T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1239
KARAR NO : 2026/1272
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/10/2022
NUMARASI : 2022/40 Esas - 2022/1021 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 18/07/2016
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/07/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalı şirket arasında taşıma sözleşmesi imzalanmış olup, davacının taşıma sözleşmesi gereğince edimlerini yerine getirdiğini ve yaptığı iş karşılığında davalı şirkete 9 adet fatura düzenlediğini, faturaların davalı şirkete kargo yoluyla gönderildiğini ancak davalının faturaları teslim almaktan imtina ettiğini ve herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine Bakırköy 13. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının toplam alacağının 13.817,85-TL olduğu, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin 13.817,85-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun bir çok noktada hatalı tespit ve değerlendirmeler içerdiğini, söz konusu hatalı raporun hükme esas alınması nihai kararın da hatalı olması sonucunu doğurduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, taşıma hizmet bedeli faturalarına dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda; taraflarca akdedilmiş olan taşıma sözleşmesi kapsamında davacı tarafça davalıya taşıma hizmeti verildiği, nakliye bedeli açıklamalı toplam 13.817,85-TL tutarlı 9 adet faturaya dayalı olarak davalı aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, davalının süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde; taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı 2013 yılından itibaren davacı tarafından davalı şirkete hitaben her ay 9-10 adet nakliye bedeli faturası düzenlendiği ve davalı tarafından alış faturası olarak kaydedildiği, ödemelerin ise takip eden ayın bir veya ikinci haftası yapıldığı, 2016 yılı Şubat ayında davacının düzenlediği 9 adet toplam 16.696,56-TL’lik faturaya karşılık davalı şirket tarafından 13.003,31-TL kısmi ödeme yapılması sonrası davalı şirketin, Şubat/2016 ayı faturalarından bakiye olarak davacıya 3.693,25-TL borçlu olduğu, uyuşmazlık konusu Mart 2016 ayında düzenlenen toplam 13.822,85-TL tutarlı 9 adet faturanın davalı tarafından kabul edilmediği ve ticari defterlerine işlenmediği, taraflar arasında süregelen ticari ilişki, adet ve tutar olarak faturalandırma ve ödeme şekli dikkate alındığında 2016/Mart ayına ilişkin toplam 13.822,85-TL tutarlı 9 adet fatura nedeni ile davalı şirketin borçlandırmasının gerektiği, 2016 yılı Şubat ayından gelen bakiye borç tutarı 3.693,25-TL ile 2016 yılı Mart ayı faturaları toplamı 13.822,85-TL tutarında borçlandırma ile birlikte davalı şirketin davacıya toplam 17.516,10-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
İncelenen ticari defter kayıtları itibariyle davacı tarafça davalıya verilen taşıma hizmeti nedeniyle 2013 yılından itibaren periyodik olarak aylık 9 adet civarında fatura düzenlendiği ve davalı ertesi ayın ilk ya da ikinci haftası fatura bedellerinin davalı tarafça ödendiği, buna karşılık davacının 2016 yılı Mart ayında düzenlediği uyuşmazlık konusu fatura bedellerinin ödenmediği sabit olup, davalının sözleşme ilişkisinin sona erdiği yönünde herhangi bir iddia da ileri sürmemesi karşısında, davacı tarafça davalıya uyuşmazlık konusu mart 2016 dönemine ait taşıma hizmetinin de verildiğinin kabulü gerekmektedir. Davalı tarafça hizmetin verilmediğine ilişkin bir iddia ileri sürülmediği gibi, fatura bedellerinin ödendiğine dair de herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda davalı almış olduğu taşıma hizmet bedelini davacıya ödemekle yükümlü olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 943,89-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 285-TL harcın mahsubu ile kalan 658,89-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan 175-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin
olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/07/2026