. Ç.'ın istinaf talebi yönünden;
Mağdur G. Ç. kovuşturma evresinde 08/09/2016 tarihli duruşmada şikayetçi olmadığını ve katılan sıfatı almak istemediğini beyan ettiğinden, CMK 260/1.maddesi uyarınca kararı istinaf hakkı bulunmadığından CMK 279/1.b.maddesi uyarınca mağdur G. Ç. yönünden İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
Sanık İ. Ç.'ın istinaf talebi yönünden;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkındaki hükmün, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230. maddeleri gereğince, bölge adliye mahkemesi incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm delillerin bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık beyanı ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekmektedir.
Davaya konu somut olayda, sanığın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde istikrarlı bir şekilde suçlamayı inkar yoluna gittiği, müştekinin soruşturma aşamasındaki anlatımında sanık tarafından pompalı silahla tehdit edildiğini ileri sürdüğü, ancak kovuşturma evresinde Esas ise tehdit edilmediğini ve şikayetçi olmadığını ifade ettiği, müşteki beyanının çelişkili olduğu görülmüştür. Sanığın cezalandırılabilmesi için şüpheden arındırılmış suçun işlendiği hususunda tam ve kesin bir vicdani kanaatin oluşması gerekmektedir, aksi takdirde şüphenin sanık lehine yorumlanması kuraldır. Bu açıklamaların ışığında mahkemenin hangi delile dayandığı, sanığın tüm aşamalardaki inkara yönelik savunması karşısında müştekinin kovuşturma evresindeki ifadesi ile çelişen soruşturma evresindeki ifadesine (Müştekinin çelişkili beyanlarına) hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı açıklanıp tartışılmadan karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, bu itibarla sanığın istinaf sebepleri yerinde görülmekte CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Bozma kararı yönünden CMK'nun 284. maddesi gereğince kesin olmak üzere, istinaf başvurusunun reddine dair karar yönünden ise, CMK'nun 267, 268, 279/1-son maddesi gereğince Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın gelişi tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan yönünden ise tebliği tarihinden itibaren yedi gün içerisinde hükmü veren dairemize bir dilekçe verilmek ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13.Ceza Dairesine İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile 17.01.2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)