T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2275
KARAR NO: 2025/883
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2022
NUMARASI: 2021/351 Esas - 2022/523 Karar
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; davalının ... Bankası Şirinyer Şubesinin 30/07/2016 tarih ve 75.000-TL bedelli çekine dayalı olarak müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe konu çekin arkasında davalının çekin bankaya ibrazından sonra son ciranta ve bankaya ibraz eden ... AŞ ile banka ibraz kaşesi arasına kendi adını sıkıştırarak yazdığını böylelikle sanki son ciranta olarak bankaya ibraz etmiş gibi gösterdiğini,çekin ibrazından sonra yazıldığının açıkça belli olduğunu, ciro silsilesi bozulduğundan ibrazdan sonra alacaklı adının yazılmasının alacaklıyı yasal hamil konumuna sokmayacağını, çekin ibrazından sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için yasa gereği ancak alacağın temliki sonucu doğuran bir ciro bulunması gerektiğini, çekte ciranta olarak görülen ...'ya takibe konu çekten dolayı bir borcu bulunmadığını,çekin sipariş nedeniyle verildiğini ancak şirketin o gün itibariyle iflası nedeniyle siparişi yerine getiremediğini, çekin iade edilmediğini,karşılıksız çeki davalıya verdiğini, alacaklının banka kaşesinin hemen üstüne imzasını sıkıştırarak yasal hamil konumuna gelmeye çalıştığını, müvekkili şirketin ...'ya borcu olmadığından iadesi gereken çekten dolayı davalıya borcu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekili; ibrazdan sonra çekin cirosunun hukuken mümkün olduğunu, alacaklı ... ile ... arasında 15/01/2019 tarihli temlik sözleşmesi imzalandığını, icra takibine konu çekin kambiyo senedine ilişkin tüm şartları taşıdığını, bundan dolayı davacı ile müracaat borçlusu arasında bulunan .....AŞ ile arasındaki hukuki ilişkin takip alacaklısını ilgilendirmediğini,Anadolu 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 22/08/2019 tarihli 2019/420 esas, 2019/679 karar sayılı dosyada verilen gerekçeli kararda takip konusu senedin mücerret borç ikrarı niteliğinde olduğu, TTK'nın776 maddesinde sayılan tüm zorunlu unsurları taşıdığının belirlendiğini, davacının icra takibinde dayanak kambiyo senedi üzerinde imzalarına ilişkin herhangi bir itirazı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; bankadan gelen cevaba göre çeki ibraz edenin alacağı temlik eden ... şirketi olduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi ile 15/01/2019 tarihli alacağın temliki sözleşmesini ibraz ettiği, çekten doğan tüm hakların ... tarafından davalıya temlik edildiği, ibrazdan sonra ciro yoluyla çekin devri mümkün olmayıp ancak alacağın temliki hükümlerine göre mümkün olduğu, Yargıtay 19. HD 2008/4827 E. 2008/11971 K. Sayılı ilamı benzer nitelikte olduğu, davacının temliknamede davalının imzası bulunmaması sebebiyle temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, belgede devir iradesinde bulunan asıl kişi ...'in yani temlik edenin imzası ve kaşesinin olması temlik edenin iradesi olduğu, yine icra takibine konu çekin 2016 tarihli olmasına rağmen 2017 yazıldığı, çek 75.000-TL bedelli olmasına rağmen 70.000-TL olarak gösterilmiş ise de temliknamede çekin seri numarasının ... olarak doğru yazıldığı, davacının da adının temliknamede açıkça geçtiği gözetildiğinde gelinen aşamada temliknamede belirtilen vade ve miktarda başkaca bir çekin olduğunun da iddia ve ispat edilmediği, temlik sözleşmesinde imzası bulunan ...'ın A grubu imza yetkilisi olduğu, ibrazdan sonra ... tarafından yapılan bir ciro olmadığından bu haliyle de temliğin geçersiz olduğunun ileri sürüldüğü, temlikname sunulduğundan davalının çekten kaynaklı hak sahibi olduğu ve yetkili hamil olduğu sonucuna varıldığı,davacı tarafça çekin bedelsiz olduğunu ileri sürülmüş ise de kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borç karşılığında verildiğinin kabulü gerektiği, avans olarak verildiğini ispat yükü iddia edende olup,davacının, bu iddialarını yazılı delillerle ispat etmesi gerektiğini, ...'a verilen çeklerin avans olduğuna ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı gibi davacı ticari defterlerini ibraz etmediğinden ispatlanamayan davanın reddine,ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, %20 oranda tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; alacaklı tarafından 30.07.2016 tarih ve 75.000-TL kıymetindeki çekin tahsili için müvekkil şirket hakkında Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduğunu, çekin bankaya son ciranta .....AŞ tarafından ibraz edildiğini, davalı/alacaklı temlik hükümlerine aykırı olarak bankanın karşılıksız kaşesi ile son hamil arasındaki boşluğa kendi cirosunu koyarak yasal hamil olduğu iddiasıyla icra takibine başladığını, alacaklının çeki usulüne uygun temlik almadığı ve yasal hamil olmadığından dolayı müvekkil yönünden takibin iptali için dava açıldığını, davalı tarafından verilen cevapta takibe konu çekin ...'dan temlik alındığı belirtilmiş isede, temliknamenin yalnızca temlik eden tarafından imzalandığını, alacağın temliki iki taraflı bir sözleşme olduğundan, her iki tarafın birbirine uygun irade beyanlarına ihtiyaç bulunduğunu, ... ile borç alacak ilişkisi olarak bir tek Bursa ... İcra Dairesinin ... ve ... sayılı dosyalar bulunmakta olup bu dosyalarda tarafımızdan haricen ödenmesi nedeniyle yapılan feragat edilerek dosyanın işlemden kaldırıldırıldığını davalının çekin ibrazdan önce ciro silsilesi içinde olmadığı açıkça belli olduğunu, çek arkasında yasaya uygun bir temlik cirosu da bulunmadığı belirlenmekle takibe konu çekten dolayı davalı alacaklıya karşı sorumlu tutulamayacağından, kararın kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE: Dava , davalı tarafça çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalının takibe konu çekte yetkili hamil olmadığı, davacının çek karşılığında herhangi bir mal teslim almadığı ileri sürülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 808/1-b maddesi gereğince; çekin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiği (ibraz günü de gösterilmek suretiyle), çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla tespit edilmelidir. Aksi takdirde alacaklı müracaat hakkını kaybeder. Davalı tarafından icra takibine konu edilen çekin lehdarın cirosundan sonra davacı, arkasında ... tarafından tahsil için bankaya ibraz edildiği ve davalının ibraz kaşesinin hemen üzerinde ad ve imzası bulunmaktadır. Mahkemece bankadan getirtilen çekin ibrazı anında ki görüntüsünde davalının cirosu bulunmadığı sonradan ...'in imzasından evvel ilave edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davalı çekin bankaya ibrazından evvel ciro silsilesine katılmamıştır. TTK'nın 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. " hükmünü haizdir. Yargıtay HGK nın 24.04.1996 tarihli 1996/12-136 esas 1996/288 karar sayılı kararında da açıklandığı gibi, takip alacaklısının ciro silsilesi içerisinde yer almaması halinde ve bankaya ibraz için ciro edenin de son hamil olduğunun belirlenmesi durumunda takip alacaklısının yetkili hamil olabilmesi için ibrazdan sonra adı geçene (temlik hükmünde de olsa) bir cironun varlığı zorunludur. Öyleyse; ibrazdan sonra çekin ciro edilmesi mümkündür. Ancak bunun için ibrazdan önceki son cirantanın, ibrazdan sonra cirosunun bulunması zorunludur. İbrazdan önce ki son hamilin ibrazdan sonra ki yaptığı beyaz ciro temlik cirosu hükmünde olduğundan yargı uygulamasında yeterli kabul edilmektedir. Diğer bir incelenmesi gereken konu; ibrazdan sonra çek arkasında temlik hükmünde bir ciro olmadan alacağın temliki sözleşmesi ile devir edildiğinde; temlik alan alacaklının kambiyo senedine dayalı takip yapıp yapamayacağı noktasında olup; bu konuda da yerleşik kararlar temlik alacaklısının kambiyo takibi yapabileceği ve alacaklının çek borçlularına başvurabileceği noktasındadır.(Yargıtay 12 HD nin 2016/13938,2017/5268 karar sayılı ,2009/14069/22681 karar sayılı ilamları ) Yargıtay(kapatılan)19 HD bir kararında" Davaya konu çeklerin arkasındaki ciro silsilesi incelendiğinde, fotokopi çek belgeleri örneğinde davalının cirosu bulunmamaktadır. Yine dosya içerisinde muhatap banka tarafından mahkemeye yazılan 07.12.2015 tarihli yazı içeriğinde de çeklerin firma tarafından teslim edildiği belirtilmiştir. Bu nedenle çeklerin ... Tic. Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiği, ibrazdan sonra davalı bankaya devredildiği anlaşılmakla söz konusu devir TBK'nun 183. ve devamı maddelerinde yer alan alacağın temliki hükmünde olup hukuki uyuşmazlığın alacağın temliki hükümlerine göre çözümlenmesi gerekirken"denilmiştir. (2016/9078esas,2017/3642 karar sayılı ilamı) Çek arkasında ibrazdan önce ki son hamilin ibrazdan sonra temlik hükmünde cirosu bulunmamakta ise de; alacağın temliki sözleşmesi yapıldığından davacı vekili davalının yetkili hamil sıfatı olmadığına ilişkin itirazı yerinde değildir. Temliknamenin şüpheli olduğu, davalı tarafın yani temlik alanın imzası bulunmadığından geçersiz olduğunu ileri sürülmüş ise de; alacağın temliki sözleşmesinin temlik edenin beyanı yazılı olarak yapması gerekmekte iken temellük eden tarafın kabulü açık veya örtülü olabilir. Bu nedenle kabul beyanının yazılı yapılma zorunluluğu olmadığından davacı vekilinin bu hususa yönelik itirazı yerinde değildir. Ayrıca ... aynı zamanda aynı takip dosyası borçlusu olup takibe, temliknameye itirazı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin gerek davalının yetkili hamil olmadığına gerekse temliknamenin geçersizliğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmadığı,çekin avans olarak verildiği ispatlanamadığından davanın reddine ilişkin hükümde isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 161,40-TL harcın mahsubu ile kalan 454-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/06/2025