T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/47
KARAR NO: 2024/204
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/11/2023 (Ara Karar)
NUMARASI: 2023/1025 Esas
TALEP: İhtiyati Haciz
İhtiyati haczin reddine ilişkin 01/11/2023 tarihli ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP: Davacı vekili, davalı tarafın Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamı, davalı borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ve dava konusu alacağın tahsili için davalı tarafın menkul ve gayrimenkul malları, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talepli dilekçesi ve ekindeki 2 adet fatura ile 16/05/2023 tarihli kayyım raporu incelendiğinde, bu faturaların içeriğinde belirtilen malların davalı şirkete teslim edildiğini gösterir irsaliye faturalarının olmadığı, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/281 Esas sayılı dosyasına sunulan 16/05/2023 tarihli kayyım raporunda tespitlerin olduğu, ancak bu tespitlerin ihtiyati haciz kararı vermeye yeterli olmadığı, dosyaya sunulacak deliller, ticari defter ve kayıtları incelenerek yapılacak yargılama sonunda alacağın varlığının tespiti gerektiği kanaatine varılarak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, müvekkili firma tarafından, davalı firmaya 05.01.2023 tarihinde ... fatura numarası ile 78.278,54-USD tutarında, 12.12.2022 tarihinde ... fatura numarası ile 39.500-USD tutarında pamuk satıldığını, söz konusu malzemelerin davalı firma tarafından teslim alınmasına rağmen, fatura bedellerinin ödenmediğini, bu sebeple davalı firma aleyhine, Büyükçekmece ... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile, söz konusu faturalardan, cari hesaptan ve ticari defterlerden kaynaklanan alacak için icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafından itiraz edildiğini, fatura konusu olan pamukların, davalı firmaya teslim edildiğini ve davalı firma tarafından faturalara itiraz edilmediğini, TTK'nin 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır hükmü olduğunu, davalı tarafın, faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmemekle birlikte, dava konusu alacağı ticari defterlerine işlediğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/281 Esas Sayılı dosya ile, davalı ... İnşaat firmasına kayyım atanması için dava açıldığını, söz konusu davanın halen derdest olduğunu, atanan kayyım tarafından alacağın ticari defterlerine kayıtlı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, iki adet faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İ.İ.K'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; davacı tarafça başka bir mahkemede şirkete kayyım atanması talepli dava açıldığını, alınan kayyım raporunda iki adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı bulunduğunun tespit edildiğine yönelik rapor verildiğini, bu tespitin yaklaşık ispatı sağladığı ileri sürülerek ihtiyati haciz talep edilmiştir. Mahkemenin ihtiyati haciz kararı verebilmesi için öncelikle ihtiyati haciz isteminin dayanağını oluşturan alacağın varlığına ilişkin yeterli bir kanaat edinmesi şarttır. Kayyım raporunda yapılan bu tespitin tek başına değerlendirilerek muaccel alacağın varlığına kanaat getirilmesi somut olaya uygun bulunmamıştır.Davanın her iki yanı şirketler arasında organik bağ ve şirket ortakları arasında ihtilaflar bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talebi dava dilekçesi ile birlikte yapılmış olup, karşı yanın savunmasının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığına delil olarak kabul edilmesi, ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi açısından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. Maddesinde düzenlenen Adil Yargılanma hakkının muhtevasını oluşturduğu kabul edilen silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Mahkeme, adil yargılanma hakkının her iki taraf açısından tahakkuku için uygun koşulları sağlamak, kısaca taraflar arasında adil bir denge kurmak zorundadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ara karar tarihi itibariyle dosya kapsamının yaklaşık ispat/ kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 07/02/2024