T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1246
KARAR NO: 2023/508
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/07/2020
NUMARASI: 2017/421 Esas - 2020/115 Karar
DAVA: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/04/2023
Asıl davanın reddine-karşı davanın kabulüne ilişkin verilen kararın asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı karşı davalı vekili; müvekkili şirket ile davalı arasında 98.000 ton ray hattının Zonguldak'tan Bandar Abbas/İran Limanına taşınması konusunda 09/08/2016 tarihli çarter parti sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından temin edilen ... isimli gemiye Zonguldak Limanında 14/08/2016 tarihinde yükleme yapılarak 18/08/2016'da geminin limandan hareket ettiğini, sözleşmenin icrasının başlamasıyla birlikte daha ilk seferle beraber davalı şirketten kaynaklanan sorunların yaşandığını, navlun bedellerinin ödenmesinin sözleşmeye aykırı olarak geciktirildiğini, bu durumun işin gelişimini ve müvekkili şirketin nakit akışını olumsuz yönde etkilediğini, bunun dışında gemi nominasyonlarının sözleşmeye aykırı şekilde kabul edilmediğini, ikinci yükleme için tedarik edilen ... gemisinin sözleşme şartlarına uygun bir gemi olduğu halde davalı tarafın ambar ağzı boyunun yeterli olmadığı gerekçesiyle gemiyi reddettiğini, bu şekilde müvekkilinin zor durumda bırakılarak gemi bulamaz hale getirildiğini, aynı şekilde Aralık 2016 yüklemesi için temin edilen ... gemisinin de kabul görmediğini, 31/03/2017 tarihinde kalkış yapan ... gemisinin yükünün önce Mısır'a götürülmesi sonra da Bandar Abbas/İran Limanına ulaştırılmasının planlandığını, davalının bunu büyük bir sorun haline getirdiğini, armatörler ile direkt ilişkiye girerek ödemeleri armatörlere yaptığını, bu şekilde müvekkili şirketi devredışı bıraktığını, müvekkili şirketin davalı tarafa sözleşme nedeniyle bir teminat çeki verdiğini, sözkonusu çekin iade yolunun açılmasını sağlamak amacıyla 14/04/2017 tarihli mail ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, feshedilen sözleşmenin 56.maddesi gereğince sözleşmenin % 10 teminatını teşkil etmek üzere teminat çeki düzenlendiğini, 31/12/2017 keşide tarihli 358.000-Euro bedelli çekin sözleşme kapsamında 23/09/2016 tarihinde davalı şirkete teslim edildiğini, teslim belgesinde de çekin teminat çeki olduğunun belirtildiğini, sözleşme kapsamında yapılan iş bedelinin 3.577.000-Euro olduğunu, bu işin sadece 1.424.205,55-Euroluk kısmının müvekkili şirkete yaptırıldığını, dolayısıyla teminat olarak verilen çekin 142.420-Euroluk kısmının teminat niteliği olmaktan çıktığını, bu kısmın hiçbir şekilde müvekkilinden talep edilemeyeceğini, öte yandan davalı şirketin sözleşmeye aykırı davranışla taşımayı başka bir şirkete yaptırdığından müvekkilinin kendisine yaptırılmayan 2.152.794,45-Euroluk kısımdan elde edeceği kazançtan mahrum kaldığını, bu konudaki tüm dava ve talep haklarını saklı tuttuklarını, davalının sözleşmeye aykırı bir şekilde işin kalan kısmını başka bir firmaya yaptırmakta olduğundan teminat çekini haksız şekilde uhdesinde tuttuğunu ileri sürerek davalı uhdesinde bulunan çek nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkili ... A.Ş.'nin Zonguldak Limanı'ndan Bandar Abbas Limanı'na gerçekleştireceği toplam 98.000 mt rayların taşınması işini 09/08/2016 tarihli çarter parti sözleşmesi ile davacı firmaya verdiğini, 2016 Ağustos ayında başlamış olan sevkiyatlar için dava konusu garanti çekinin zamanında verilmemesi dahil tüm gemi operasyonlarında çeşitli problemler yaşandığını, taahhüt edilen periyotlarda davacı şirketin her ay bir gemi ray sevkiyatını gerçekleştirememesi nedeniyle alıcı firma ile sorunlar oluştuğunu, yapılan ikazlara rağmen davacı firmanın sorunlara çözüm getiremediğini, 5 ve 6.parti sevkiyatlarla ilgili olarak ... firmasına 57.458,61-USD tutarında demuraj bedeli ödendiğini, ancak davacının müvekkilinden aldığı demuraj bedeli de dahil olmak üzere gemi kiraladığı firmalara demuraj ödemesi yapmadığını, ... gemisi ile Zonguldak Limanından aldığı 7.parti yükü müvekkili şirketin bilgisi olmadan sözleşme koşulları dışında Mısır'ın Aleksandra Limanına götürmek üzere armatör ile anlaştığının üçüncü şahıslardan öğrenildiğini, sözkonusu sevkiyatla ilgili davacının anlaşmaya aykırı olarak gemi yola çıktıktan hemen sonra navlunu peşin istediğini, müvekkilinin aradaki anlaşmaya göre yükün İran'a tahliyesinden sonra ödemenin yapılacağının bildirdiğini, ancak armatörün gemi Mısır'a vardığında navlunu almadan tahliye yapamayacağını ve yük üzerinde haciz işlemi başlatacağını bildirmesi üzerine bu durumun davacıya iletildiğini, ancak davacının armatörün navlununu verilen süre içerisinde ödememesi ve herhangi bir cevapta vermemesi üzerine müvekkili tarafından armatöre direk ödeme yapılarak yükün tahliyesinin sağlandığını, davacı ...'un 7.parti yükü Mısır'a bırakarak sözleşmeyi haksız ve kötüniyetli olarak feshettiğini, ... ile ... gemisi armatörünün 250.000-USD gibi fahiş bir navlun ile yükün Zonguldak'tan Mısır'a taşınması için anlaştığını, bu navlun bedelinin İran'a kadar yapılacak olan taşımaya ilişkin navlun bedeline denk geldiğini, ...'un müvekkili şirketi zarara uğratmak için böyle bir anlaşma yoluna gittiğini, davacının armatör ile anlaştığı navlun borcunu ödemediğinden yükün hacizden korunması ve tahliyesi için navlun bedelini müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını, 8.parti mal için de fahiş navlun bedeli üzerinden anlaşma yaptığını, aynı şekilde yükün haczedilmemesi ve tahliyesinin sağlanması için müvekkilinin bu sevkiyatın navlun ücretini de direk armatöre ödeyerek yükün tahliyesini sağladığını, dolayısıyla davacının iddia ettiği gemi nominasyonlarının sözleşmeye aykırı olarak müvekkili tarafından kabul edilmemesi, navlun borcunun zamanında ödenmemesi, sözleşmeye aykırı davranıldığı hususlarının gerçeği yansıtmadığını, davacı iddiasının aksine ikinci sevkiyat için tedarik edilen geminin boyununun sözleşmeye uygun olmaması, box ambar olmaması, yaşı gibi nedenler ve en önemlisi rayları gemiye yükleyen firmanın ambar ölçülerinin iş kazası riski taşıdığına dair uzman görüşü doğrultusunda anlaşma şartlarına uygun olmadığı için geminin müvekkili tarafından kabul edilmediğini, davacı firmanın sözleşmeye aykırı davranışları ve sözleşmeyi haksız feshi neticesinde müvekkilinin navlun, ilave sevkiyat ve liman masrafları ödemek zorunda kalarak zarara uğradığını, bu kapsamda 7.sevkiyat için direk olarak armatöre ödenmek zorunda kalınan Zonguldak Aleksandra Limanları arası ... gemisi ile Aleksandra Bandar Abbas arası ... gemisi navlun bedelleri, yükleme masrafları ve demuraj ücretinden oluşan 250.000,00 USD + 279.962,04 Euro, yükün Mısır'da bulunduğu sırada çalınma ve hasara uğrama risklerine karşı yapılmak zorunda kalınan sigorta için ödenen 26.937,32-TL, Aleksandra Limanında ödenmek zorunda kalınan tahliye-yükleme operasyonlarından kaynaklanan 57.647,24-TL, Aleksandra Limanında liman masrafı olarak ödenen 758.658,22-USD, 8.sevkiyat raylar için direk olarak armatöre ödenmek zorunda kalınan Zonguldak Bandar Abbas Limanları arası ilave navlun ücreti 200.790,52-USD ödeme yaptığını, müvekkili şirketi sözleşmeye aykırı haksız ve kötüniyetli davranış ile zarara uğratan davacının davasının reddi ile müvekkiline verdiği zararların tazminini isteme zorunluluğunun doğduğunu ileri sürerek şimdilik 84.584,56 TL, 225.287,24 Euro ve 150.000-USD tazminat alacağının ticari faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, alacak istemini 888.703,22 USD, 225.287,20 Euro ve 84.584,50 TL'ye yükseltmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, taraflar arasında davacı ...'un taşıyan, davalı-karşı davacı ...'in ise taşıtan-gönderen konumunda olduğu 09/08/2016 tarihli charter sözleşmesinin düzenlendiği, işbu sözleşme ile 98.000 metrikton ray hattının Zonguldak limanından Bandar Abbas limanına birden çok seferde taşınması, navlun ücretinin yük miktarı esas alınarak birim fiyat üzerinden tespit edilip ödenmesinin kabul ve tahahhüt edildiği, sözleşmede taşımanın yapılacağı gemilerin özelliklerinin belirlendiği, taşıma işlemlerine başlandıktan sonra taşıyıcı ...'un 2.ve 3. sevkiyatta sözleşmede öngörülen şartları haiz olmayan gemi teklif ve tedarik ettiği, 7.sevkiyatın sözleşmeye aykırı şekilde İskenderiye aktarmalı olarak planladığı, fiili taşıyanlara ... ile imzalamış olduğu charter sözleşmesinde kabul edilenin çok üzerinde navlun ödemeyi taahhüt ettiği, armatörlere navlun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği, bundan dolayı fiili taşıyanların emtia üzerinde haciz işlemi uygulamasının önüne geçilmesi ve emtianın biran önce alıcıya ulaştırılmasını sağlamak amacıyla ...'in fahiş miktarlardaki navlun ücretlerini armatörlere ödemek zorunda kaldığı, tüm bu nedenlerle davalı-karşı davacı ...'in charter sözleşmesini feshinin haklı nedenlere dayandığı, davacı-karşı davalı ...un charter sözleşmesine aykırı davrandığı, taşıma taahhüdünü gereği gibi ifa etmediği, sözleşmeye aykırılık konusunda kendisine hiçbir kusurunda yüklenemeyeceğini ortaya koyamadığı gerekçesiyle davacı taşıyanın sözleşmeyi ihlalleri nedeniyle davalı karşı davacı ...'in uğradığı zararın bilirkişi raporunda 888.703,22-USD, 225.287,20-EURO ve 84.584,56-TL olarak tespit edildiği, söz konusu zararların TBK 112.maddesi gereğince faizi ile birlikte karşı davalı ...'dan tahsil edilmesi gerektiği, asıl dava konusu olan 31/12/2017 keşide tarihli 358.000-Euro bedelli çekin taraflar arasında düzenlenen charter sözleşmesinin teminatı olmak üzere ... tarafından ...'e verildiği, dosya kapsamına belirli olup buradaki teminatın davacı-karşı davalı ...'un sözleşmeyi ihlali durumunda taşıtan ...'in uğrayacağı zararların güvence altına alınmasına yönelik olduğu, ...'in zararlarının tazmini için teminat çekini paraya çevirme hak ve yetkisine sahip olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak üzere 888.703,22-USD ile 225.287,20-Euro'nun karşı dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte, 84.584,56-TL'nin karşı dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Ticaret AŞ'den tahsil edilerek karşı davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, denetime elverişli olarak düzenlenmediğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin sözleşmeye göre yerine getirdiği yükümlülüklerden hiç bahsedilmediğini, bahsi geçen teminat çekinin taşıtanın olası zararlarının teminatını oluşturmak üzere verildiği belirtildiği halde işin tamamlanan 1.424.205,55-Euroluk kısmının isabet ettiği 142.420-Euro yönünden senedin teminat olmaktan çıktığını, bu kısmın müvekkilinden talep edilemeyeceğini, yine davalının 7 günlük navlun ödeme süresini aştığı seferlerden hiç bahsedilmediğini, yapılan gemi nominasyonlarının sözleşmeye aykırı olarak kabul edilmediğini, navlun bedellerinin müvekkilinin atlanarak doğrudan armatörlere ödendiğini, bu nedenle sözleşmenin 14/04/2017 tarihinde kendileri tarafından feshedildiğini, müvekkilin akdi feshetmesinden sonra karşı tarafın yaptığı hiç bir harcamadan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenle raporda belirtilen 888.703,22-USD, 225.287,20-Euro ve 84.584,56-TL şeklinde belirtilen rakamlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek mahkemenin asıl davadaki davanın reddine ilişkin kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı, davalı ile aralarındaki Çarter sözleşmesi uyarınca davalıya ait emtianın parça parça Banderabbas/İran'a deniz yolu ile taşınmasını üstlendiğini, sözleşme kapsamında davalıya 358.000-Euro bedelli teminat senedinin verildiğini, ancak davacının sözleşmeye aykırı olarak navlun bedellerini gecikmeli olarak ödediğini, gemi nominasyonlarının sözleşmeye aykırı olarak kabul edilmediğini, bir kısım navlun bedellerinin ise müvekkilinin atlanarak doğrudan armatöre ödendiğini, uyarıların sonuç vermemesi üzerinde sözleşmenin müvekkili tarafından 14/04/2017 tarihinde feshedildiğini, sözleşme feshedilinceye kadar 3.577.000-Euro bedelli işin 1.424.205,55-Euro kısmının yerine getirildiğini, teminat çekinin davalıda haksız olarak bulunduğunu belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davalı ise taşıma işlemlerine başlandıktan sonra davacının 2. ve 3. sevkiyatta sözleşmeden öngörülen şartları haiz olmayan gemi teklif ve tedarik ettiğini, 7. sevkiyatın sözleşmeye aykırı şekilde İskenderiye aktarmalı olarak planladığını, fiili taşıyanlara ... ile imzalamış olduğu charter sözleşmesinde kabul edilenin çok üzerinde navlun ödemeyi taahhüt ettiğini, armatörlere navlun ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bundan dolayı fiili taşıyanların emtia üzerinde haciz işlemi uygulamasının önüne geçilmesi ve emtianın bir an önce alıcıya ulaştırılmasını sağlamak amacıyla ...'in fahiş miktarlardaki navlun ücretlerini armatörlere ödemek zorunda kaldığını, davalının haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş, karşı davası ile ise müvekkilinin navlun, ilave sevkiyat ve liman masrafları ödeyerek uğradığı maddi zararının tazminini talep etmiştir. Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş olup, hükme karşı davacı, sadece asıl dava yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Taraflar arasında davacı ...'un taşıyanı, davalı-karşı davacı ...'in ise taşıtanı-göndericisi konumunda olduğu 09/08/2016 tarihli charter sözleşmesi düzenlenmiştir. İşbu sözleşme ile davacı 98.000 metrikton ray hattının Zonguldak limanından Bandar Abbas limanına birden çok seferde taşınmasını üstlenmiştir. Navlun ücretinin yük miktarı esas alınarak birim fiyat üzerinden tespit edilip ödenmesi kabul edilmiştir. Sözleşmede, taşımada kullanılacak gemilerin özellikleri, istiflemenin ve taşımanın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı olarak düzenlenmiş, her iki tarafın da imzasını taşıyan teslim belgesi ile davacı tarafından davalıya dava konusu 358.000-Euro bedelli çekin sözleşmenin teminatını teşkil etmek üzere verilmiştir. Davacı, 14/04/2017 tarihli e-posta ile navlun ücretlerinin gecikmeli olarak ödenmesi veya kasıtlı olarak ödenmemesi, navlun ücretlerinin doğrudan armatörlere ödenmesi, sözleşme dışı taleplerde bulunulması, nominasyonu yapılmış ... gemisinin kabul edilmeyerek bu geminin armatörüne karşı borçlu duruma düşürülmeleri nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Öncelikle teminat çekinin iade koşullarının oluşup oluşmadığının taraflar arasındaki sözleşmeye göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede teminat çekinin iadesine ilişkin özel bir hükme yer verilmemiştir. Ancak bahsi geçen teminat çekinin davalı karşı davacının uğrayacağı zararları güvence altına almak üzere düzenlendiği ve davalıya verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını ve sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığını talep etmekte ise de taraflar arasındaki sözleşmede taşımanın gerçekleştirileceği gemilerin ebatları, özellikleri ve vinci bulunması gibi hususlar ayrıntılı olarak düzenlenmiş olup davalının gemi nominasyonlarını kabul etmemesinin haklılığının buna göre değerlendirilmesi gerekir. 2. Ve 3. Sevkiyatta davacı tarafından teklif edilen gemilerin sözleşme koşullarına uygun olmadığı, taşımanın yapıldığı ... gemisinin liman şartlarına uymamasına rağmen Zonguldak Limanına özel izinle yanaşabildiği; 5 ve 6 sevkiyatlarda teklif edilen Mamba gemisinin vincinin çalışmaması nedeniyle sözleşme koşullarına uygun olmadığı, davalı tarafından kabul edilen ... ve ... adlı gemilerin davalı tarafından kabul edilmesine rağmen ... adlı geminin jeneratör arızası nedeniyle, ... adlı geminin başka bir yüke bağlandığı gerekçesiyle davacı tarafından iptal edildiği; 7. sevkiyatta teklif edilen gemilerin davalı tarafından şartlı olarak kabul edildiği ancak kabul edilen gemilerin limana varış tarihleri veya İran'a gitmekten vazgeçmeleri nedeniyle en son ... isimli gemi üzerinde anlaştıkları; 8.sevkiyatta ise teklif edilen gemilerin davalı tarafından kabul edildiği taşımanın ... isimli gemi ile yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı tarafından miktar sözleşmesinde öngörülen şartları taşımayan gemilerin davalı taşıtandan tarafından kabulü beklenemeyeceğinden gemi nominasyonlarının kabul edilmemesinde davalının kusuru bulunmamaktadır. Yine, sözleşmeye aykırı bir şekilde 7. sevkiyatın İskenderiye aktarmalı olarak planlandığı, taşımayı yapan ... isimli gemi ile ilgili navlunun ödenmemesi nedeniyle ... isimli geminin sahibi ... tarafından yüke rehin konulmak üzere işlemlere başlanılması üzerine navlun ücreti 250.000-USD'nin davalı taşıtan tarafından ödenmek zorunda kalındığı, İskenderiye Limanında tahliye, yükleme, gözetim, sigorta ve ardiye nedeniyle davalı taşıtan tarafından masraflara katlanıldığı, bu kapsamda 26.937,32-TL sigorta, 57.647,24-TL gözetim, tahliye yükleme ve ardiye masrafı olarak ise 758.658,22-USD ödediği tespit edilmiştir. Ayrıca yükün İskenderiye Limanında tahliye edilmesi nedeniyle İskenderiye / Bandarabbas arasındaki taşıma için 279.962,04-Euro ödediği anlaşılmaktadır. Bunun dışında 8.sevkiyatta davacı, taşımayı yapan ... isimli gemi ile sözleşmede kararlaştırılan navlun bedelinin çok üzerinde 485.000-USD bedelle anlaştığı, navlun bedelinin davacı tarafından ödenmemesi üzerine taşımayı yapan firma tarafından rehin işlemlerine başlanacağının ihtarı üzerine davacı tarafından 485.000-USD'nin gemi sahibine ödendiği anlaşılmaktadır. Bu şekilde davacı taraflar arasındaki miktar sözleşmesinde öngörülen şartları haiz olmayan gemi teklif ederek; yine sözleşme aykırı bir şekilde 7. seferi aktarmalı olarak planlayarak, fiili taşıyanla sözleşmede öngörülen miktarın üzerinde navlun kararlaştırarak, navlunu fiili taşıyana ödemeyerek taraflar arasındaki sözleşmeyi ihlal ettiği, davalının ilave navlun ücretleri ile liman masraflarına katlanmak zorunda kalarak zarara uğradığı açıktır. Davacı ücretlerin gecikmeli olarak ödendiğini ileri sürmüş ise de taraflar arasındaki sözleşmede davacının hakettiği navlun ücretlerinin yükün tahliyesinin bitiminden 7 gün içinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. 2 ve 3 sevkiyat ile 7 sevkiyatta da sözleşmenin aksine davacının lehine olacak şekilde yarı navlun bedelinin önceden ödendiği gibi davalının gemi tedarikinde geciktiği, buna karşılık davacının navlun ödemelerinin geciktiği ileri sürülen sevkiyatlardan sonra da sözleşme ilişkisine devam edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacı tarafından davalıya verilen dava konusu çek davacı-karşı davalı ...'un sözleşmeyi ihlali durumunda taşıtan ...'in uğrayacağı zararların güvence altına alınmasına yönelik olarak düzenlenmiştir. Davacı-karşı davalı ... sözleşmeye aykırı davranarak karşı taraf ...'in çek bedelini aşacak şekilde zararına sebebiyet verdiği anlaşıldığından asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin asıl davadaki hükme yönelik istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı-karşı davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 06/04/2023