T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1397
KARAR NO: 2025/820
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/05/2024
NUMARASI: 2024/20 Esas - 2024/326 Karar
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/05/2025
İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkil firma ile davalı satıcı arasında "Alıcının ihtiyacı doğrultusunda talep ettiği, T. 142-1 ,T .142.0 killlerinin, satıcı firmaya ait olan İstanbul/Şile Kil ocaklarındaki stok sahasından kamyon üstünde teslim satış işi" konulu hammade satış sözleşmeleri akdedildiğini, sözleşme uyarınca müvekkilinin sözleşmeden kaynaklı borcunu ifa ettiğini, ancak davalı satıcının teslim borcu altına girdiği "T.142-1 ve T.142-0 Tüvenan Killerinin" teslimini gerçekleştirmediğini, davalıya ihtarname keşide edilmesine rağmen söz konusu killerin tesliminin veya bedelin iadesinin sağlanmadığını, müvekkili şirketin gerek killerin teslim edilememesi gerekse ikame ürün alımları nedeni ile ağır bir şekilde zarara uğradığını belirterek öncelikle asli talepleri olan sözleşme konusu malın teslimine, bu olmadığı takdirde rayiç bedeller üzerinden ödenmiş bulunan bedelin 10.000-TL'sinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 18.06.2015 temerrüt tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı tarafın dosyaya sunduğu 15/01/2021 tarihli dilekçesinde ve 28/01/2021 tarihli duruşmada mal teslimi taleplerinin bulunmadığı, bedel talep ettikleri belirtilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; dava dilekçesinin HMK m.119 gereğince yasal koşulları taşımadığını, HMK 121, 145. ve 194. maddeleri gereğince davacı delillerinin tebliği ile bu delillerin davacının iddiaları ile ilişkilendirilmesi gerektiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı iddialarının asılsız olduğunu, malların teslim edilmesi nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığını, davacının talep ettiği ton başı birim fiyatın fahiş olduğunu, davacının alacağını 1.283.581,23-TL olarak tespit etmesi nedeniyle kısmi dava açamayacağını, Fransa'da açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, yabancı mahkemede hükmedilen bedelinin alacaktan takas edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemenin 21/01/2021 tarihli, 2016/282 E. 2021/27 K. Sayılı ilamı ile 813.395,38-TL asıl alacağın 22/05/2015 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine, davalının takas mahsup talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 07/12/2023 tarihli 2021/646 E. 2023/1924 K. Sayılı ilamı ile "...Davacı, davalı tarafından teslim edilmeyen ürünlerin rayicini talep etmiş olmakla talebi TBK'nın 213. maddesi kapsamında kalmaktadır. TBK'nın 213/1. maddesi uyarınca borcu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre de satıcı borcunu ifa etmez ise, alıcı satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. 3. fıkra uyarınca da zararın nasıl hesaplanacağı belirtilmiş olup, satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı onun yerine bir başkasını satın almak zorunda olmaksızın satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. Rayiç değer içinde KDV'de bulunduğundan, bu şekilde tespit edilecek bedele KDV eklenmesi de mümkün değildir. Mahkemece, bu madde hükmü uyarınca sektörü bilen, konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak temerrüt tarihi itibariyle teslim edilmeyen kil bedelinin bu kanun hükmüne göre belirlenmesi gerekirken, faturada belirtilen birim fiyatlar üzerinden hüküm tesisi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Mahkemece; davalının 04/05/2011 tarihli asıl sözleşmenin 4.1 md gereğince T142/1-Tüvenan kil satışını üstlendiği, ek sözleşme ile kil miktarının 58.325 ton olarak belirlendiği, 04/05/2011 tarihli ek sözleşme ile T 142/0 (tüvenan kil) cinsi ve 5.050 ton miktarlı kilin davacıya satışını üstlendiği, davacının bu satış karşılığında davalıya 2011 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2012 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarında ödenmek üzere 10.000'er TL miktarlı çekleri düzenleyerek verdiği, peşin ödeme yaptığı, davalının bu ödeme karşılığında 07/06/2011 tarih ve ... numaralı 356.360-TL miktarlı, 30/07/2011 tarih ve ... numaralı 463.988,26-TL miktarlı, 28/06/2011 tarih ve ... numaralı 429.099,92-TL miktarlı faturaları keserek tebliğ ettiği, 08/12/2011 tarihli hammadde mutabakat tutanağına göre 30/11/2011 itibariyle T-142/0 kilden 260.05 ton teslim edildiği, davacının bakiye 5.789,95 ton alacağı olduğu, T142/1 kilden 6.089,12 ton teslim edildiği, davacının bakiye 52.255,88 ton alacağı bulunduğu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre davalının kestiği faturaların kayıtlı olduğu, ancak malın tamamının teslimine ilişkin irsaliye bulunmadığı, stok takip kartı ve teslim edilen bir kısım mala ilişkin irsaliyelere göre T 142-0 kilden (ek sözleşme ile alınan 5.050 ton kil ve 28/01/2011 tarihli fatura karşılığı alınan 1.000 ton kil toplamı 6.050 ton kil alacağından) bakiye 5.686,10 ton kil alacak bulunduğu, T142-1 kilden 39.986,59 ton alacak bulunduğu, 08/12/2011 tarihli hammadde mutabakat tutanağı ve davacı ticari defterlerine işlenen davalı faturalarındaki fiyata göre davalı tarafça bedeli peşin alınan ve faturası kesilen sözleşme ve ek sözleşme konusu kilin tamamının davalı tarafça davacıya teslim edilmediği, 13/02/2024 tarihli bilirkişi raporu gereğince; 5.686,10 ton T-142.0 kaliteli kilin ton fiyatı 50 TL den 284.305,00 TL, 39.971,05 ton T-142.1 kaliteli kilin ton fiyatı 25 TL den 999.276,25 TL olmak üzere davacının davalıdan toplamda 1.283.581,25-TL alacaklı olduğu, davalının 22/05/2015 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı şirketin Türk hukuku ve yasalarına göre davacı şirketten mahsubunu isteyebileceği kesinleşmiş bir alacağı veya faturası bulunmadığı gerekçesiyle 1.283.581,25-TL alacağın 21/06/2015 temerrüt tarihinden itibaren ticari reeskont faizi davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; bilirkişi raporunda ton başına birim fiyatlarının somut bir belgeye dayanmadan farazi olarak belirlendiğini, 2011 tarihli sözleşmedeki ton başına kil fiyatlarının esas alınması gerektiğini, öncelikle davacının muadil bir mal alıp almadığının belirlenmesi gerektiğini, davacının uğradığı zararın ancak bu şekilde belirlenebileceğini, yine ifa günündeki piyasa fiyatlarının somut bir şekilde belirlenmesi gerektiğini, bilirkişinin kişisel tecrübelerine göre karar verilemeyeceğini, bunun dışında bedel belirlenirken killerin ek sözleşme ile teslim tarihi olarak kararlaştırılan 2011 yılı Haziran, Eylül, Ekim fiyatlarının esas alınması gerektiğini, ton başına birim fiyatın tespitinde 2015 yılının esas alınmasının doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, satış sözleşmesinden kaynaklanan kil teslim borcunun ifa edilmemesinden doğan maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı; davalı ile aralarındaki ham madde satış sözleşmesi kapsamında bedeli ödenmesine rağmen davalının tuvenan kil teslimi edimini ifa etmediğini ileri sürerek davalıya gönderdiği 17/06/2015 tarihli ihtarname ile teslim edilmeyen kilin rayiç bedeli 1.283.581,25-TL'nin ödenmesini talep etmiştir. Eldeki davada ise killerin aynen teslimini olmadığı takdirde rayiç bedelin ödenmesi talep edilmiş olup, davacı vekili 15/01/2021 tarihli dilekçesinde ve 28/01/2021 tarihli duruşmada bedele yönelik talepte bulunmuştur. Davalı, malın teslim edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ise faturada belirtilen birim fiyatlar üzerinden KDV hariç teslim edilmeyen kil bedeli 813.395,38-TL'nin 22/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Dairemizin 07/12/2023 tarihli kararıyla yapılan istinaf incelemesinde davalının T.142-0 kilinden 5.689,10 ton; T.142-1 kilinden 39.970,38 ton kil teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği belirlenmiş olup, davacının talebinin TBK'nın 213. maddesi kapsamında kaldığına işaret edilerek temerrüt tarihi itibariyle teslim edilmeyen kil bedelinin konusunda uzman bilirkişiden rapor alınarak tespit edilmesi gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. TBK'nın 213/1. maddesi uyarınca borcu ifa etmeyen satıcı, alıcının bu yüzden uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre de satıcı borcunu ifa etmez ise, alıcı satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. 3. fıkra uyarınca da zararın nasıl hesaplanacağı belirtilmiş olup, satılan borsada kayıtlı veya piyasa fiyatı bulunan mallardan ise alıcı onun yerine bir başkasını satın almak zorunda olmaksızın satış bedeli ile belirlenmiş ifa günündeki piyasa fiyatı arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir. Mahkemece, Dairemizin kararı doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesinde kilin kalitesi, piyasa koşulları, kimyasal ve fiziksel özellikleri dikkate alınarak yapılan değerlendirmede temerrüt tarihi itibariyle T.142-0 kili için ton başına 50-TL, T.142-1 kili için ton başına 25-TL fiyat tespit edilmiş olup rapordan bahsi geçen tespitin gerekçeleri gösterildiğinden ve denetime elverişli olduğundan raporun hükme esas alınması yerindedir. Bunun dışında taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokolde kil için teslim dönemleri belirlenmiş ise de davalının bir kısım kil teslimi yaptığı, ancak teslim edilmeyen kil yönünden davacının ifayı beklediği, bu şekilde ifa tarihinin fiili olarak uzadığı dikkate alındığında teslim edilmeyen kil bedelinin temerrütün meydana geldiği 2015 yılı piyasa fiyatlarına göre belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 87.681,44-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 21.920,36-TL harcın mahsubu ile kalan 65.761,08-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.22/05/2025