T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/170
KARAR NO : 2025/2030
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/10/2022
NUMARASI : 2021/651 Esas - 2022/875 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişkide cari hesap bakiyesinde davalının davacıya 67.277,56-TL borcu bulunduğunu, borcun ödenmesi istenilmesine rağmen davalının ödememesi üzerine davalı aleyhine Bolu İcra Dairesinin 2021/7439 esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, tarafların ticari defter kayıtları ile müvekkilinin alacaklı olduğunun sabit olduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; müvekkilinin davalıya tekstil ürünleri ürettirdiğini veya kumaş satın aldığını,müvekkilinin davalıdan teslim aldığı bir takım ürünlerde hata çıktığını, hatanın davacı tarafından kabul edildiğini,hatalı ürünler nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığı gibi itibar kaybı yaşadığını, bu nedenle davalı tarafından davacıya 08.01.2021 tarihli hatalı kumaş iadesi açıklamalı 67.276,98-TL e-arşiv faturası kesildiğini, davacının faturaya itiraz etmediğini , müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 67.277,56-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre ise davacıdan 1.021,49-TL alacaklı olduğu,cari hesap farkının davalı tarafından davacı adına düzenlenen 08.01.2021 tarihli 67.276,98-TL,13.03.2021 tarihli 1.022,07-TL bedelli faturaların davacı kayıtlarında olmamasından kaynaklandığı, davalının ürünlerin hatalı teslim edildiği iddiasında olduğu, ayıp ihbarı ile ilgili olarak TTK 23/c ve TBK 223 maddelerine göre davalının ayıba bağlı haklardan yararlanmak için önce ayıbın varlığını sonra süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, davalı vekili tarafından hatalı ürünlerin yurt dışında imha edildiği beyan edilmiş olup, ayıba ilişkin usulüne uygun ve süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu kanıtlayan delil sunulmadığı gerekçesiyle,davalının takibe itirazının iptaline,alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPERİ: Davalı vekili; müvekkilince davacıya hitaben düzenlenen faturaların e-fatura şeklinde düzenlendiğini,faturanın otomatik olarak davacının sistemine düştüğünü,faturayı teslim alan davacının faturaya itirazda bulunmadığını, bu itibarla ispat külfeti davacıya geçmiş olup, davacı tarafça delil sunulmadığını, faturanın söz konusu iadelerin gerçekleştiğine karine teşkil ettiğini, davacının bunun aksini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda e-arşiv faturanın tebliğ edilmediği beyan edilmişse de, söz konusu faturanın kesilmesi ile sistem üzerinden davacıya tebliğ edildiğini, e-arşiv faturanın elden imza alınarak tebliğinin gerekli olmadığını, yine e-arşiv faturanın temelini oluşturan vakıalara ilişkin taraflar arasındaki yazışmalar sunulmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tarafça, ürünlerin ayıplı olduğunun davacı tarafça da kabul edildiği ve buna istinaden hatalı kumaş açıklamalı iade faturası düzenlendiği davacının faturaya itiraz etmediği ileri sürülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. TBK’nın 223. maddesine göre; Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Davalı tarafça,delil olarak sunulan yazışma ve fotoğrafların incelenmesinde, fotoğrafların iade faturasına konu ürünlere ait olup olmadığı tespit edilemediği gibi, tarihlerin Temmuz-Ağustos 2021 aylarına ilişkin olup bu dönemde satışı yapılan ürünlere ilişkin olduğu, yazışmalar kapsamında davalının herhangi bir ayıp iddiasının ya da bu iddianın davacı tarafça kabulüne ilişkin bir beyan bulunmadığı görülmüştür. Davalı tarafın ayıplı ürünler nedeniyle düzenlendiği beyan edilen 08.01.2021 tarihli 67.276,98-TL tutarlı fatura e-arşiv faturadar.E-arşiv fatura, e-fatura sistemine kayıtlı olmayan kuruluşlara iletilen elektronik faturadır.E-faturadan farklı olarak e-arşiv fatura sisteminde oluşturulan faturalar, alıcısına GİB üzerinden ulaştırılmamaktadır.Davalı tarafça e- arşiv fatura olarak düzenlenen iade faturasının davacıya teslim edildiğinin kanıtlanması gerekmektedir.Faturanın tebliğine ilişkin belge sunulmamış olup,fatura davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Fatura içeriği ayıplı olduğu ürünlerin yurt dışında imha edildiği beyan edilmiştir.Bu halde ,davacıya tebliğ edildiği kanıtlanamayan e-arşiv fatura ayıp ihbarı olarak kabul edilemeyecek,ayıplı olduğu iddia edilen malların davacıya teslim edilmediği sabit olmakla,iade faturası dikkate alınmadan tarafların birbirini doğrulayan ticari defterleri uyarınca davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davalı tarafça satıma konu ürünlerin ayıplı olduğu ve ayıp ihbarının yapıldığı kanıtlanamadığından davanın kabulüne ilişkin karara yönelik istinaf nedeni yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.595,73-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.148,93-TL harcın mahsubu ile kalan 3.446,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 95-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/12/2025