T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/799
KARAR NO: 2026/990
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2026
NUMARASI: 2024/484 Esas 2026/223 Karar
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 07/06/2024
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/06/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili, Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/31 D.İş esas, 2023/31 D.İş karar sayılı 24.07.2023 tarihli kararıyla muris ...’ın malik olduğu “Kocaeli ...-2 Mh, ... Ada, 1 Parsel” sayılı taşınmazın Hazine adına kamulaştırılması için Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığının yetkilendirilmesi üzerine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırma kararı alındığı ve taşınmazın değerinin 5.801.956,40- TL olduğu tespit edildiği ve ...... Gebze Şubesine yatırılan toplam 5.801.956,40-TL acele kamulaştırma bedelinin hak sahiplerine ödenmek üzere 3’er aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılmasına karar verildiğini, Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/39 E. D.İş 2023/39 K. D.İş. sayılı 24.07.2023 tarihli kararıyla da murisin bir başka taşınmazı olan “Kocaeli ...-2 Mh, ... Ada, 2 Parsel” sayılı taşınmazın değerinin 5.521.043,60 TL olduğu tespit edilerek Gebze Şubesine yatırılan toplam 5.521.043,60 TL acele kamulaştırma bedelinin 3’er aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılmasına ve hak sahipleerine ödenmesine karar verildiğini, Mahkemenin 01.08.2023 tarihli müzekkereler ile her iki karar bankaya bildirdiğini, toplam 11.323.000-TLnin 01.08.2023 tarihinde davalı bankaya yatırıldığını, 22.02.2024 tarihinde davacı ...’ın velayet hakkı sahibi ..., 22.02.2024 tarihinde davacı ...’ın hissesine düşen 1/3’lük bölüm, ... Ada 1 Parsel için 1.994.447,28 TL, ... Ada 2 Parsel için 1.897.882,31- TL olmak üzere ana para ve faiz toplamı olarak 3.892.329,54 TL tahsil ettiğini, tahsil edilen 3.892.329- TL’nin 3.774.333 TL’si ana para, 117.996 TL’si de faiz olduğunu, davalı banka tarafından uygulanan %10 faiz oranının en az %45 olması gerektiğini ileri sürerek davanın kabulüne,alacağa 8485 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı uyarınca
dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davacı ...'ın da tarafı olduğu D.iş dosyalarında verilmiş olan karar ile toplam 11.323.000,00-TL müvekkil Banka hesaplarına depo edildiği, depo edilen bedel faizi ile birlikte davacının tapu payı olan 1/3 oranla 3.892.329,54 TL olarak davacıya ödendiğini, uyuşmazlık konusu vadeli hesabın, Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesi adına Mahkeme tarafından açıldığını, davacı ile müvekkil Banka arasında vadeli hesap açılmasına dair herhangi bir sözleşme ilişkisi ve hesap-mudi ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple müvekkil bankaya karşı davacı tarafından iş bu davanın açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu,davanın husumet yönünden reddi gerektirdiğini,davaya konu hesabın Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi adına açılmış bir hesap olması ve davacı ile müvekkil banka arasında imzalanan sözleşme olmaması nedeni ile davanın husumetten reddini; bu talebin reddi halinde ise söz konusu hesaplara müvekkil Bankaca TCMBne bildirilen oran uygulandığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; bilirkişi raporuna göre; Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/31 D.İş ve 2023/39 D.İş Kararı'na istinaden bankanın Gebze şubesinde 2 adet 3 ay vadeli hesap açıldığı, bankanın 18.07.2023 — 17.10.2023 tarihleri arasında %8 brüt faiz, 17.10.2023- 15.01.2024 tarihleri arasında %5,25 brüt faiz uyguladığı, dava konusu tutarların hesaptan 22.02.2024 tarihinde (1.994.447,28+1.897.882,31) toplam 3.892.329,59 TL olarak çekildiği, dosyada mevcut T.C. Adalet Bakanlığı yazılarına göre, yargılama sürecinde yatırılan paraların, kamu ... olarak hizmet veren T.C. ... ..., Türkiye Halk ... ve Türkiye ...Bankasının, TC Merkez Bankasına “Mevduat İlan Edilen Yıllık Faiz Oranları Bildirim Formu” ile bildirdiği ve şubelerinde ilan ettiği 1 aylık mevduata uygulanacak “Tabela Faizi (cari faizi)” oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması gerektiği, TCMB Kamu Bankalarınca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranları Verileri dikkate alınarak 18.07.2023 -17.10.2023 tarihleri arasında, 17.10.2023 — 15.01.2024 tarihleri arasında nemalandırılarak yapılan hesaplamaya göre davacının alacağı (2.362.936,11+2.248.530,05-) 4.611.466,16 TL olacağı, yapılan hesaba göre 719.136,57- TLnin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı banka vekili; somut uyuşmazlıkta müvekkili bankanın taraf olmayıp, yalnızca ödeme işlemine aracılık ettiğini, kamulaştırma davasını gören mahkeme tarafından verilecek talimatlar doğrultusunda işlem yapıldığını, Kamulaştırma Kanunu’nda nemalandırma yükümlülüğü öngörülmediği, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından çıkartılan 06/05/2008 tarih 104/1 Sayılı Genelge ile "Tüm adli yargı yerlerinde elde edilen mahkeme emanet paraları ilgili genelge tarihinden itibaren T....... T.A.O. şubelerinde açtırılacak olan hesaplara yatırılması gerektiği" belirtildiği, 104-1 Sayılı Genelgeye ilave olarak Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünce 22.09.2017 tarih ... sayılı yazıda, kamu bankalarının TCMB'ne bildirdiği ve şubelerinde ilan edilen 1 aya kadar vadeli mevduatlara uyguladıkları tabela faizleri (müvekkil banka cari faiz oranı) referans faiz olarak belirlenmiş ve bu oranlardan en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırılması hususu ifade edildiğini, taraflar arasında aksi bir anlaşma da bulunmadığından Merkez Bankasına bildirilen oranlar üzerinden faiz işletildiğini, müvekkili bankanın faiz oranını serbestçe tespit etme yetkisi bulunmakta olup aksinin kabulü mevzuata aykırı olduğunu, Mahkeme adına açılan vadeli hesabın müvekkil Bankanın uymakla yükümlü olduğu tek husus vadeli hesabın zamanında açılması ve Merkez Bankasına bildirilen oranlar üzerinden faiz işletilmesi olduğunu, mahkemece yasal düzenlemeler dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
GEREKÇE: Dava, davacıya ait kamulaştırma bedelinin nemalandırılması için mahkemce açılan mevduat hesabına düşük oranda faiz uygulandığı iddiasına dayalı olarak bahsedilen uygulama sebebiyle uğranılan nema kaybının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Anayasa Mahkemesinin işbu davadaki olaya benzer olan olaylar hakkında vermiş olduğu norm denetimi hakkındaki 2023/48 Esas, 2023/72 Karar sayılı ve 05/04/2023 tarihli (R.G. Tarih-Sayı: 4/5/2023-32180) ve bireysel başvuruya ilişkin ...Başvurusu, Başvuru No: ... ile ... Başvurusu, Başvuru No: ... ve 28/1/2020 tarihli ile tarihli kararlarında, yargı organlarının faaliyetleri kapsamında hak sahibi için yatırılan paraların Anayasanın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilmesi ve paraların ekonomik koşullara göre değerini kaybetmesinin önlenerek nemalandırılması gerektiği, aksi halde ilgilinin mülkiyet hakkının ihlal edilmiş olacağı sonucuna varılmıştır. Somut olayda da, acele kamulaştırma kapsamında hak sahibi olan davacının payına düşen kamulaştırma bedeli 18.07.2023 tarihinde hesaba yatırılmış, davalı banka tarafından 18.07.2023 -17.10.2023 tarihleri arasında brüt %8; 17.10.2023 - 15.01.2024 tarihleri arasında brüt %5.25 oranda faiz işletilerek parayı nemalandırmıştır.
Bilirkişi raporunda, TCMB den elde edilen vadeli mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranlarına göre hesaplama yapılmış; ilk üç aylık dönem başlangıcında üç aylık vadeli mevduat faiz oranı %40 brüt, ikinci dönem içinde brüt %50 oranda faiz işletilmesi gerektiği tespit edilerek buna göre hesaplama yapılmıştır. Davalı bankanın söz konusu faiz oranları uygulanmak ve ilgili dönemlerde geçerli vergi-stopaj tevkifatı yapılmak suretiyle TCMB Kamu Bankalarınca Mevduatlara Fiilen Uygulanan Azami Faiz Oranları Verileri dikkate alınarak 18.07.2023 -17.10.2023; 17.10.2023 - 15.01.2024 tarihleri arasında 3 ay vadede nemalandırılarak yapılan hesaba göre davacının alacağı (2.362.936,11+ 2.248.530,05-) 4.611.466,16-TLolacağı, nemalandırılan paranın 22.02.2024 tarihinde (1.994.447,28+ 1.897.882,31) toplam 3.892.329,59- TL olarak çekildiği, aradaki fark olan 719.136,57-TL eksik faiz ödemesi bulunduğu hesaplanmıştır.
Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğünün 22/09/2017 tarihli icra takip dosyasına yatırılan ve sıra cetveli kesinleşmediği için hak sahiplerine ödenmemiş olan paraların nemalandırılması konulu (ve benzer mahiyetteki 09/02/2018 tarihli) yazısında, yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesinin ...kararına da değinilerek, söz konusu paraların 1 aylık mevduata uygulanacak "Tabela Faizi (cari faiz)" oranlarından en yüksek olanından az olmamak üzere nemalandırması hususunda gerekli dikkat ve özenin gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, Personel Genel Müdürlüğünün Yazısında belirtilen ilkelere uygun şekilde hesaplama yapılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacının mülkiyet hakkının azami oranda gözetilmesi gerekmektedir. Bu tespitler sonucunda, davalı bankada hesap açılarak yatırılmış kamulaştırma bedeli parasını davacının da Anayasa tarafından koruma altına alınmış olan mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde, uygulaması gereken orandan daha düşük faizle nemalandırdığı, bunun sonucu olarak da davacının elde etmesi gereken faiz getirisinden daha az getiri elde ettiği ve davacının da davasında haklı olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; başkası lehine hesap açmanın mümkün olduğu davalı bankanın en yüksek oranda faiz işletmesi gerekirken işletmediği, davalı bankanın tek taraflı tasarrufuyla düşük oranda belirlediği faiz oranı ile davacının bağlı olmadığı, davalının faizi eksik ödeyerek bu yolla menfaat elde ettiğinden davanın muhatabı bulunduğu karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 49.124,21-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 48.392,21-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 01/06/2026