(5237 S. K. m. 43, 106, 125, 265) (5271 S. K. m. 253, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükümde, sanığın, müştekilere karşı aynı anda TCK’nun 125/3-a-4, 43/1-2, maddelerinde tanımlanan suçu da işlediği ve bu suçtan da mahkum olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesi gereğince tehdit suçundan uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilerek, dosya görüşüldü;
Tanıklar M.K.İ. ve C.Ç.'ın beyanları ile olay tutanağı içeriği dikkate alındığında sanığın adli işlem yapılmak üzere yakalandığında görevli polis memurlarını tehdit etmek suretiyle TCK'nın 265/1, 43/2 maddelerinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği gözetilmeden vasıflandırmada hataya düşülerek ve yeterli gerekçeden yoksun şekilde sanığın TCK'nın 106/1-1.c. maddesinde düzenlenen tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün CMK'nun 289/1-g ve 280/1-b maddeleri gereğince BOZULMASINA, Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE
CMK'nun 284.maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle 12.05.2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)