T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/435
KARAR NO: 2025/468
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/12/2024
NUMARASI: 2024/899 Esas - 2024/969 Karar
DAVA: Alacak
Davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı dava dilekçesinde; Adalet Bakanlığı ve Hazine Maliye Bakanlığına bildirilmiş olan Tüm yasal ve kanuni çerçeveler doğrultusunda ihtiyati haciz talepleri ve maddi tutarlı muamman bedellinin mal varlıkları ve değerlerine karşın, T.C Hazine tahvil bonoları, Kredi muamman bedelleri, Teminatlı mal varlıkları Aile ve Şahsına ait BBDK'ya bildirilmiş olan Mal varlıkları ve Dijital Materyalleri, BİST Menkul kıymetler borsası ve Tüm pozisyon dağılımları ile Muamman karları, alacaklı olduğu iş ve diğer tüm tazmin tutarları ve haciz'e vacip olan tüm muamman değerleri ile TL veya diğer karşılık oranların; TCMB'den 2 Milyar TL muamman bedelin Tahvil karşılığı olan Likidite tutarı ile adına kayıtlı ... bankası İmes/ Sanayi Şubesi hesabı ve bağlı bulunan tüm döviz veyahut Yatırım hesaplarından; ... spot hisse senetleri, ... spot hisse senetleri, ... spot hisse senetleri ... viop endeksi ve T.C Devleti Hazine tahvil bonoları ve USA hazine tahvil bonoları ihraçları veyahut ... ve Farklı Spot varlıklara Kredi veyahut Tahvil veyahut Likidite ve ETF ile fon ve Fonlama toplama yapılandırma Reeskont kredi, hibe, teşvik ve Danıştay daire başkanlığının belirttiği/TEMYİZ devlet destekleri ödenekleri Faiz patikası ve Ekonomi politikaları doğrultusunda; belirtilen tüm işlem detay ve varlık bütünlerine Karşın ..., ... ve türev veyahut ETF karşılığı fon ve fonlama toplama ve diğer tüm işlemlerle birlikte Dijital para madenciliği, saklama birikim yeşil enerji yatırımı ve işlem yapma faaliyeti teminatları fon bütünü ve muamman bedellerin ticari, tüzel veyahut bireysel olarak adıma kayıtlı ... adına kuruluşu faaliyet izinine dayanacak ve mal varlığı bütünü ve piyasada Spot cinsinden veyahut temin gereksinimlerinin karşılığında oluşacak ortaklık, hisse payları, endeks oranları, Emeklilik fonları ve tüm bütünlemenin; kuruluş isimi ... Yatırım (kapital) olarak, Dijital ve Dijital para ile Hisse senetleri, ..., Fon ve ..., ETF ve Türev ile SPK ve diğer İlgili Tüm kurumların onayı doğrultusunda hak ve alacaklarım ile Faaliyet izinlerine Müteakip Yerleşke ve Adres ile Taşınır Taşınmaz bildirimi ve gerekli Tüm evrak ve yönetmelik şartlarının bildirileceği veyahut UYAP entegrasyon ekranında Gerekli bilgilerin Temin edileceği şekilde; açıklanan sebeplerden ve hukuki süreç şart ve gereksinimlerinden ve haklarımdan doğan ve doğmuş tüm yatırım, ticari, tüzel veyahut bireysel hak ve bedellerine karşılık ilgili kurumlardan faaliyet izinleri ve tüm işlemlerin yapılmasını rica eder TCMB'den 2 Milyar TL değerinde muamman bedelli Türk Lirası karşılığının yukarıda belirtilen varlıklarda ve haklarda taşınır/ taşınmaz alımı ve diğer tüm şartlar dahil gerekirse maddi bölünmesi yapılarak ... bankası veyahut ... Hesabıma BBDK tarafından haczedilerek veyahut alınarak adıma ait hesaplara aktarılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; HMK madde 119 uyarınca belirtilen açık bir şekilde talep sonucunun dava dilekçesinde yazılması gerektiğinden davacıya bu hususta kesin süre verildiği, dava dilekçesinde netice ve talep kısmının açık ve anlaşılır olması gerektiği, böylece davaların usul ekonomisi ilkesine uygun bir biçimde, makul bir sürede sonuçlanması amaçlandığı, dava dilekçesinde ki bu unsurun zorunlu unsurlardan olduğunu, yine davacı taraf iş bu dosya dava dilekçesinde netice ve talep kısmının açık ve anlaşılır olmadığı, davacıya dava dilekçesini (netice ve talep kısmını, tarafların adreslerini bildirmesi, adli yardım beyanını açıklaması,) açıklamak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına şeklinde ara karar düzenlendiği ve davacı tarafça kesin süre içerisinde eksik tensip ile belirtilen eksikliklerin tamamlanmadığı ve dava değeri üzerinden hesaplanan peşin harcın yatırılmadığı gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı dava dilekçesindeki anlatımlarını tekrar ederek; "anlatılan re'sen sebepler ve nedenlerden dolayı dava dosyasının içeriği ile birlikte dosyamın kabulünü rica ederim ... bankası ile yatırım veyahut İstanbul varlık firmasına ait elinde bulundurdukları 3.500.000 Milyon adet ... hisse senetlerinin veyahut ederi kadar bonoların, likiditelerin, tahvillerin, veyahut eş değerli herhangi bir finansman varlığının, dijital materyal, ledger nano cüzdan veyahut veyahut yazılım cüzdanı ile likiditenin tarafıma ait Mal varlığı ve projemdeki mülki haklarımdaki ve Anayasanın ilgili maddeleri ile diğer tüm kanuni haklarımdaki muamman zararlarıma ve yatırımlarımdaki,Bireysel, ticari, tüzel veyahut genel haklarıma karşın;ilgili kurumların ve bankaların kanuni şartlarım ile dayanaklarımın karşılığı olan değeri 3.5 Milyon adet ... spot hisse senedi veyahut TCMB nin karşılığı kadar Likidite değerinin tarafıma teslim etmesini rica etmekteyimdir, buna istinaden mahkemenizden tarafıma ilam verilmesini, gerekçeli karar verilmesini dava giderlerinin ve oluşabilecek karşı taraf vekalet ücretleri ile karşı tarafın masraflarını BBDK' ya yükletilmesini mahkemenizden arz ve rica ederim" diyerek kararı istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Davacı tarafından verilen" şeklen dava dilekçesi "olarak adlandırılan dilekçede; "davanın istinaf sebeplerinde yazılı hususları belirterek davalılardan alınarak iki milyar TL nin hesaplarına yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. "6100 sayılı HMK'nın 119/1-d ve bentlerinde, vakıaların ve delillerin gösterilmesi aslında dilekçenin iki unsuru olarak belirtilmiştir. Dava dilekçesinde hiç vakıa gösterilmemesi ile belirli vakıaları gösterip bunların somut ve açık olmaması hallerini birbirinden ayırt etmek gerekir. Zira birincisi iddia yükünün yerine getirilmemesi iken diğeri somutlaştırma yükünün yerine getirilmemesi olup, her ikisinin sonucu ve yaptırımı ayrı düşünülmelidir. Davacının vakıaları hiç belirtmemesi veya hiçbir delile dayanmaması ile bunları yeterli açıklıkta ve bağlantılı şekilde göstermemesi arasında bir ayırım yapılmalıdır. Zira davacının göstermediği bir vakıanın veya delilin araştırılması ya da dikkate alınması ancak re'sen araştırma ilkesinin uygulanması durumunda olduğu gibi kanunda öngörülen istisnalar söz konusuysa mümkündür. Kanundaki istisnalar dışında böyle bir yola gidilmesi 25. madde de gösterilen taraflarca getirilmesi ilkesine aykırı olacaktır. Hatta, hakimin bu yönde tarafın hiç ileri sürmediği bir vakıayı hatırlatması hakimin reddi sebebi sayılacaktır. Taraflarca getirilme ilkesine göre, dava malzemesinin, yani vakıaların ve delillerin getirilmesi işi taraflara aittir. Medeni yargılama hukuku, özündeki özel hukuktaki hakların yerine getirilmesini amaçladığı için, tarafların haklarını ararken de aktif olmalarını ve kendi iddialarını, bunların dayanaklarını ve delillerini getirmeleri -kural olarak- gerekli ve zorunludur... Davacının hiç bir vakıa ileri sürmemesi demek ,aslında iddia yükünü yerine getirmemek demektir. Davacının maddi meseleye ilişkin olup bir hukuk normunun aradığı koşul vakıalara karşılık gelen olaya ilişkin somut vakıaların varlığını mahkemeye bildirmesi, ileri sürmesi, iddia yükü olarak ifade edilmektedir. Çünkü, mahkemenin objektif soyut hukuk kuralını, sübjektif -somut duruma uyarlayıp kanundaki hukuki sonucu değerlendirerek somut bir karar verebilmesi, bu iddiaların mahkeme önüne getirilmesine bağlıdır. Sadece, mahkemeye yöneltilen "haksızlığa uğradım, hakkımı verin " ya da "alacağım tahsil edilsin" anlamında ki bir taleple ya da bir takım havada kalan ifadelerle kullanarak dilekçe yazıp sonuca gitmek mümkün değildir. İddia yüküne, kısaca tarafın talebini haklı kılacak hukuk kuralının gerektirdiği temel maddi vakıaları mahkeme önüne getirme yükü de diyebiliriz. (Prof.Dr. Muhammed Özekes- Dava dilekçelerinde eksiklikler halinde yapılması gereken işler..) Somut olayda; davacının dayandığı maddi vakıaları, delillerini belirtmediği, davacının iddia yükünü kanuna uygun yerine getirmediği, bu durumda temel vakıalar bakımından ispat yükünü de yerine getirmiş olmayacağından, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirse de davacı aleyhine hüküm verilemeyeceğinden açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Tarafın iddia yükünü yerine getirip, somutlaştırma yükünü yerine getirmemesi durumunda hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü var ise de, tarafın hiç ileri sürmediği, olayın gerçekleşmesi bakımından ortaya koymadığı bir vakıa bakımından hakimin açıklama istemesi yada davanın aydınlatılması söz konusu olamayacağından davacının istinaf nedenleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcının davacı tarafından peşin yatırılan 1.495,62-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 880,22-TL harcın talep eden davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 24/03/2025