T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1421
KARAR NO: 2025/1152
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/04/2022
NUMARASI: 2020/104 Esas 2022/291 Karar
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/02/2020
Davanın kısmen kabul, kısmen reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; ... plakalı ... marka aracın davacı tarafından 12.05.2017 tarihinde 646.627-TL bedel ile ... AŞ'den satın alındığını, bir süre kullanıldıktan sonra aracın arızalanması nedeniyle ... Servis'e götürüldüğünü ve aracın motor arızası nedeniyle 22.02.2019 tarihinde garanti kapsamında motorunun değiştirildiğini, motor değişimi nedeniyle aracın satış bedelinin düştüğünü, aracın ayıplı olması nedeniyle motoru değiştirilerek onarım hakkının kullanıldığını, onarım ve motor değişimi nedeniyle aracın değer kaybına uğradığını belirterek, aracın misli ile değiştirilmesine, bu talep uygun görülmez ise motor değişimi nedeniyle oluşan değer kaybının satış bedelinden indirilerek bu miktarın satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH: Davacı vekili 18.11.2021 tarihli dilekçesiyle talep miktarını 32.000-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; dava 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın süre ve içerik yönünden yasanın öngördüğü ayıp ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, bu nedenle dava hakkının ortadan kalktığını, müvekkili aracın satıcısı olmadığından satış bedelinden ayıp oranında indirim gibi mali yükümlülük içeren taleplerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini,araçta üretim hatasından kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatası veya müşteri memnuniyetsizliğinden kaynaklı olduğunu, dava konusu araç yetkili servis nezdinde onarılarak müşteriye teslim edilmiş olup, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanmasından dolayı da davanın reddi gerektiğini, üretici standartlarında orijinal parçalar ile yapılan motor değişiminin değer kaybı yaratmayacağını, ayrıca davacının araç kullanımından elde ettiği faydalar ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybının müvekkiline iade edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; dava konusu aracın 12/05/2017 tarihinde davacıya satıldığı, aracın bütün bakımları ... yetkili servisinde yapıldığı, herhangi bir kaza kaydı olmadığı, ... servisinin 01.03.2019 tarihli fatura kapsamından aracın 63.975 km değerindeyken 1 yıl 7 ay kullanıldıktan sonra garanti kapsamında motorunun orijinali ile değiştirildiği, motordaki arızanın niteliği ve nedeni konusunda dosyada bilgi olmadığı, ancak motordaki arıza her ne ise garanti kapsamında orijinali ile değiştirildiğinden, davalı ... Otomotiv ile yetkili servisi ...'nun arızanın kullanımdan kaynaklanmadığını ve motorun üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunu kabul ettiklerinin anlaşıldığı, davacının bedelden indirim hakkı ile birlikte araçta meydana gelmiş olan değer kaybı nedeniyle uğradığı zararın tazminini talep edebileceği, zira davacının bu talebi, seçimlik haklarından birinin kullanılması olmayıp, ayıp nedeniyle uğranılan zararın genel hükümlere göre tazmini talebi niteliğinde olduğu, ayrıca bu talebi TBK'nın 112 vd. hükümlerine dayandığı için TBK'nın 231. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olmayıp 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu, ayrıca böyle bir tazminat talebinde bulunabilmek için yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunma zorunluluğu olmadığı, bu sebeple davacının davalıdan araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle uğradığı zararın tazminini TBK 227/2 uyarınca genel hükümlere göre talep edebileceği, aracın üretim ayıplı olması nedeniyle satış faturası tarihi 12.05.2017 itibariyle satış bedelinin yaklaşık %5 kısmına denk 32.000-TL indirim yapılmasının piyasa şartlarında uygun ve yeterli olduğu dikkate alındığında, dava konusu uyuşmazlıkta aracın ayıplı olması nedeniyle satış fiyatından indirimin ve değer kaybının örtüştüğü gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 32.000-TL'nin 12/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın 12.05.2017 tarihinde satın alındığını, davanın ise 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 10.02.2020 tarihinde açıldığını, müvekkili aracın satıcısı olmadığından satış bedelinden ayıp oranında indirim gibi mali yükümlülük içeren taleplerin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin garanti sorumluluğunun muhatabının da tüketiciler olduğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporu varsayıma dayalı olduğundan hükme esas alınamayacağını, rapordan motor değişiminin yaratacağı değer kaybının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığını, dava konusu araç yetkili servis nezdinde onarılarak müşteriye teslim edilmiş olup, ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanmasından dolayı da davanın reddi gerektiğini, davacının seçimlik hakkının bu şekilde kullanmasından sonra bu seçiminden rücu ederek aracın misli ile değişimi veya satış bedelinden indirim talep edemeyeceğini, değer kaybı şartları oluşmadığı gibi hükmedilen değer kaybının da fahiş olduğunu, ayrıca aracın satış tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misliyle değişimi veya oluşan değer kaybının tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre ise; satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Somut olayda; dava konusu aracın 12.05.2017 tarihinde davacıya dava dışı ... tarafından satışının yapıldığı, davalının ise aracın ithalatçısı olduğu, araçtaki arıza nedeniyle davacının 02.06.2017, 19.06.2017, 26.12.2017, 10.04.2018 ve son olarak 01.03.2019 tarihinde araç 63.975 km'deyken yetkili servise başvurduğu, davacının 01.03.2019 tarihli başvurusu sonucunda garanti kapsamında ücretsiz olarak aracın motor değişimi yapılarak davacıya teslim edildiği, söz konusu arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, bilirkişi raporuyla belirlenen niteliği itibariyle araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafça araca satış tarihinden itibaren 2 yıl süreli garanti verilmiştir. Araçta ilk arızanın ortaya çıkmasıyla birlikte davacı tarafça ayıp ihbarı niteliğinde yetkili servise başvurulmuş ve gerek ilk başvuru, gerekse motor değişimi yapılan son başvuru tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmamıştır. Süresinde yapılan ayıp ihbarı sonucunda ücretsiz onarım sağlanmış olup, davacının talebi zamanaşımı süresi içerisinde başvuru üzerine giderilen ayıpdan başkaca TBK nın 227 .6 cümlesinde yazılı genel hükümlere dayalı tazminat talebine ilişkin olup,TBK nın 112.maddesine dayalı talebe iki yıllık zamanaşımı uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Mahkemece alınan kök ve ek bilirkişi raporunda; motordaki arızanın niteliği ve nedeni konusunda dosyada bilgi bulunmamakla birlikte, motorun garanti kapsamında değiştirilmiş olmasından, davalının arızanın kullanımdan kaynaklanmadığını ve motorun üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğunu kabul ettikleri, aracın motorunun orijinali ile değiştirildiği ,arızanın giderildiği dikkate alındığında,misli ile değiştirilmesine gerek olmadığı, motor değişimi nedeniyle araçta satış bedelinin %5'ine karşılık gelen 32.000-TL tutarında değer kaybı oluştuğu bildirilmiştir. ".... araçta motor değişikliğinin araçta değer artışı yaratması ve değer kaybından daha fazla olması hayatın olağan akışına aykırı olup, araçta kısmen de olsa değer azalacağı kuşkusuzdur.(Yargıtay HGK nın 2020 /642,2022/1120 tarihli emsal ilamı ) HGK İlamından anlaşılacağı üzere somut olayda da ücretsiz onarım hakkını kullanan davacının kural olarak araçta ki değer kaybını da ayrıca talep edebileceğinin kabulü gerekir. Değer kaybının üretimden kaynaklanan ayıba dayalı olması nedeniyle ithalatçı olan davalı, aracın satıcısı olmasa da garanti taahhüdü kapsamında davacıya karşı sorumludur.Ayrıca talep davalının garanti taahhüdünün ihlaline dayandığından, davalının temerrüte düşürülmesi için ayrıca bir ihtarname keşidesine gerek bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.185,92-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 627,20-TL harcın mahsubu ile kalan 1.558,72-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 55-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2025