(5271 S. K. m. 253, 254, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Her ne kadar sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de, CMK 253/1-b.4.maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında bulunan bu suç nedeniyle CMK 253.ve 254.maddelerine uygun şekilde uzlaştırma işlemi yapıldıktan sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Hükümden önce 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu İle Bazı kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. Maddesi ile değişik CMK'nun 253/1 maddesi uyarınca istinaf incelemesine konu ve TCK'nun 106/1-1 maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması, CMK 253/3-son cümlesi uyarınca daha önce uzlaşmaya tabi olmayan tehdit suçu ile birlikte işlenmesi sebebiyle uzlaşma dışında kalan hakaret suçunun da uzlaşma kapsamına alınması karşısında; Hakaret ve tehdit suçları bakımından TCK'nun 7/2 maddesindeki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, anılan kanunun 35. Maddesi ile değişik CMK'nun 254. Maddesi gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, karşısında
CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 24.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)