T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO :2022/1656
KARAR NO : 2025/2137
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/03/2022
NUMARASI : 2021/45 Esas - 2022/313 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 19/01/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... Den. Ltd. Şti. Arasındaki genel kredi sözleşmesini davalıların müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, hesabın kat edilmesine rağmen borç ödenmeyince davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiğini, bu arada dava dışı kredi borçlusu şirketin konkordato başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin konkordato oylamasında kabul oyu vermediğinden alacağın tamamını kefillerden isteyebileceğini ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalılar vekili, hakkında konkordato mühleti verilen kredi borçlusu şirket ile müvekkilleri arasında ihtiyari, dava arkadaşlığı bulunduğundan konkordato kararından müvekkillerinin de yararlanması gerektiğini, asıl borçlu borçtan kurtulunca kefillerin de kurtulacağını, takipte işlemiş faiz istenemeyeceğini ve kefillerin sorumluluğunun asıl borçlunun sorumluluğundan fazla olamayacağını belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, dava dışı kredi borçlusu şirket hakkında konkordato mühleti ve tasdik kararı verildiği, davacının konkordato onayına ilişkin oylamaya katılmadığından ret oyu kullanmış olarak kabul edilmesi gerektiği ve İİK'nın 303. maddesine göre kefillere karşı haklarını koruduğu; hükme elverişli bilirkişi raporunda davalıların temerrüt tarihlerine göre davacının davalılardan olan alacağının belirlendiği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın kısmen kabulüne, davalıların itirazının kısmen iptali ile davalı ... yönünden 595.261,23-TL asıl alacak, 55.066,69-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 650.327,92-TL; davalılar ... ve ... ... ... Ltd. Şti. yönünden 452.234,84-TL asıl alacak, 55.066,69-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 507.301,53-TL üzerinden takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa %13,75 oranında faiz uygulanmasına; fazla istemin reddine; asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili, asıl borçlu şirket ve diğer kefil ... Petrol ... Ltd. Şti. ve müvekkilleri arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğunu, belirtilen şirketler bakımından konkordatonun tasdikine karar verildiğini, onlar için geçerli olan hukuki korumanın müvekkilleri içinde geçerli olduğunu; tasdik edilen konkordato projesinde davacının alacağının 561.289,32-TL olarak kabul edildiği, bilirkişi raporundaki hesaplamayı kabul etmediklerini; konkordato projesine göre yapılacak ödeme nedeniyle müvekkillerinden yapılacak tahsilatın mükerrer olacağını, bu nedenle yapılacak o ödemelerin neticesinin beklenmesi gerektiğini; konkordato kesin mühleti içinde faiz işlemeyeceğinden müvekkilleri aleyhine hem de yüksek oranda faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, asıl borçlunun sorumlu tutulmadığı faizden müvekkillerinin de sorumlu olamayacağını; asıl borçludan 561.289,32-TL alınmasına karar verilmesine rağmen, kefil olan müvekkillerinden daha fazla miktarın alınamayacağını; konkordatonun tasdikiyle asıl borçlunun ödeme gücüne sahip olduğunun ve belirlenen takvime göre borcun ödeneceğinin sabit hale geldiğini,kefillere başvurulamayacağını; davacının konkordato oylamasına katılmadığını yani ret oyu kullanmadığından davacının İİK'nın 303. maddesine göre muvafakat etmediğinin kabulünün hatalı olduğunu; kefillerin temerrüde düşürülmediğini ve muacceliyet şartı gerçekleşmeden takip yapıldığını; icra inkar tazminatı şartlarının bulunmadığını ve konkordato yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine kefillerin itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... Taş Ltd. Şti. (Eski Unvan: ... Denizcilik ... Ltd. Şti.) arasında düzenlenen 23/05/2013 tarihli 15.500.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin davalılar tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı; asıl borçlu şirkete 23/05/2013 tarihinde 3.671.270-TL tutarında 60 ay vadeli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, 03/01/2019 tarihinde yapılandırma ve tasfiye protokolü imzalandığı, 595.213,35-TL'lik 12 taksitle aylık %1,50 kar payı ödeme planının kabul edildiği, 1. taksidin tamamen, 2. taksidin kısmen ödendiği, kalan ana paranın 452.234,84-TL olduğu,hesabın 03/01/2020 tarihinde kat edildiği, 06/01/2020 tarihli ve tebliğden itibaren 3 gün ödeme süresi içeren kat ihtarının davalı kefil ...'a 08/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği ve 13/01/2020 tarihinde temerrüde düştüğü; ihtarın diğer davalılara tebliğ edilemediği, temerrüdün takip tarihinde gerçekleştiği; davacının takipte, 658.455,10-TL asıl alacak ve 55.066,69-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 713.521,79-TLnin %13,75 avans faiziyle tahsili için takip başlatılmıştır.
Davalı tarafça, TBK'nın 586. maddesi uyarınca kefillere müracaat edilebilmesi için borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması gerektiğini ileri sürmekte ise de somut olayda hesabın takipten önce kat edildiği belirlendiğinden alacak kefil ve asıl borçlular yönünden muaccel (istenebilir) olduğunun kabulü gerekir. Dava dışı asıl kredi borçlusu şirkete, kat ihtarının 08/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süre sonu 13/01/2020 tarihinde temerrüde düştüğü asıl borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığı,davacının TBK nın 586/1 maddesi uyarınca müteselsil kefil olan davalılara başvuru şartının gerçekleştiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda takip tarihi itibariyle, davalı ...'ın borcunun 595.261,23-TL asıl alacak ve 80.360,26-TL işlemiş faiz; diğer davalılar İrfan ve ... ... Ltd. Şti.'nin borcunun 452.234,84-TL asıl alacak ve 197.267,31-TL işlemiş faiz olduğu hesaplanmıştır.
İİK'nın 303/1. maddesinde konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklının borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceği düzenlenmiştir. Dava dışı asıl borçlu ve diğer kefil şirketlerin konkordato istemi ile açtığı İstanbul Anadolu 3. ATM'nin 2019/610 esas ve 2022/1 karar sayılı davada (İstanbul BAM 45. HD'nin 2023/1513 E. ve 2025/15 K. sayılı kaldırma ilamından sonra yeni 2025/81 esas ve 2025/270 karar sayılı) davacı banka,21/09/2021 tarihinde sunduğu dilekçesinde konkordatoya muvafakat ettiğini belirtmemiş, ayrıca İİK'nın 302/7. maddesine göre konkordato projesi oylamasına ilişkin alacaklılar toplantısına katılmamış ve toplantının bitimini takip eden 7 gün içinde de herhangi bir oy kullanmamıştır. Bu nedenle davacının oyunun ret şeklinde olduğu yani konkordatoya muvafakat etmediği kabul edilmelidir (Börü, Levent/Parlak Börü, Şafak: Konkordatonun Kefalet Sözleşmesine Etkileri, İstanbul Hukuk Mecmuası, Yıl: 2020, Cilt: 78, Sayı: 3, s.1261).Konkordato (geçici veya kesin) mühletinin sonuçları, yalnızca alacaklı ve borçlu bakımından geçerli olup, borçtan birlikte sorumlu olan kefiller bakımından geçerli değildir. TBK'nın 586. maddesi kapsamında, müteselsil kefalette alacaklı, konkordato mühletinin verilmesiyle birlikte borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan kefili takip edebilir. Yani konkordato mühleti boyunca asıl borçluya karşı herhangi bir icra takibi başlatılamaması kuralı, müteselsil kefil için uygulanmaz(Börü,/Parlak Börü, s.1254-1255).İİK'nın 303/1. maddesine göre, konkordatoyu reddeden (muvafakat etmeyen) alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder ve alacaklı asıl borçluya kefil olan kimseden sanki konkordato yokmuş gibi alacağının tamamını talep etme hakkına sahiptir. Başka bir deyişle, konkordatonun tasdik edilmesi ile birlikte konkordato projesinde asıl borcun vade veya tenzilat ile ödenmesi öngörülmüş olsa dahi, alacaklı alacağını herhangi bir vadelendirme veya tenzilat yapılmaksızın kefalet borcunun tam olarak kefilden talep etme hakkına sahip olur. Bu durum kefalet borcunun, asıl borç miktarıyla sınırlı olması gerektiği ve kefile asıl borçtan fazla bir sorumluluk yüklenemeyeceği kuralına istisna teşkil etmektedir; çünkü, borçlu konkordatoda projesinde kabul edilen miktarla yükümlü olurken, kefil, bu miktarı aşan nispette ödeme ile yükümlü olmaktadır (Börü/Parlak Börü, s.1260-1261; Öztek, Selçuk/Tunç Yücel, Müjgan: Yeni Konkordato Hukuku, İİK madde 303, 2. Bası, 2019, n.115, s.511). Mahkemece tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıların itirazının kısmen iptali ile takibin devam edilmesine karar verildiğinden, davalılar vekilinin konkordato kapsamında ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin tümü yerinde bulunmamıştır.Davacı icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren %13,75 oranda avans faizi işletilmesini talep etmiş , mahkemece bu oranda temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir. Davaya konu alacağa yıllık %18 kar payının uygulandığı gözetildiğinde ve kanuni faiz oranının fahiş olduğu kabul edilemeyeceği,genel kredi sözleşmesine verilen kefalet nedeniyle doğan borç likit ve itirazda haksız bulunduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden davalılar vekilinin icra inkar tazminatına ve takipde işleyecek faiz oranına ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulü kararına yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 44.423,90-TL istinaf karar harcından ( Davalı ... ve ... ......Ltd. Şti 34.653,77-TL den sorumludur) peşin yatırılan 11.105,97-TL harcın mahsubu ile kalan 33.317,93-TL harcın davalılardan( ( Davalı ... ve ... ......Ltd. Şti 23.547,80-TL den sorumludur) müteselsilen alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 26-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/12/2025