T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/267
KARAR NO: 2025/253
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/11/2024
NUMARASI: 2023/784 Esas 2024/667 Karar
DAVA: İstirdat
Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından Çorlu İcra Dairesinin ...Tal nolu dosyası ile 22/05/2023 tarihinde müvekkili şirketin '... Mah ... Sk No:... ... OSB Ergene adresinde menkul haciz işlemi yapıldığını, haciz esnasında müvekkilinin çalışanı hazır olup istihkak iddiasında bulunmasına rağmen işlem yapıldığını, davalı/borçlu ile herhangi bir bağlantısı ve ilgisi olmadığı halde davalı/borçlunun borcuna karşılık müvekkili davacının menkul mallarının haksız olarak muhafaza altına alınma tehdidi altında 04/10/2023 tarihinde dosya borcunun müvekkili tarafından ödendiğini, davalı/alacaklının haksız olarak işlem yaptığını ve alacağını garanti altına almak adına müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu, ayrıca müvekkili, davalı/borçlu ile herhangi bir ilişkisinin olmadığını ve haczedilen menkul malların kendisine ait olduğu beyanında bulunduğunu, itiraz ettiğini ve istihkak iddiasında bulunduğunu,işyerinde haczedilerek muhafaza altına alınan menkul malların tamamının davacı müvekkiline ait olduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile, istirdat taleplerinin kabulüne, haciz tehdidi altında ödenen 73.000-TL'nin, ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini,davacının iade talebinin haklı olduğunu kabul manasına gelmemek kaydıyla ödediği tutarı, yerine ödeme yaptığı borçludan talep etmesi gerektiğini, davanın, pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ile borçlu şirketin alacaklılardan mal kaçırma kastıyla birlikte hareket ettiğinin sabit olduğunu,ödenen tutarın iadesi için gerekli koşulların oluşmadığını, davanın öncelikle, dava şartı, hukuki yarar ve pasif husumet noksanlığı nedeniyle usulden reddine, aksi halde davacının haksız davasının esasa ilişkin beyanları doğrultusunda reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı tarafça icra tehdidi altında yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle istirdadı kapsamında iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça öncelikli olarak arabuluculuk dava şartı itirazın bulunulduğu,dava açılmadan önce dava şartı yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; İstanbul 45.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan istirdat davasında görevsizlik kararı verildiğini, dosyanın tevzi aşamasında İstanbul Arabuluculuk Bürosunun ... dosya ve ... arabuluculuk numarası ile görüşmeler yapıldığını ve 15/11/2023 tarihinde son tutanağın anlaşmama olarak düzenlendiğini, ara karar gereği verilen kesin süre içerisinde 12/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulduğunu, dava şartının yerine getirildiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, icra tehdidi altında yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle istirdadı talebine ilişkindir. Elde ki işbu dava 19/10/2023 tarihinde İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/281 esas sayılı dosyasında açıldığı; Mahkemece 26/10/2023 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine 04/12/2023 tarihinde kararı veren mahkemeye tevzi edildiği, mahkemenin 06/12/2023 tarihli tensip tutanağının 10 nolu ara kararı ile davacı vekiline arabuluculuk tutanağını sunması için 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilinin 12/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde 15/11/2023 tarihli arabuluculuk anlaşamama son tutanağını sunduğu anlaşılmaktadır. 6325 sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddesi "Davacı, arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmünü haizdir. Somut olayda dava ilk olarak dava Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, görevsizlik kararı verilmesi üzerine davacı tarafça 08/11/2023 tarihinde Arabuluculuk Bürosuna başvurularak sürecin başlatıldığı, 15/11/2023 tarihli anlaşamama tutanağının dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle davanın açıldığı mahkemece bakılan işler arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı, görevsizlik kararı verilmesi üzerine görevli mahkemeye dava dosyası gönderilmeden,davalı taraf itiraz etmeden karar tarihi itibariyle dava şartının tamamlandığı gözetilerek , HMK 115(3) maddesi uyarınca yargılamaya devam edilmek gerekirken davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/11/2024 Tarih 2023/784 Esas - 2024/667 Karar sayılı kararın HMK.'nın 353(1)a-4 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/02/2025