T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/2159
KARAR NO: 2021/1913
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/10/2021 (Ara Karar)
NUMARASI: 2021/24 Esas
İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2021
İhtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP: Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 03/01/2020 tarihli tekne kira sözleşmesine göre davalı şirketin, davacıya ait tekneyi yakıt ve tüm giderleri kendine ait olmak üzere 53.100-TL bedelle kiraladığı, davalı şirkete 10/01/2020 - 31/05/2020 tarihleri arasında oluşan cari hesap alacağı tutarı 200.019,40-TL'nin ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını, icra takibinden sonra 29/06/2020 tarihinde davalının 53.100-TL haricen müvekkilinin hesabına ödeme yaptığını, haksız itiraz nedeniyle takibin durduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, 17/08/2021 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin davalı şirketten 146.919,40-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, borca yeterli miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin davalı şirketten 146.919,40-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının malvarlığını kaçırarak ve üçüncü kişilere devrederek müvekkilinin alacağının tahsilini imkansızlaştırdığını, davanın tam bir alacak davası niteliğinde olduğu ve yargılamanın uzun sürebileceği ihtimali karşısında, borçlunun mal kaçırma ve ödeme kabiliyetini kaybetme tehlikesi varsa ihtiyati haciz kararının alınmasında çok büyük fayda bulunduğunu, kararın kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK'nın 257.maddesindeki şartların oluşması gerekir. İİK 257. maddesi 1.fıkrası uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde ve üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malllarını ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri mahkemeye göstermek mecburiyetinde olduğu düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre de ihtiyati haciz kararı verilmesi için kafi kanaat verici delillerin sunulması yeterli olup kesin bir ispat aranmamakta ise de; muaccel alacağın varlığı hususunda ihtilaf bulunması , bu ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirmesi halinde, kanunun aradığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığının kabulü gerekmektedir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşul olup, varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir.Somut olayda, davacı vekili bilirkişi incelemesi yapıldığını, muaccel alacağın varlığının bilirkişi raporu ile belirlendiğini ileri sürerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. HMK 382(1) maddesi uyarınca "hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir."denilmektedir. Buna göre bilirkişi raporu kesin delil olmayıp takdiri delildir. Elde ki dava cari hesap alacağına ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. Hakim hüküm aşamasında bilirkişi raporunu toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirecektir. Davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde olmadığı, talep olunan alacağın davalının kabulünde olmadığı, alacağın yapılacak tahkikat neticesinde belirleneceği sonuç ve kanaatine varılmış olup, ilk derece mahkemesinin istemi reddinde isabetsizlik görülmemiştir. İstinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/12/2021