T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1585
KARAR NO: 2025/1763
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/06/2025
NUMARASI: 2024/677 Esas - 2025/703 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/07/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2025
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin verilen kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında; müvekkili tarafından davalı/borçluya tekstil ürünlerinin satışı konusunda ticari ilişki bulunduğu; bu ticari ilişkiden doğan alaacğın tahsili için borçlu tarafa Bakırköy 8. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalı/borçlu tarafa toplam cari alacağı olan 215.637,03-TL asıl alacak ve işlemiş faiz için ilamsız icra takibi başlatıldığını , davalı/borçlu tarafından Bakırköy 2. ATM nin 2022/1192 Esas Sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğu, davalı borçlu şirket tarafından takibe konu asıl alacak miktarı konkordato dosyasında kabul edilmiş olup borç miktarı açısından ihtilaf bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinin 215.637,03-TL borcu bulunduğunu kabul ettiğini, konkordato talebinin reddedilerek verilen kesin mühletin kaldırıldığını,asıl alacak 215.637,03-TL ve 83.850,31-TL asıl alacağa işlemiş avans faizinin tahsiline yönelik başlatılan Bakırköy 8. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, alacağın asgari %50’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, davacı tarafın defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu ve davacı yanın ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 215.637,03-TL alacaklı olduğunu ve celp edilen BA BS bildirimlerine göre tarafların BA BS bildirimleri arasında fark olmadığı anlaşıldığından belirlenen bu asıl alacak bedeli üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, işlemiş faiz yönünden olan talebin davacının takipten önce davalıyı usulüne uygun ihtarname vb. bir yöntemle temerrüde düşürmediğinden reddine, asıl alacağın faturalara dayalı olması likit olması gözetilerek davacı lehine %20 oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; faturanın alt kısmında "son ödeme tarihi: 20.02.2023" olarak açıkça belirtildiğini, bu ibare, alacağın muacceliyet tarihini gösterir ve borçlunun bu tarihte borcunu ifa etmemesi halinde temerrüde düşeceğini ortaya koyduğunu, TBK 117/1 uyarınca temerrüt için ihtara gerek olmadığını ileri sürerek işlemiş faiz bakımından kararın kaldırılarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.2-Davalı vekili; esas alınan 215.637,03-TL tutar yalnızca davacının tek taraflı ticari kayıtlarına istinaden belirlendiğini, oysa bu miktarın, taraflar arasında yazılı bir mutabakatla teyit edilmiş veya müvekkilinin açık bir borç ikrarına konu olmuş bir rakam olmadığını, davalı şirket yetkilisinin teslim alınan mala ilişkin imzasını taşıyan herhangi bir irsaliye veya teslim tutanağı mevcut olmadığını, sadece davacı tarafından düzenlenmiş fatura bulunduğunu, bu da tek başına davayı ispata yeterli bir belge olmadığını, ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava; bir adet fatura bakiyesi alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.HMK'nın 222(1) maddesi hükmü gereği, "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut.. gerekir." Davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği ve davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun ticari defterleri kapsamı davalı aleyhine olmak üzere dikkate alınarak karar verilmesi gerekir. Mahkemece inceleme ara kararı davalıya tebliğ edilmiş olup; davalı taraf ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından, davacının kanuna uygun tutulmuş ticari defterleri davacı lehine delil olarak kabul edilecektir. Davacının ticari defterlerinde 215.637,03-TL bakiye alaacğı kayıtlıdır.Dava dilekçesi ekinde sunulan konkordato komiserleri tarafından düzenlenen tutanakta icra takibine konu asıl alacağın davalı şirket yetkilisinin kabulü ile konkordato projesine dahil edildiği, davalının BA formunda da faturanın bildiriminin yapıldığı tesbit edilmiştir. Asıl alacak bakımından davanın kabulüne ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.Davalı vekilinin aksi yönde ki istinaf nedenleri yerinde değildir.Alacağın muaccel olması ile temerrüt birbirinden farklı olgulardır. Somut olayda,fatura bakiyesi alacak yönünden takip öncesinde bir temerrüt ihtarı yapılmamıştır. Fatura üzerinde yazılı olan ödeme tarihleri temerrüt tarihi olarak kabul edilemez. VUK hükümlerince faturanın muhteviyatı belirlenmiş olup, fatura üzerinde yazılı bulunan vadenin alacağın muaccel olduğu tarihi göstermesi ve salt faturaya itiraz edilmemesi sebebiyle taraflarca kararlaştırılmış kesin vade olarak kabul edilemeyeceğinden davacı vekilinin işlemiş temerrüt faizi bakımından istemin reddine karar verilmesi de yerindedir.Açıklanan nedenlerle,asıl alacağın varlığının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne,işlemiş faiz bakımından davanın reddine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığından her iki yan vekilinin istinaf başvurusunun
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davacı tarafından yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davalıdan alınması gereken 14.730,17-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.682,55-TL harcın mahsubu ile kalan 11.047,62-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı ve davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/10/2025