T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2426
KARAR NO : 2025/1997
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/09/2022
NUMARASI: 2022/155 Esas - 2022/830 Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 11/02/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağı bulunduğunu, cari hesap ekstresine göre davalının müvekkiline 18.625,25-TL borcu bulunduğunu, 09.01.2018 tarihinde Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ...E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
CEVAP: Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının defterlerinde yer almadığı, tek taraflı düzenlenen faturaların alacağı ispata yeterli olmadığı, davacının alacağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; bilirkişi raporunun yeterli olmadığını, kararda gerekçe bulunmadığını, herhangi bir gerekçe gösterilmeden müvekkilinin alacağından mahrum bırakıldığını, müvekkilinin kargolama hizmetini davalıya verdiğinin hizmet sözleşmesi ile sabit olduğunu, davalının 2010 yılından 2019 yılına kadar aralıksız olarak müvekkili ile çalıştığını, davalının icra takibinde hizmetin ifa edilmediğine yönelik bir itirazı bulunmadığını, davalının ürünlerin teslim edilmediğine ilişkin bir delil sunmadığını, mahkemece ifanın araştırılmadığını, davalı tarafından herhangi bir ticari kayıt sunulmadığından müvekkilinin usulüne uygun defterlerine göre fatura konusu taşımaların yapıldığının ispatlandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, kargo taşımasından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de taraflar arasında akdi ilişki bulunmakla HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. 6098 sayılı TBK'nın 89/1. maddesine göre ise, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. TBK nın 89, HMK'nın 10. maddesi uyarınca takibin başlatıldığı yer alacaklının ikametgahı icra dairesi olduğundan davalı vekilinin icra dairesinin yetkisine itirazı yerinde değildir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. 6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.)..." şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davacı, davalı adına yaptığı kargo taşımaları nedeniyle oluşan bakiye alacağın tahsili talep etmektedir.Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede 2010 yılından 08/08/2017 tarihine kadar yapılan taşımalar nedeniyle davalının borç bakiyesinin bulunmadığı, ancak 08/08/2017 tarihli taşımalar için düzenlenen faturalardan dolayı davacının alacaklı göründüğü tespit edilmiştir. Davalının ibraz ettiği kayıtlara göre ... ...'nun yanında çalışan olarak göründüğü ,ticari defter ve kayıt tutmadığı anlaşılmaktadır. Davalı, davacı ile aralarında hiç bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmekte olup, aralarında ticari ilişkinin varlığını gösteren davalıdan sadır herhangi bir belge ibraz edilmemiştir.Ancak, davacının kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacının defterlerinde davalı adına yapılan kargo taşımaları ile ilgili ayrı bir hesap tutulduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defterlerine göre 2010 yılından 08/08/2017 tarihine kadar ihtilafsız olarak devam eden ticari ilişki kapsamında, davalı adına düzenlenen faturaların sayıca fazlalığı ve sürekliliği karşısında davalının taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı yönündeki iddiası yerinde görülmemiştir. Davacının alacak talebine konu olan 08/08/2017 tarihinden sonra düzenlenen 13 adet fatura konusu taşımaların tamamının yurt dışına ve iki farklı unvana yapıldığı, ihtilaf konusu olmayan gönderimlerde de aynı ülkeye ve aynı unvanlı firmalara gönderim yapıldığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. İhtilaflı taşımaların yapılmadığına, taşıma konusu emtiaların teslim edilmediğine, davacının taşıma ücretine hak kazanamadığına dair bir itiraz ileri sürülmemiştir. Bu halde,davacının geçmişten süregelen taşımaya dayalı ticari ilişki kapsamında, taşıma edimini ifa ettiği, taşıma ücretine hak kazandığı, davalıdan bakiye 18.625,25-TL alacağı bulunduğu sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; davacının usulüne uygun bir şekilde tutulan kayıtlarına itibarla davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, taşıma ücreti faturalarına dayalı hükmedilen alacağın likit nitelikte olması nedeniyle alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/09/2022 Tarih, 2022/155 Esas - 2022/830 Karar sayılı kararın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulüne, Bakırköy 4. İcra Dairesi'nin ...sayılı dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin 18.625,25-TL alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek devamına,Alacağın %20'si tutarında 3.725,05-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Davacı harçtan muaf olduğundan peşin harç alınmadığı anlaşılmakla alınması gereken 1.272,29-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından sarf edilen 800-TL bilirkişi ücreti, 297,20-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.097,20-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 18.625,25-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Davacı tarafından sarf edilen 156,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025