T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/793
KARAR NO: 2026/1005
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/11/2025
NUMARASI: 2025/90 Esas - 2025/827 Karar
DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/04/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkilinin 10/12/2018 tarihli teklif formuna istinaden davalıdan ... gazı dolu olduğu belirtilen iki adet yangın söndürme sistemi ile iki adet yangın kapısı satın aldığını, 11/01/2019 tarihli faturaya istinaden 33.745-TL ödeme yaptığını, söz konusu tüplerin hiç kullanılmadığını, yangın tüpleri içerisindeki gazın ... gazı yerine daha uygun fiyatlı ve dava düşük kalitede ... ... gazı bulunduğunun ... raporu ile tespit edildiğini, bu hususun davalı tarafa Kartal 12.Noterliği'nin ... yevmiye no'lu 22/04/2020 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini ve sözleşmeden dönüldüğünü, ücret iadesi talep edildiğini ancak davalı tarafça ücret iadesi yapılmadığını belirterek 33.745-TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafında yaptırılan tespitin tek taraflı olduğunu, tüplerin 11/01/2019 tarihinde tesliminin yapıldığını, 11/02/2020 tarihine kadar tüplere dışarıdan müdahale olup olmadığının belirsiz olduğunu, davacıya birden fazla ürün satıldığını, bir kalem teşkil eden yangın söndürme tüpünün bugün itibari ile değerinin 2.400-TL-2.500-TL civarında olduğunu, sözleşmenin tamamına konu olan bedelin davacı tarafından talep edilemeyeceğini, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı tarafından davacıya satılan yangın tüpü içerisindeki gazın türü bakımından taraflar arasında ihtilaf olduğu, yangın tüpünün davalıya 11/01/2019 tarihinde teslim edildiği, yangın tüpleri içerisinde yer alması gereken gazın ... gazı olması gerektiği, davacı vekilince alındığı beyan olunan...laboratuvarı deney raporunun 11/02/2020 tarihinde düzenlendiği, ihtarnamenin 22/04/2020 tarihinde gönderildiği, davacı tarafça davalıya yaklaşık 2,5 ay sonra ihtarname gönderildiği, davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığı, davalığının ağır kusurunun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kaldırma kararı üzerine mahkemece; hükme ve denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında davalı tarafından davacıya teslim edilen yangın söndürme sistemi içerisinde yer alan yangın tüplerindeki gazların kararlaştırılandan farklı nitelikle teslim edildiği, bunun tüm sistemin çalışmasını etkilemiş olması sebebiyle davacının sözleşmeden dönme talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davalı tarafından düzenlenen ... nolu 11.01.2019 tarihli faturaya istinaden davacıya teslim edilen ürünlerin davalıya iadesi ile davacı tarafından davalıya ödenen 33.745-TL'nin ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; bilirkişi raporunda, bir sistem için gazın değeri 2.500-TL iken, mekanik ve elektronik donanım (paneller, borular, detektörler) yaklaşık 10.300-TL olduğunu, davacıya teslim edilen sistemin %80'i sözleşmeye tam olarak uygun ve kusursuz bulunduğunu, ... ifa teşkil eden kısım faturanın sadece %20'lik kısmı olduğunu, hal böyle iken, %20 oranda bir eksiklik bahane edilerek %80'i sorunsuz ifa edilmiş modüler bir sözleşmenin tamamından dönülmesine izin verilmesi, hakkın kötüye kullanılması yasağına ve orantılılık ilkesine aykırı olduğunu, yangın söndürme sistemleri elektronik paneller, sirenler, duman detektörleri ve çelik borulardan oluştuğunu, gaz tüpünün değişmesi veya farklı bir gazın bağlanması durumunda yalnızca lokal bazlı bir regülasyon veya kalibrasyon gerektiğini, duvardaki duman dedektörünün yangın kapılarının veya ana elektronik kontrol panelinin çöpe atılması gerekmediğini, sistemin tamamen modüler olduğunu, mahkemenin, bilirkişinin "gaz değişirse hepsi yenilenmeli" şeklindeki basmakalıp cümlesine itibar ederek sağlam parçaları da iade kapsamına alması kabul edilemeyeceğini, davacı şirket; yangın kapılarını, elektronik kontrol sistemlerini, boruları ve mekanik parçaları yıllardır işletmesinde kullanmakta ve uhdesinde tuttuğunu, hiçbir kusuru olmayan bu parçaların parası dahil 33.745,64-TL'nin tamamının davacıya ödenmesine karar verilmesi açık bir sebepsiz zenginleşme olduğunu, sadece raporda bedeli tespit edilen gaz/tüp tutarı üzerinden (2.500 TL x 2 adet) kısmi kabul olması gerektiğini, bu haliyle diğer aksam da davacı uhdesinde kalmış ve müvekkil hem tüm sözleşme bedelini ödemek zorunda bırakılmış hem de kendi imalatını davacıya bedelsiz terk ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE VE SÜREÇ:Dava, ticari satım sözleşmesinden dönülerek bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonucunda 2022/576 esas 2024/176 karar sayılı ilamı ile "110/12/2019 tarihli fiyat teklifi doğrultusunda davalı tarafından düzenlenen 11/01/2019 tarihli 33.745,64-TL bedelli fatura konusu 2 adet ... gazlı yangın söndürme sistemi ile 2 adet yangın kapısının davacıya satışı yapıldığı, satış bedelinin davalıya ödendiği, davalı tarafça ... gazının kullanılacağı belirtilmesine rağmen, yangın sisteminin yıllık bakımı ve muayenesi kapsamında tüpten alınan numunenin analizi sonucunda...Laboratuvarının 11/02/2020 tarihli raporunda ... ... gazının bulunduğunun belirtildiği, davacı tarafından 22/04/2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünün davalıya ihtar edildiği, davalı tarafça düzenlenen teklif formu ve faturalara davalının taahhüdünün ... gazına ilişkin olduğu ancak...Laboratuvarı tarafından düzenlenen raporda, tüpte ... ... gazının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda "ayıp" ile "sözleşmeye aykırı ifa (... ifa)" kavramlarının açıklanmasında yarar bulunmaktadır. Ayıp, taraflar arasındaki sözleşme ile kararlaştırılan vasıfların eksikliği veya kararlaştırılmamış olsa dahi dürüstlük kuralı gereğince edimde bulunması gerekli vasıfların eksikliği iken; sözleşmeye aykırı ifa (... ifa), taraflar arasındaki sözleşmeyle kararlaştırılmış borcun borçlanılan edimden başka bir edimle ifa edilmesi halidir. Ayıplı ifa halinde ayıplı olsa da bir ifa mevcutken, ... ifada ise sözleşme hiç ifa edilmemiştir. Bu nedenle ... ifa halinde satıcı, ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre değil, borcun hiç ifa edilmemesine ilişkin TBK'nın 112. vd maddeleri uyarınca sorumlu tutulmalıdır. Bu durumda alıcı için muayene ve ihbar külfetinden söz edilemeyeceğinden, uyuşmazlık halinde ayıp ihbarına ilişkin süreler uygulanmaz.Genel zamanaşımı sürelerinin dikkate alınması gerekir. Sözleşmeye aykırı ifa halinde uygulanması gereken TBK'nın 112. maddesinde ise; borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlunun, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Diğer taraftan TBK'nın 125. maddesi gereğince alıcının sözleşmeden dönme hakkı bulunmaktadır (Yargıtay 11. HDnin 07.12.2021 tarih 2020/4345 E. 2021/6919 K. sayılı ilamı).
Davalı tarafça düzenlenen teklif formu ve faturalarda ... gazı hususunda taahhütte bulunulduğu halde...Laboratuvarı tarafından düzenlenen raporda tüpte ... ... gazının bulunduğunun tespit edilmesi karşısında somut olayda ... ifa söz konusu olduğundan ayıpta geçerli olan muayene ve ihbar külfetinin uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı, 22/04/2020 tarihli ihtarnamede ve davada sözleşmeden dönme ile bedel olarak ödediği tutarın iadesini talep etmektedir. Somut olayda ... ifa nedeniyle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanması mümkündür. Ancak davacı yangın söndürme sistemi ve yangın kapıları da dahil olmak üzere tüm edimler yönünden sözleşmeden döndüğünü açıklamış ise de uyuşmazlık sistemde kullanılan gazın niteliğinden kaynaklandığından durum ve koşullara göre davacının sözleşmenin tümünden dönmekte haklı olup olmadığının üzerinde durulması gerekir. Şayet dönmenin sadece gaz tüpleri ile sınırlı olarak yapılabileceğinin değerlendirilmesi halinde faturada gaz tüplerinin bedeli ayrı bir kalem olarak gösterilmediğinden gazın bulunduğu tüplerin fatura tarihindeki değerinin tespiti gerekir. Eldeki davada bu yönde bir araştırma yapılmamış olup, bu hususlar bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. "denilerek dava yeniden görülmek üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı üzerine mahkemece alınan bilirkişi raporunda, yangın söndürme sisteminin elektronik ve mekanik olarak birden fazla aksamdan oluştuğu, ancak bu aksamların teknik olarak birbirine bağımlı biçimde çalıştığı, yangın söndürme gazının değiştirilmesi, sistemin diğer kısımlarının kalibrasyon değerlerini, basınç dengesini ve sertifikasyon uygunluğunu doğrudan etkilediği, yangın söndürme sisteminin modüler nitelikte olmakla birlikte teknik işlevi bakımından bütünsel bir yapı sergilediği, gazın değiştirilmesinin sistemin genel işlerliğini ve güvenlik standardını etkilediği, bu nedenle yalnızca tüp veya gaz kalemi değişimiyle sistemin kullanılabilir hale gelmesinin mümkün olmadığı, sistemin hiç kullanılmamış olması, ürünün teknik olarak iade edilebilirliğini desteklediği, Bu nedenle sözleşmeden dönme hakkının davacı bakımından haklı ve geçerli olduğu, davacı şirketin uğradığı toplam zararın sistem için ödenen tüm bedel olduğu yolunda rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporu gerekli teknik incelemeyi içermektedir. Sözleşmeye aykırılık tüm sistemi etkilediği açıkça bilirkişi raporunda belirtildiği ve hiç kullanılmayan sistemin davalıya iadesi ile ödenen bedelin davacıya iadesine ilişkin hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, sözleşmeye aykırı ifanın sistemden ayrı giderilmesinin mümkün olmadığı hükme yeterli bilirkişi raporu ile belirlendiği, dönme bildiriminin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 2.305,16-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 1.573,16-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 385-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/06/2026