T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1830
KARAR NO:2024/1937
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:11/07/2023
NUMARASI:2023/152 Esas - 2023/305 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Gemi ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/12/2024
Davanın usulden reddine ilişkin kararın kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin sigortalısı ...A.Ş.'ye ait emtiaların Malezya'dan Ankara'ya kadar taşımasının müvekkili şirket nezdinde sigortalandığını, taşımanın ... isimli gemi ile gerçekleştirildiğini, davalı tarafın gerek deniz sevkiyatı ve gerekse varma limanından alıcı deposuna kadar kara sevkiyatını üslendiğini, yükün varma yerinde tahliyesi esnasında elleçleme nedeniyle hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigorta poliçesi kapsamında müvekkilinin sigortalısının 106.199,11-TL tutarında zararını tazmin ettiğini, ödenen hasar bedelinin tahsili için İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla İstanbul ... İcra Dairesinin 2022/9693 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalılar vekili; konşimentonun yurt dışında tanzim edildiğini, müvekkili ...'nin deniz taşımasının kurulmasına aracılık etmediği, acentelik yapmadığını, milletlararası yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili Mahkemelerin Londra Mahkemeleri olduğunu, usulüne uygun bir hasar ihbarının bulunmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, taşımanın ... olarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle taşıyanın hasarlardan sorumlu tutulabilmesinin mümkün olamayacağını, kırkambar taşımalarında TTK'nın 1150 maddesine dayanarak bir sorumluluk iddiasında bulunulamayacağını, konşimentoda TTK 1150 maddesinin aksinin kararlaştırıldığını beyanla öncelikle davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, izafeten açılan dava yönünden milletlararası yetki itirazının kabulü ile usulden reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde de davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; 6102 sayılı TTK'nın 1237/1 md. uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki ilişkide konişmento hükümleri esas alınacağı ,konişmentonun Malezya'da düzenlendiği,... Limanının ..., varma limanının ... olduğu, alıcının davacının sigortalısı olduğu,konişmentonun ... tarafından imzalandığı, konişmento hükümlerinin tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu, böylelikle milletlerarası yetki kaydının da tarafları bağladığı,konişmentonun 10.3.maddesindeki kloz ile taşımadan kaynaklı uyuşmazlarda Londra İngiliz Yüksek Mahkemesi' nin yargılama yetkisine sahip olduğu ve İngiliz kanunlarının uygulanacağının kararlaştırıldığı, davacının konişmentonun şartları ile bağlı olduğu anlaşılmakla, davalının süresinde yaptığı mahkemenin uluslararası yetkisine yönelik itirazının kabulüne, navlun faturası davalı acente tarafından düzenlenmiş ise de sigortalının alıcı olduğu konişmentoda davalının taşıyanın varma limanında acentesi olduğu açıkça belirtildiğinden bu kayıt karşısında davalının bizzat taşımayı üstlendiğinin ortaya konulamadığı, dosya kapsamında ... AŞnin taşımaya bizzat aracılık ettiğine dair delil bulunmadığından iş bu davalıya asaleten açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili; konişmentoda yer alan yetki şartına ilişkin madde ve içeriği uyarınca usule uygun bir yetki şartının varlığı dahi kabul edilemeyeceğini, işbu yetki maddesinin gönderileni bağlayıcı niteliği olmaması sebebiyle reddi gerektiğini,yetkili Acente hali hazırda varma limanında konişmentonun arkasına teslim/tesellüm imzalayarak kaşelediğini,bu sebeble yetki itirazının reddi gerektiğini, kanun koyucu tarafından, yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı sabit olduğundan Davalı tarafın haksız iddiaları karşısında kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; davacı tarafından TTK 1472 maddesi gereğince açılan sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tahsili için yapılan takibe itirazın iptali davasıdır.Davalı taşıyan adına Malezya acentesi tarafından yük için ... nolu kayıt numarası ile Konişmento düzenlenmiştir. Davalı vekili, taşımaya ilişkin konişmentonun 10.maddesinde milletlerarası yetki şartı bulunduğunu yetki klozunda yapılan taşımalardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunun kabul edildiğini ileri sürerek süresinde yetki itirazında bulunmuştur.MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Davacı,sigortalı-gönderilenin halefi sıfatıyla bu davayı açtığı ,sigortalının konişmentoyu ve malı teslim aldığı anlaşılmış olup, sigortalı ile davalı taşıyan arasındaki hukuki ilişkiyi belirleyen konşimentodaki hükümler ile bağlı olmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, davalı yabancı taşıyıcı şirket, konişmentoyu düzenleyen acente ve gemi yabancı bir gemi olduğundan yabancılık unsuru mevcuttur. Dava konusu Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına ilişkin olmayıp deniz taşımasına dair akdi ilişkiden kaynaklanmaktadır. Geçerli bir yetki şartı bulunduğundan milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı ... AŞ ise navlun faturası düzenlemekle birlikte "iş bu navlun bedeli ...'nin acentesi sıfatıyla ve ...hesabına havale edilmek üzere tahsil edilmiştir" kaydı bulunduğu görülmektedir.Konişmentoda varma limanı acentesi olarak gösterilen davalıya asaleten husumet yöneltilemeyeceğinden istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/12/2024