T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/103
KARAR NO: 2018/96
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/11/2017
NUMARASI: 2017/949 Esas 2017/1234 Karar
DAVA : Tazminat (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/02/2018
KARAR YAZIM TARİHİ : 08/02/2018
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin 13/04/2017 tarihinde İzmir Adnan Menderes Havalimanı'ndan Ankara'ya gitmek üzere bindiği .... no.lu uçakta kendisine, çocuklarına ve annesine ait bavulun kaybolduğunu, hava yolları yetkilileri tarafından bavulun bulunamadığını, davalı şirkette müvekkilinin bagaj kaydı bulunduğunu, müracaatına rağmen müvekkilinin bavulunun bulunamadığını, davalı şirketin gerekli dikkat ve özeni göstermemesinden dolayı bagajda bulunan değerli eşyalarının kaybolması nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun 121 maddesinin tescil ettirilmiş bagaj veya yükün kaybı veya zarara uğraması halinde, zarara sebebiyet veren olay, havayolu ile taşıma sırasında meydana gelmiş ise zarardan taşıyıcı sorumludur hükmünü haiz olduğunu, buna rağmen davalı şirketin çok cüz'i bir teklifle müvekkilinin zararını karşılama yoluna gittiğini bunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve sonradan ıslah edilmek üzere şimdilik 3.000 TL.maddi ve 3.000 TL. manevi tazminatın davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, taşımanın İzmir'den Ankara'ya gerçekleştirildiğini, davacının kaybolduğunu iddia ettiği bagaja ilişkin sorumluluğun 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu gereği 1999 tarihli Montreal Konvansiyonu Havayoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme ile düzenlenen kural ve sınırlamalara tabi olduğunu, bu nedenle davacının iddia ve taleplerinin reddi gerektiğini, dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminatın dayanağı ve ispat belgesinin sunulmadığını, olayda manevi tazminat için gerekli şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğunu, HMK.nun 114/1-c ve HMK.nun 20. maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yoluna başvuran davalı vekili, uyuşmazlığın havayolu taşıma işinden kaynaklanması sebebiyle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanına girdiğini, bu durum karşısında verilen görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, hava yoluyla yolcu taşıma sözleşmesine aykırılık nedeniyle maddi ve manevi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ve dava tarihi olan 21/08/2017 tarihinde yürürlükte bulunan "6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzenmiş, aynı Kanun'un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır." İlk derece mahkemesi de anılan yasal düzenleme nedeniyle göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilerek dosyanın görevli bulunan Tüketici Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bir uyuşmazlığın tüketici uyuşmazlığı niteliğinde olması için taraflardan birinin tüketici, taraflardan birinin profesyonel satıcı(sağlayıcı) ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir tüketici işleminden kaynaklanıyor olması gerekmektedir. Somut olayda davacı dosya kapsamıyla gerçek kişi tüketici, davalı taşıma şirketinin profesyonel sağlayıcı olduğu ve mesleki amaçla yapılmadığı anlaşılan yolcu taşıma işinin de bir tüketici işlemi olduğu tartışmadan uzaktır.
Görev HMK 114 mad. uyarınca dava şartı olup, re'sen inceleneceğinden, davanın açılma tarihi itibariyle taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözmeye Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan davalı tarafın istinaf sebebleri yerinde görülmemiş ,başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Peşin harcın karar harcına mahsup edilmesine başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine .
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362.a gereği kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/02/2018