T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/128
KARAR NO : 2018/185
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/11/2017 Tarihli D.İş kararı
NUMARASI: 2017/6134 D.İş 2017/6135 Karar
TALEP : İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/03/2018
17/11/2017 tarihli ihtiyati haczin talebinin reddine ilişkin kararın ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TALEP : İhtiyati haciz talebinde bulunan vekili ihtiyati haciz talep eden banka ile ... A.Ş arasındaki genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında haklarında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen borçluların kredi sözleşmesine müteselsil kefil olduklarını, ticari kredi sözleşmesinden doğan alacağın ödenmediğini, ihtarnamenin düzenlenmesi ile alacağın muaccel hale geldiğini, ihtiyati haciz talep eden bankanın toplam 6.175.008,45-TL alacağının bulunduğunu, müteselsil kefiller yönünden alacağın teminatını teşkil edecek herhangi bir teminat bulunmadığını, asıl kredi borçlusu yönünden alacağın teminatını teşkil eden gayrimenkul ipoteklerinin alındığını, müteselsil kefil borçluların da bu sıfatla borcun tamamından sorumlu olduklarını bildirmiş ihtarnamenin tebliğine rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle teminat aranmaksızın müteselsil kefil borçluların borca yetecek taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davaya konu alacak için genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında asıl borç için üçüncü kişiler adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde toplam 6.286.500- TL bedelli ipotek tesis edildiği, isteme konu alacağın 6.175.008,45- TL olup isteme konu alacağın alacaktan daha fazla ipotek tesisi suretiyle alacağın teminat altına alındığı, teminat verenlerin borçlu ya da müteselsil kefillerin olmasının zorunlu olmadığı, isteme konu alacağın rehinle temin edildiği, İİK'nun 257(1) maddesi gereği ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yoluna başvuran alacaklı vekili, alacağın ipotekle teminat altına alınmış olmasının ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığı, bu konuda birçok Yargıtay kararı olduğu, ipoteğin asıl kredi borçlusundan olan alacakları teminat altına aldığı, müteselsil borçluların borçlarının ipotekle temin edilmediği, kefaletin ayrı bir teminat olduğu, kredi sözleşmesinde bankanın teminat göstermekten muaf tutulmasına borçluların onay verdiği belirtilerek kararın kaldırılması ve teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :HMK'nın 355 maddesi uyarına istinaf açısından inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir. İhtiyati haciz talep eden banka tarafından hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilen müteselsil kefil ...'ın karar başlığında adının yazılmadığı anlaşılmakla ,adı geçenin uyap'a kaydı sağlanarak karar başlığına ilave edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davaya konu alacağın genel kredi ve teminat sözleşmesi kapsamında üçüncü kişiler adına kayıtlı şahıslara ait taşınmazlar üzerine ipotek konulduğu, böylelikle alacağın rehinle teminat altına alındığı, ihtiyati haciz kararı verilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş ise de; ihtiyati haciz talebi genel kredi sözleşmesinin borçlusu aleyhine istenmemiştir. İhtiyati haciz talebi, genel kredi sözleşmesinde borçlu olan ...i A.Ş'nin borcuna müteselsil kefil olan kefillere yönelik olarak yapılmıştır. Dosyada alacağı teminat altına alan ipotekler dosyada mevcut ipotek akit tablolarının incelenmesinde ;asıl borçlu ... A.Ş nin borçlarına teminat olarak verildiği anlaşılmaktadır.Müteselsil kefil .....'ın da ipotek borçlusu ise de ipoteğin adı geçenin kefalet borcu için değil, asıl borçlu .... A.Ş nin borcu için ipotek vermiştir. Yani ... .i A.Ş'nin borcu için hem müteselsil kefil olmuş, hem de ipotek vermiştir.
İİK'nın 45/1. Maddesine göre: "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye karşılamaya yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir." 6098 sayılı TBK'nın 586/1. Maddesine göre: "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir."
Asıl borçlunun ifada geciktiği ve ihtarın sonuçsuz kaldığı alacağın muaccel olduğu kat ihtarı ve tebliğ evraklarından anlaşılmaktadır. Bu durumda alacaklı banka 6098 sayılı TBK nın 586/1. Maddesine göre taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir.
Yargıtay 11. H.D nin 14/09/2017 tarih ve 2017/2465 E-2017/4383 sayılı kararında da İİK'nın 45. Maddesinin müteselsil kefiller hakkında uygulanmayacağı ifade edilmiştir. Yani müteselsil kefillerin kefaletten kaynaklanan borçları için ayni teminat (ipotek-rehin) verilmediği sürece asıl borçlunun borcunun rehinle temin edilmiş olması ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir. Aleyhlerine ihtiyati haciz kararı verilmeleri istenen borçlu müteselsil kefillerin kefaletlerinin geçerli olduğu ve kefalet limitlerinin de borcu karşılamaya yeterli olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda aleyhlerine ihtiyati haciz kararı verilmeleri istenen borçlu müteselsil kefiller hakkında İİK'nın 257/1. Maddesinde yazılı ihtiyati haciz kararı verme koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.
Sonuç olarak ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1/b-2. Maddesi kapsamında kaldığı ,kanunun uygulanmasında hata edildiği kabul edilerek redde ilişkin karar kaldırılarak ihtiyati haciz isteminin kabulune ilişkin karar verilmesi uygun görülmüştür. Ancak ihtiyati haciz talep eden banka vekilinin banka ile borçlu arasındaki (aleyhine ihtiyati haciz istenenlerin müteselsil kefil oldukları) 29/01/2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin 13/1-e maddesinde yer alan bankanın ihtiyati tedbir veya haciz kararı talebinde bulunması halinde teminat göstermekten vareste tutulması yönündeki düzenlemeye dayanarak teminat aranmadan ihtiyati haciz kararı verilmesi yönündeki talep, ihtiyati haciz kararının borçlular yanında üçüncü kişilerin çıkarlarını da ihlal edebileceği gözetildiğinde , yatırılan teminattan bu kişilerin de zararlarını teminat altına almak için alındığı gözetilerek yerinde görülmemiş ,alacaklının kredi sözleşmesinin tarafları arasındaki teminattan muafiyet koşuluna dayanamayacağı , İİK'nın 259. Maddesi uyarınca alacağın % 15 i oranında teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
İhtiyati haciz talep ve istinaf eden alacaklı bankanın istinaf başvurusunun KABULÜNE,İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/11/2017 tarih ve 2017/6134 D.İş- 2017/6135 K sayılı kararının 6100 sayılı HMK 353/1/b-2. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
İhtiyati haciz talebinin KABULÜNE,İhtiyati haciz talep eden banka tarafından sunulan 29/01/2016 tarihli 215816144593 no.lu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi, Gebze . Noterliğinin 01/11/2017 tarih ve .. no.lu hesap kat ihtarnamesine istinaden; 6.111.918,45-TL nakit, 63.090-TL gayrınakit olmak üzere toplam 6.175.008,45- TL'lık borç miktarı ile sınırlı olmak üzere yukarıda açık kimlikleri yazılı müteselsil kefil borçluların, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine 2004 sayılı İİK'nın 257/1. v.d maddeleri uyarınca İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,
İhtiyati haciz talep eden banka tarafından İİK'nın 259. maddesi uyarınca alacak miktarı olan 6.175.008,45 TL' nın % 15 i oranında (926.251,26 -TL) tutarında teminat(nakit veya kesin süresiz banka teminat mektubu ) alınmasına .
Teminat alınması işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine.
İİK'nın 261/1. Maddesi uyarınca 10 gün içinde infazı istenmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına,
Alınması gereken 59,10-TL karar harcından peşin harcın mahsubuna,eksik kalan 7,40- TL'nın ihtiyati haciz talep edenden alınmasına,
İleride haksız çıkacak tarafa tahmil edilmek üzere ;Alacaklı lehine 485- TL maktu vekalet ücreti takdirine ,alacaklı tarafından yatırılan 87,70-TL harç ve posta-tebliğ giderinden ibaret 126,5-TL yargı giderinin açılacak esas takip veya davada haksız çıkan tarafa yüklenmesine.
Alacaklı vekilinin yatırdığı istinaf karar harcının (31,40-TL)istek halinde kendisine iadesine,HMK'nın 353.maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansı olduğu takdirde istem halinde alacaklı taraf vekiline iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05/03/2018