T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1607
KARAR NO : 2025/2138
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/03/2022
NUMARASI : 2021/225 Esas - 2022/151 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/04/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin faturaya dayalı 3.902,32-Euro cari hesap alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takibini başlattığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, taraflar arasında kur farkı uygulanacağına ilişkin yazılı sözleşme veya teamül bulunmadığını, çekle ödemelerde kur farkı talep edilemeyeceğini, müvekkilinin ödemesinin ödeme tarihindeki kur üzerinden alacaktan düşülmediğini ve müvekkilinin yaptığı TL kısmi ödemelerin ödeme günüdeki kur üzerinden yabancı paraya çevrilerek alacağın hesaplanması gerektiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacının davalıya kestiği 2 adet fatura bedelinin toplam 13.791,84-Euro olduğu, davalının teslimden önce 20/06/2018 tarihinde davacıya 67.600-TL bedelli çek verdiği, çekin o tarihteki 5,5111-TL kur itibariyle karşılığının 12.266,15-Euro olduğu, bu tutar faturaların bedelinden düştüğünde davacının davalıdan 1.525,69-Euro alacağı kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile takibin 1.525,69-Euro asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca faiz işletilmesine , fazla istemin reddine; kabul edilen alacağın TL karşılığının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, taraflar arasında kur farkı uygulanacağına dair bir sözleşme ve teamül bulunmadığını; çekle ödemelerde kur farkı istenemeyeceğini; icra inkar tazminatı şartları bulunmadığını; kötüniyet tazminatı bakımından değerlendirme yapılmadığını; fatura bedelinin çek teslim tarihindeki kur üzerinden 76.008,20-TL olduğunu, çek bedelinden bu tutar çıktığında 8.408,20-TL borç bulunduğu ve bilirkişi hesabının hatalı belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili, davalının 6,84-TL Euro kuru üzerinden düzenlenen faturalara süresinde itiraz etmediğini, bu nedenle hesaplamanın o kur üzerinden yapılması gerektiğini belirterek, reddedilen kısım bakımından kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
TBK'nın 99. maddesi "(1. fıkra) Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. (2. fıkra) Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. (3. fıkra) Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davacı davalıya 03/07/2018 tarihli 5,3901-TL Euro kuru üzerinden 37.169,71-TL karşılığı 6.895,92-Euro bedelli 2 adet açık fatura düzenlemiştir. Bu faturaların düzenlenmesinden önce 20/06/2018 tarihinde davalı, davacıya 67.600-TL bedelli 18/08/2018 yani ileri tarihli çeki vermiştir. Mali müşavir bilirkişi raporunda davacının hem TL hem de Euro üzerinden cari hesap kayıtlarını tuttuğu, TL ekstresinde çekin 21/06/2018 tarihinde 67.600-TL olarak, iki faturanın da 03/07/2018 tarihinde 37.169,71-TL olarak kaydedildiği, davacının davalıdan 6.739,42-TL alacaklı göründüğü, Euro ekstresinde ise çekin 21/06/2018 tarihinde 9.884,49-Euro olarak, iki faturanın da 03/07/2018 tarihinde 6.895,92-Euro olarak kaydedildiği, davacının davalıdan 3.907,35-Euro alacaklı göründüğü belirlenmiştir. Davalının ise TL ekstresi tuttuğu, 20/06/2018 tarihinde çeki 67.600-TL, iki faturayı da 03/07/2018 tarihinde 37.169,43-TL olarak kaydettiği ve davacıya 6.738,86-TL borçlu göründüğü belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda davalının çekinin 20/06/2018 tarihinde teslim alındığı ve davacının ticari defterlerine 21/06/2018 tarihinde kaydettiği, ancak davacının 67.600-TL bedelli çekin Euro karşılığını 20/08/2018 tarihli döviz kurunu 6,84-TL alarak 9.884,49-Euro bedelle ticari defterinde Euro'ya çevirdiğini, ancak davalı tarafından teslim edilen çekin teslim tarihinde 20/06/2018 günü TCMB efektif satış kurunun 5,5111-TL olduğu, bu bedel üzerinden ticari defterine kaydetmesi gerektiği, çekin teslim tarihinde 67.600-TL/5,511 kurla 12.266,15-Euro ödemenin hesaplandığı, bu bedel davacının düzenlediği iki adet fatura toplamından düşüldüğünde 13.791,84-12.266,15=1.525,69-Euro olarak davacının takip tarihi itibariyle davalı şirketten alacaklı olduğunun hesaplanmıştır.
Davacı istinaf dilekçesinde davalının 6,84-TL kur üzerinden düzenlenen faturalara itiraz etmediğinden hesaplamanın 6,84-TL kur üzerinden yapılması gerektiğini, 5,511-TL kur üzerinden yapılan hesabın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Fakat davacı davaya konu ettiği faturaları 6,84-TL kur üzerinden değil 5,3901-TL kur üzerinden düzenlediğinden, davacının istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Davacı eldeki davada kur farkını değil, davalının TL üzerinden verdiği çek bedelinin kendisinin Euro üzerinden düzenlediği iki adet fatura bedelini karşılamadığından, fatura bedellerinin ödenmeyen kısmını talep etmektedir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin Euro üzerinden kurulduğu anlaşıldığından, davacı alacağını Euro olarak talep edebilecektir. Bu nedenle davalı vekilinin kur farkına ve talebin TL olarak yapılması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Dava konusu 03/07/2018 tarihli faturalar 6.895,92-Euro bedelli olup 5,901-TL Euro kurundan karşılığı 37.169,71-TL olarak gösterilmiştir. 67.600-TL bedelli çekin fatura tarihi olan 03/07/2018 tarihinde (TCMB efektif satış kuru 5,4453-TL olmasına rağmen) davacının faturada kabul ettiği 5,3901-TL kur üzerinden 12.541,51-Euro'ya tekabül ettiği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle iki faturadan dolayı (6.895,92x2=) 13.791,84-12.541,51=1.250,33-Euro alacak hesaplanmıştır. Ne var ki davalı istinaf dilekçesinde ,çekin verildiği 20/06/2018 tarihindeki 5,511-TL Euro kuru üzerinden hesap yapılması gerektiğini ileri sürdüğünden ve o kura göre hesaplama yapılanş bilirkişi raporuna göre 1.525,69-Euro asıl alacak üzerinden karar verilmesi, kaldırma sebebi yapılmamıştır.Açıklanan nedenlerle ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davanın kısmen kabulü ile likit alacak için icra inkar tazminatına dair verilen kararda ve şartları bulunmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalıdan alınması gereken 1.002,76-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 250,70-TL harcın mahsubu ile kalan 752,06-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ve davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/12/2025