T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/765
KARAR NO: 2026/964
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/11/2025
NUMARASI: 2023/41 Esas - 2025/801 Karar
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 15/08/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/05/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirketin 19/02/2022 tarihinde İstanbul şubesine göndermesi için 45.083,47-TL değerindeki süs eşyasını davalı taşıyıcı şirkete teslim ettiğini, müvekkili şirketin eşyayı streçlemiş ve pıt pıtlı poşete koymuş ve ardından kolilediğini, tüm bu özenli paketlemeye rağmen davalı söz konusu süs eşyalarını parçalanmış şekilde teslim ettiğini, davalının tek bir kere ürünlerini taşımadığını, sürekli olarak, aralarında sürekli bir ticari ilişki olacak şekilde taşımacılık yaptığını, müvekkilinin hangi tür ürünleri taşıttığını bildiğini, ürünlerin fotoğraflarına bakıldığında, bütün kolilerdeki, bütün sarılı ürünlerin tek tek kırıldığı görüldüğünü, ürünlerin bu derece zarar görmesi ve kullanılamaz hale gelmesi, davalının taşıma borcunu ifa ederken en ufak bir özen dahi göstermediğini ortaya koyduğunu,İstanbul şubesinde çalışan görevli personel ürünleri kargo şirketinden teslim aldığında tüm eşyaların parçalandığını farkettiklerinde merkeze ilettiğini, ürünlerin parçalanmış şekilde teslim alındığını bilgisini alan şirket yöneticisi durumu derhal davalının Samsun şubesindeki müdürüne ... üzerinden bildirdiğini, durumla ilgileneceğini söyleyen davalı şirketin Samsun şube müdürü ... konuşmalarından da anlaşılacağı üzere öncelikle durumu kabullendiği, ardından hasar tazmin taleplerinin reddedildiğini ifade ettiğini, davalının tarafı olduğu 24/01/2022 tarihli kargo taşıma sözleşmesi gereğince bu zıya ve hasardan sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı taraf dava değerini 25.000-TL olarak artırmıştır.
CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında kargo taşıma sözleşmesi akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen bu sözleşme kapsamında, müvekkili şirket düzenli olarak davacıya ait ürünlerin taşıma işini gerçekleştirdiğini, davacı tarafın müvekkil şirkete 19.02.2022 tarihinde teslim ettiği içeriğinde ev eşyaları/ süs eşyaları bulunan kargo, müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen kargo taşıma faaliyeti kapsamında 24.02.2022 tarihinde alıcıya hasarsız teslim edildiğini, ancak huzurdaki uyuşmazlıkta öncelikle incelenmesi gereken hususun, dava konusu kargonun içeriği ve kargo içeriğinde yer alan ürünlerin kargo taşıma sözleşmesi kapsamında sigortalı olarak taşınıp taşınmadığının olması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda meydana gelen zararın hesabının yapıldığını, kargonun davacı iddiası doğrultusunda gerekli özen ile kutulanarak kargo firmasına teslim edildiğinin tespiti yapıldığını, bu tespitin dinlenen tanık beyanları ile de örtüştüğü, toplanan deliller hesaplanan zarar tutarları doğrultusunda davalı şirketin taşıma hususunda gerekli özen ve dikkati sağlamadığı gerekçesiyle, dava değer arttırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulü ile, 25.000-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; davacı tarafça 24.01.2022 tarihinde müvekkil şirkete teslim edilen emtiaların yalnızca pdf formatındaki fotoğraflar incelenerek hazırlanan, fiziksel incelemeye dayanmayan varsayımsal bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını, sözleşmenin 3.5. maddesinde "..ambalaj yetersizliğinden dolayı meydana gelecek zarardan gönderici mesuldür. Gönderilecek ürünlerin muhteviyatının cam, vb, ekteki taşınması yasak kargo listesinde (Ek-2) belirtilen ürünlerin olması durumunda taşıyıcı bu ürünleri sigorta kapsamı dışında sevk edecek ve sevk esnasında hasar oluşması halinde gönderici taşıyıcı’dan zarar tazmin talebinde bulunmayacaktır."denildiğini,taşıyıcıdan tazminat talep edilemeyeceğini, TTK'nın 878- (1) maddesi gereğince b) Gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama nedeniyle taşıyıcı sorumluluktan kurtulacağını, TTK'nın 878(2) Herhangi bir zararın hâl ve şartlara göre birinci fıkrada öngörülen bir sebebe bağlanmasının muhtemel bulunduğu durumlarda, o zararın bu sebepten ileri geldiği varsayılır." hükmünü haiz olduğunu, kargoların taşımaya uygun olarak paketlemesi beklenirken bu yükümlülük yerine getirilmediğini, kargo alıcısı tarafından hasar tespit tutanağı tutulmaksızın teslim alınması hasarın oluşmadığını kanıtlar nitelikte olduğunu, gönderiler taşıma esnasında zayi veyahut hasara uğramış olsaydı bu durumun teslim anında tutanak altına alınması gerektiğini veyahut ihtirazı kayıt ile gönderinin teslim alınması gerektiğini, gönderinin tam olarak teslim alındığına ilişkin yazılı beyan bulunduğunu, bilirkişi ek raporunda; "Davaya konu olan bu objelerin boyutları, kolilerin içerisinde kaç adet yer aldığı, üretimlerinde kullanılan varsa streçlerin altındaki fark edilmeyen detaylar (malzeme açısından) fotoğraflar üzerinden incelenmesini mümkün kılmayan fakat buna rağmen az çok bir fikir ve değer tespitine olanak sağlayan koşullar mevcuttur." ve "kısıtlı olarak görülen ve süs eşyaları oldukları az çok belli olan bu ürünler ev dekorasyonunda kullanılan ağırlıkta seramik malzemeden yapılma çeşitli boyutlarda objelerden oluşmaktadır." şeklinde ifade edildiği üzere, dosya kapsamında bulunan ve bilirkişiye incelenmek üzere iletilen fotoğraflar gönderi içeriğinde yer alan objelerin durumunu tespite yarar olmadığını TTK’nın 882. maddesi gereğince davalı müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava; taraflar arasında 19.02.2022 tarihinde akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında 24/01/2022 tarihli sürekli gönderim yapan anlaşmalı müşteriler için düzenlenen Kargo Taşımacılığı Sözleşmesi akdedilmiştir. Davacı tarafından 24.02.2022 tarihinde Samsun'dan İstanbul /Gaziosmanpaşa'ya taşınmak üzere teslim alınan emtianın taşıma sırasında hasarlandığı ileri sürülmüştür. Davacı teslim sırasında aynı gün davalı şirket şube yetkilisi (... bey)isimli şahısla durumu bildirdiği, teslim gününden itibaren yazışmaların tazmini için görüşmelerin sürdüğü, ancak davalı tarafça taşınan emtianın kargo taşımasına uygun olmadığı belirtilerek tazmin talebinin reddedildiği, teslimden sonra hasar tespiti için emtiaların sayımının yapıldığının davalının teslim şubesine bildirildiği, sunulan fotoğraflardan emtiaların tamamına yakın hasar bulunduğunun ve emtianın kabarcıklı naylon-strech emtia ile ambalajlarının yapıldığı anlaşılmaktadır.Teslim sırasında hasar şerhi düşülmemiş ise de hasarsız teslime ilişkin karinenin ispatı mümkün olup, hasar tazminin ret sebebi, sunulan fotoğraflar kargo şubesi ile yapılan yazışmalara göre davalı tarafından incelemeye eleman gönderildiği anlaşılmakla emtianın taşıma sırasında hasarlandığının kabulü gerekmektedir.
6102 sayılı TTK nın 875/(1) maddesinde "Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya gecikmeden doğan zararlardan sorumludur." 876'ncı madde uyarınca, Taşıyıcı ancak "Zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur." şeklindedir. Taşıyanın sorumluluğu TTK'nın 882'nci maddesinde düzenlenmiş olup, zayi olan eşyanın brüt ağırlığının her bir kilogramı başına 8.33-SDR ile sınırlanmıştır. TTK'nın 886(1) maddesinde yer alan "Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz" şeklinde düzenlenmiştir.
Davalı vekili emtiada ki hasarın fotoğraflardan tespit edilemeyeceğini ileri sürmekte ise de ürünlerin tamamının taşımadan evvel faturalandığı, özelliklerinin faturada ki emtialara uygun olduğu görsellerden anlaşılmakta olup; kesin tespite yarar bir delil tespiti yapılmamış ise de fatura bedeli toplamı; 45.083-TL'dir.Taşınan emtianın ağırlığının 373 kg olduğu teslim tutanağında yazılıdır.TTK'nın 882(1) maddesi gereğince taşıyıcının sorumluluğu kg başına 8.33-SDR ile sınırlıdır. Bilirkişi raporunda sınırlı sorumluluk hesabı yapılmamış ise de, 373 X 8,33 SDR= 3.107,09 SDR sorumluluk limiti bulunmaktadır. Ürünün taşınmak üzere teslim edildiği tarihteki (19.02.2022) tarihi tatil olduğundan takip eden ilk iş gününde 1 SDR=19.1180-TL olduğundan (3.107,09X19.1180)=59.401,34-TL sorumluluk üst sınırı hesaplandığından emtianın tüm değeri 45.083-TL olduğundan davalı taşıyıcı davacının gerçek zararı ile sorumludur. Davalı taşıyıcı gerçek zarardan sorumlu olacağından kusurunun derecesinin belirlenmesinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır.
Emtianın hasarının davalı taşıyıcıya kargo açıldığında hemen bildirildiği, hasarın ispatlanamadığı ileri sürülmekte ise de hasar tazmin talebinin reddine ilişkin bildirimde hasarın varlığının kabul edildiğinden hasarın ispatlanamadığına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. Davalı vekili; emtianın niteliği gereği hasar nedeniyle tazminat ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını ileri sürmekte ise de TTK'nın 854(1) maddesi uyarınca kanunun taşıyıcıya yüklediği sorumlulukların önceden hafifletilmesi veya kaldırılması sonucunu doğuran tüm sözleşme hükümleri geçersizdir. Eşyanın niteliği gereği taşıyıcının sorumlu olmayacağına ilişkin hüküm geçersiz olduğundan aksi yönde ki istinaf nedeni yerinde bulunamamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalının emtianın zarara uğrayacağını öngörebilecek tedbirli bir taşıyanın özenini göstermediği TTK'nın 880(1) maddesi uyarınca fatura değerinin gerçek zararı teşkil ettiği, ürünlerin büyük ölçüde hasar gördüğü ancak tam olarak tespitine de imkan kalmadığı anlaşılmakla bilirkişi tarafından somut duruma uygun olarak belirlenen hasar miktarının kadrimaruf olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 1.707,75-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 975,75-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/05/2026