T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/92
KARAR NO: 2024/1484
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/09/2021
NUMARASI: 2016/1139 Esas - 2021/962 Karar
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili davacının yaklaşık 20 yıldır lokanta işlettiğini, davalının da müvekkili firmada 10.10.2008-31.05.2016 tarihleri arasında garson olarak çalıştığını, davalının iş sözleşmesinin kanuna ve sözleşmeye aykırı hareketleri nedeniyle feshedildiğini, davalının Ağustos 2016 tarihi itibariyle müvekkili ile aynı iş ile iştigal eden "..." isimli iş yerinde çalışmaya başladığını, davalının yaklaşık 8 yıl çalıştığı müvekkili iş yerine dair teknik bilgilere sahip olduğunu, müşteri portföyünün büyük bölümünü tanıdığını, dolayısıyla iş sırlarına vakıf olduğunu, davalının yeni iş yerinde müvekkiline ait iş sırlarını kullandığını, müvekkilinin müşteri portföyünü yeni iş yerine yönlendirdiğini, bu haksız fiillerini sonlandırması amacıyla davalıya ihtarname keşide edilmişse de davalının haksız rekabet eylemlerine devam ettiğini, davalı ile müvekkili arasındaki iş sözleşmesinin 10. maddesinde, davalının iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 2 yıl süreyle Kadıköy'de aynı alanda faaliyet gösteren müessesede çalışamayacağı, aksi halde son aylık net ücretinin bir yıllık tutarını tazminat olarak ödemeyi kabul ettiğini belirterek, davalının haksız eylemleri nedeniyle uğranılan 10.000-TL tazminatın 19.08.2016 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 27.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile, talep ettikleri tazminat miktarını artırarak 33.080,88-TL olarak ıslah etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin davacı iş yerinde 01.05.2007 tarihinde çalışmaya başlamasına rağmen sigorta girişinin 10.10.2008 tarihinde yapıldığını, iş sözleşmesinin davaya dayanak iş sözleşmesinin davacı tarafça baskı ile 2016 yılında imzalatıldığını, müvekkili tarafından iş akdinin haksız feshi nedeniyle İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesinin 2016/597 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu davanın sonucuna göre sözleşmenin işverenin kusuru ile sona ermiş olması halinde rekabet yasağının sona ereceğini, fesih haksız olduğundan müvekkiline imzalatılan sözleşmenin de geçerli bulunmadığını, müvekkili garson olarak çalıştığından iş sırrı niteliğinde bir bilgiye sahip olmasının beklenemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; kesinleşen Anadolu 2. İş Mahkemesi kararından, işverenin iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğinin anlaşıldığı, bu durumda rekabet yasağının sona erdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin iş yerinde yaklaşık 8 yıl çalışan davalının, müvekkilinin iş yerinden ayrıldıktan hemen sonra müvekkilinin karşısındaki "..." isimli iş yerinde çalışmaya başladığını, davalının, müvekkilinin müşteri portföyünün büyük kısmını tanıması nedeniyle iş sırlarına vakıf olduğunu, davalının, tanıdığı müşterileri yeni çalıştığı iş yerine yönlendirerek müvekkili firmanın iş kaybına neden olduğunu, dosyada mevcut fotoğraflar ve tanık beyanları ile davalının müvekkiline karşı rekabet etmeme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ispatlandığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı TBK'nın 444 ve devamı maddelerindeki düzenleme uyarınca; rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklı süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Yani, rekabet yasağı kaydı karşısında, işverenin somut bir zarara uğraması gerekmemekte olup, işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması yeterli görülmektedir. TBK nın 447/2 maddesinde; sözleşme haklı bir sebep olmaksızın işveren tarafından veya işverene yüklenebilen bir nedenle işçi tarafından feshedilirse, rekabet yasağının sona ereceği hüküm altına alınmıştır. İş sözleşmesinin 13. maddesinde, çalışanın, iş sözleşmesinin sona ermesini takip eden 2 yıl süreyle Kadıköy'de işveren ile aynı alanda faaliyet gösteren müessesede görev alamayacağının, aksi halde çalışanın son aylık net ücretinin bir yıllık tutarını tazminat olarak ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir. İş sözleşmesinin feshini takiben davalı işçi tarafından davacı işveren aleyhine İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi'nin 2016/597 esas sayılı dosyasında, haksız fesih iddiasına dayalı olarak kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacaklarının tahsili istemiyle dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 31. HD nin 2028/1449 esas 2021/691 karar sayılı ilamıyla; Davacı işçinin işverenin güvenini kötüye kullanma, görevlerini yapmamakta ısrar etme eylemlerini ispat yükünün davalı işveren üzerinde olduğu, ancak bu hususların davalı işveren tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle, kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, hükümde belirtilen kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma alacaklarının davalıdan tahsiline kesin olarak karar verilmiştir. Davalı işçinin iş sözleşmesinin davacı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği, böylelikle rekabet yasağının sona erdiği kesinleşmiş mahkeme kararı ile belirlenmiştir. Açıklanan nedenlerle,TBK'nın 447/2 maddesi hükmü gereği davalı işçinin rekabet yasağı işverenin haksız feshi ile sona erdiğinden iş sözleşmesinin cezai şart hükmü de geçersiz hale geldiğinden bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024