(2709 S. K. m. 141) (5271 S. K. m. 34, 225, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
CMK’nın 225/1. maddesine göre hükmün konusunun iddianamede anlatılan eylemlerle sınırlı bulunması ve davaya konu iddianame ile sanığın, katılan ile yüz yüze yaptıkları görüşmeler sırasında tehdit içeren sözler söylediğinin iddia olunması karşısında, katılanın yargılama aşamasında sanığın, telefon ile yaptıkları görüşmeler sırasında da tehdit içeren sözler söylediğini ve kendisinin bunu kayıt altına aldığını belirterek mahkemeye konuşmaları içeren CD sunması ve mahkemesince kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve gerekçeli kararda da bu konuşmalar sırasında söylenen sözlerin hükme esas alınması suretiyle CMK.nun 225/1 maddesine aykırı hareket edilmesi,
Sanık hakkındaki hükmün, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK'nun 34, 230 maddeleri gereğince, bölge adliye mahkemesi incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı bu nedenle kararın dayandığı tüm delillerin bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık beyanı ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçe ile hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda;
Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçlardan dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın tüm aşamalarda atılı suçları inkar ettiği, mahkemesince kovuşturma aşamasında beyanlarına başvurulan Z.Ç., A.G. ve S.Ö.'in ifadeleri arasında çelişki oluşması nedeni ile bu çelişkinin giderilmeye çalışılması, giderilememesi halinde ise hangi ifadeye neden üstünlük tanınarak hükme esas alındığının denetime olanak verecek şekilde kararda gerekçelendirilmesi gerekirken yeterli, dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu olmayacak gerekçeler ile sanık hakkında Mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın 08/05/2015 ve 12/05/2015 günü gerçekleşen eylemler ile katılana yönelik tehdit suçunu işlediği kabul olunmakla, TCK 43.maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında her iki suç yönünden ayrı ayrı hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olduğundan, sanığın istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olmakla incelemesi yapılan hükmün CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine kesin olmak üzere oybirliği ile 08.05.2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)