T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/934
KARAR NO: 2022/1024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 22/03/2022
NUMARASI: 2021/438 Esas 2022/134 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2022
Görevsizliğe ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin alacağından dolayı davalı borçlu ... Gemisi,... Gemisi, ... Gemisi, ... Gemisi ve ... Gemisi donatanı ...Ltd'ye izafeten ...Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin müvekkiline borçlu olduğunun ticari defter kayıtları, gemi sicil kayıtları, liman başkanlığı kayıtları ve tersane kayıtları ile sabit olduğunu, alacağın ödenmesi talep edilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ile ... ve davaya konu gemiler arasında acentelik bağı bulunmadığını, dava konusu ... isimli geminin donatanının ise ... Ltd. olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, takibe dayanak faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, bu nedenle faturaların kesinleşmediğini, faturalara konu temel borç ilişkisinin ve iddia konusu hizmetin verildiğinin ispatlanamadığını, faturaların ... adına düzenlenmeyip dava dışı şirket adına düzenlendiğini, müvekkilinin kendisi adına düzenlenmemiş olan faturalardan sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; dava, gemiye verilen bakım onarım hizmet bedelinin tahsiline ilişkin olup, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, uyuşmazlığın TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümlerine göre incelenip sonuçlandırılması gerektiği, TTK'nın 1352. maddesinde gemi bakımı için verilen hizmetler deniz alacağı olarak belirtilmiş ise de, bu husus "cebri icraya ilişkin özel hükümler" başlığı altında düzenlenmiş olup, görev tayininde taraflar arasındaki temel hukuki ilişki esas alınacağından, eser sözleşmesinden kaynaklanan işbu dava yönünden mahkemenin görevsiz olup, asliye ticaret mahkemelerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili; davanın ticaret hukukunun özel ihtisas alanına giren bir dava olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın deniz ticareti hukukundan kaynaklanması nedeniyle mahkemenin eser sözleşmesi olarak nitelendirmesinin hatalı olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, gemi onarım bedelinin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 5/2 maddesinde, Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görev alanı, Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davaları olarak belirlenmiştir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının donatanı bulunduğu gemilere verilmiş olan bakım ve onarım bedelinden kaynaklanmaktadır. Gemilere verildiği iddia edilen onarım hizmeti, hukuki niteliği itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesine ilişkin hukuki düzenlemelere tabidir. TTK'nın 1352. maddesinde geminin bakım ve onarımı için verilen hizmetler deniz alacağı olarak belirtilmiş ise de, bu düzenleme cebri icraya ilişkin özel düzenleme niteliğinde olup, mahkemenin görevinin belirlenmesinde esas alınması mümkün değildir. TTK’nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için; uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Bu kapsamda somut olayda tarafların tacir olması ve uyuşmazlık konusunun iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle dava, nispi ticari dava niteliğindedir. Bu nedenle görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olup, mahkemece davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 15/02/2016 tarih 2016/362 Esas 2016/1431 karar sayılı ilamı aynı yöndedir.)Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/07/2022