T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1231
KARAR NO: 2025/911
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2021
NUMARASI: 2018/681 Esas - 2021/1160 Karar
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkiline ait 8 adet el terminalinin bakım için dava dışı ... şirketine gönderildiğini, cihazların bakımı yapıldıktan sonra müvekkiline ulaştırması için davalı şirkete teslim edildiğini, ancak dava konusu cihazların teslim edilmediğini, davalıya sorulduğunda kargo aracının çalındığının belirtildiğini, davalı şirkete başvurulduğunda sınırlı sorumlu olduğunu ve sadece 377-TL ödeyeceğini bildirdiğini, teslim edilmeyen cihazların o tarihte fatura değerinin 11.140-USD olduğunu, davalının pervasızca davranışı nedeniyle teslim edilmeyen cihazların tam değerinin tazmini gerektiğini belirterek, 10.000-TL'nin olay tarihinden itibdren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 24.12.2019 tarihli dilekçesiyle, dava değerini artırarak 63.259,60-TL'ye yükseltmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; gönderi içeriği ürünün bedeli belli olduğundan davacının belirsiz alacak davası açma hakkı olmadığını, ancak kısmi dava açabileceğini, müvekkilinin dava dışı ... şirketi ile imzaladığı sözleşme gereği bu şirkete ait taşımaların müvekkilince yapıldığını, ...'inn davacıya gönderdiği ürünlerin taşımanın yapıldığı aracın çalınması nedeniyle davacıya teslim edilemediğini, davacının 02.04.2018 tarihli tazmin talebi üzerine sınırlı sorumluluk gereği kayıp edilen gönderinin brüt ağırlığının 6,5 kg olması nedeniyle kg başına 8,33 özel çekme hakkı karşılığında KDV dahil 377-TL ödenebileceğinin bildirildiğini, dava konusu cihazların kullanılmış olması nedeniyle yeni gibi değerledirilemeyeceğini, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacının pervasızca davranış iddiasının dayanağı bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; TTK'nın 875. maddesi kapsamında taşıyıcının teslim aldığı yükü aynı şekilde teslim etmekle yükümlü olduğu, taşıyıcının bu sorumluluktan kurtulabilmesi TTK'nın 882. maddesinde düzenlenmiş olup, TTK'nın 886. maddesine göre ise zararın oluşmasında ihmalinin bulunduğu ispat edilen taşıyıcının, sorumluluktan kurtulma veya sınırlı sorumluluk hallerinden faydalanamayacağı, kargonun kaybolmasında kusurun tamamının davalıda olduğu ve ağır kusurlu olduğu, bu sebeple davalı tarafın gerçek zarardan sorumlu olduğu,TTK'nın 880. maddesi hükmü gereğince, eşyanın taşıma için alındığı yer ve zamandaki değerinin esas alınması gerektiği, bu kapsamda söz konusu 8 adet el terminalinin piyasa rayiç değerinin 16.783,74-TL olarak tespit edildiği, bu miktar yönünden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.783,74-TL'nin davalıya başvuru tarihi olan 02/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; bilirkişinin %33 değer kaybı tespitinin herhangi bir araştırmaya dayanmadığını, ayrıca raporda yabancı para üzerinden satın alınan cihazların değerinin kayıp tarihi üzerinden fatura tarihindeki kur dikkate alınarak hesaplanmasının hatalı olduğunu, cihazların kaybedilmesi nedeniyle cihazların dava tarihindeki değerinin dikkate alınması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı vekilinin ıslah edilen kısma ilişkin ileri sürdükleri zaman aşımı definin mahkemece karara bağlanmadığını ,taşımanın 29.03.2018 tarihinde yapıldığını, davacının 23.12.2019 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğunu, TTK'nın 855. maddesi gereği bir yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, taşınan cihazlar kullanılmış ve arızalı olması nedeniyle bedelin buna göre belirlenmesi gerektiğini, davacının pervasızca davranış iddiasının dayanağının bulunmadığını, kargo aracının çalınmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aksi halde ise 7 adet cihazın taşıma tarihindeki piyasa değerinin 1.182,50-TL olarak kabulü ile ancak 14.726,96-TL üzerinden hüküm tesis edilebileceğini,ıslah edilen kısıma ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, yurt içi taşıma sözleşmesi kapsamında zayi edilen emtia bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK.nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Yine TTK.nın 876. maddesi uyarınca ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. Somut olayda; davacıya ait 8 adet el terminali cihazının bakım yapan ... firmasınca davacıya teslim edilmek üzere taşıma sözleşmesi kapsamında 29.03.2018 tarihinde davalı taşıyıcıya teslim edildiği, emtianın davalı tarafından alıcı davacıya teslim edilmeyerek kaybedildiği, davalı tarafından emtianın kayıp nedenine ilişkin olarak taşıma aracının çalındığının ileri sürüldüğü, ancak buna ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gibi mahkemece ilgili C. Başsavcılıkları nezdinde yapılan araştırmaya göre de olaya ilişkin herhangi bir soruşturma bulunmadığı anlaşılmıştır.Bu halde kargonun ziyaı taşıma sırasında meydana gelmiş olup, davalı taşıyıcı tarafından zayi nedenine ilişkin bir açıklama da yapılamadığına göre, davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın kaybında ağır kusurlu kabul edilmelidir. Bu kapsamda davalı tarafından, sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak nitelikte bir delil de sunulmamıştır. Davalının, emtianın kaybına pervasızca davranışı ile sebebiyet vermesi nedeniyle, TTK'nın 886. maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulma hallerinden yararlanması da mümkün değildir. O halde davalının taşıma sırasında kargonun kaybı sonucu oluşan zararda, sorumluluk sınırlamasından yararlanamayacağının kabulü gerekmektedir. Davalı vekilince ıslah edilen kısım bakımından süresinde zaman aşımı defi ileri sürülmüştür. TTK'nın 855/1. maddesinde; bu kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem haklarının on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrayacağı; ikinci fıkrasında bu sürenin, eşya taşımasında eşyanın gönderilene teslimi, yolcu taşımasında yolcunun varma yerine ulaşması, eşyanın tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış olması halinde ise eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Hükmün beşinci fıkrasında ise eşyanın zayi olmasının, geç teslim edilmesinin veya hasara uğramasının taşıyıcının kasıtlı ya da pervasızca bir davranışından kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumluluğun üç yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Somut olayda da emtianın zayi olmasında davalı taşıyıcı ağır kusurlu olduğundan, uygulanması gereken 3 yıllık zaman aşımı süresine göre ıslah tarihi itibariyle zaman aşımı süresi dolmamıştır. Davalının sorumluluğunun belirlenmesi amacıyla tazminata esas alınacak değerin, TTK'nın 880. maddesi gereğince eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerekmektedir. Bu kapsamda davacı tarafından sunulan faturaya göre taşıma konusu cihazların davacı tarafından 1.180-USD+KDV üzerinden toplam 11.140-USD bedelle satın alınmıştır. Hükme esas alınan 14.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda, cihazların ekonomik ömrü 3 yıl olup cihazların bir yıl süreyle kullanılmış olmasına göre yapılan değer kaybı indirimi sonucunda zayi tarihindeki toplam değerinin 16.783,74-TL olduğu bildirilmiştir. Bu değer, cihazların kalan ömrüne göre dosya kapsamına uygun bulunmuştur. Dava haksız fiil hükümlerine dayalı açıldığından zararın doğumu anı kaybın gerçekleştiği tarih olup , ıslah edilen kısım bakımından da temerrüt ihtarı esas alınarak faize hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Alınması gereken 1.146,50-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 286,63-TL harcın mahsubu ile kalan 859,87-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/06/202