(5271 S. K. m. 268, 272, 279, 280, 289) (5237 S. K. m. 43)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Kasten Yaralama Suçu Yönünden;
İlk derece Mahkemesince hükmedilen Adli Para Cezasına ilişkin hükmün CMK.nun 272/3-a maddesi gereğince kesin nitelikte olduğundan, CMK.nun 279/1-b maddesi gereğince sanığın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE,
Tehdit Suçları Yönünden;
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulu'nun 2013/13-293 esas, 2013/297 sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK'nın 43. maddesinin ikinci fıkrası; "Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır" hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Tehdit suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için tehditin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura tehdit içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Somut olayda, sanığın, olay tarihinde parkta karşılaştığı mağdur K.'i darp ettiği, olayı gören diğer mağdur S.'nin olay yerine geldiği ve sanığa müdahale ettiği, o esnada sanığın K.'e "seni keserim, öldürürüm" dedikten sonra orada bulunan mağdur S.'ye de "seninle görüşeceğiz, seni bu memlekette tutmam, seni öldüreceğim" diyerek her iki mağduru tehdit ettiği olayda, sanığın eyleminin her iki mağdura yönelik olarak zincirleme şekilde tehdit suçunu oluşturduğu ve TCK’nın 43/2 maddesi hükümlerinin uygulanması gerekirken, yeterli gerekçe gösterilmeksizin, her bir mağdura yönelik tehdit suçundan sanığa ayrı ayrı ceza verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan, istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf talebi bu nedenle uygun görülmekte incelemesi yapılan hükmün CMK'nun 289/1-g ve 280/1-d maddeleri gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
İstinaf Başvurusunun Reddine ilişkin karar yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 268.maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. CEZA DAİRESİ tarafından incelenmek üzere İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere, Hükmün Bozulmasına ilişkin karar yönünden CMK'nun 284. maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile 18/12/2017 tarihinde karar verildi. (¤¤)