(5237 S. K. m. 43, 265) (5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
TCK'nın 265. maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda;
Bursa 16. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2012/7569 sayılı icra takibi dosyasından dolayı hacze gidildiğinde borçlu M.'ın kardeşi Sedat'ın alacaklı vekili Avukat H.'a ''burada işlem yapamazsınız, burdan benim cesedimi çıkartırsın, seni yaşatmam '' dediği, müşteki Avukat' a saldırınca araya polisin girdiği bir süre sonra olay yerine M. ve N.'in geldikleri müşteki H. ve İcra Memuru mağdur G.'e ''çıkın lan şerefsizler siz kim oluyorsunuz da benim işyerime geliyorsun'' diye bağırarak müşteki H.'a fiili saldırılarda bulundukları, M.'ın müşteki H.'a'' seni s...m seni öldürürüm sen kimsin lan burda işlem yapıyorsun'' diyerek müşteki H.'a yumruk attığı ancak müşteki H.'ın bu eylemden iz bırakan darbe almadığı, araya olay yerinde bulunan görevlilerin girdiği, N.'in de müşteki H.'a birçok küfürler ettiği, öldürmekle tehdit ettiği, otodan aldığı beyzbol sopasıyla müşteki H.'ı darp etmeye teşebbüs ettiğinde, görevli polislerin engel olduklarının iddia edildiği ve Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda da sanığın müşteki alacaklı vekili Av. H. K.'a yönelik eylemin birden fazla kişi ile tehdit, müşteki icra memuruna yönelik olarak da görevi yaptırmamak için direnme olarak kabulü ile cezalandırılması yoluna gidilmiş ise de;
Sanığın eyleminin bir bütün olarak TCK.nun 265/2-3,43/2 maddelerinde düzenlenen müştekilerin görevini yerine getirmesini engellemek amacıyla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek, yetersiz gerekçe ve değerlendirmeler ile sanığın her iki müştekiye yönelik eylemlerinden dolayı ayrı ayrı cezalandırılması yoluna gidilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf talebi bu nedenle uygun görülmekte CMK.nun 280/1-b maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, KESİN olmak üzere oybirliği ile 25.04.2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)